'Ekranda kadın'ı inceleyen araştırmaya göre kadınlar Hülya Avşar'ı izlerken tam bir erkek gibi zevk alıyor...
SEMRA KARDEŞOĞLU İstanbul
Görsel Medyada Kadının Temsili ve Kadına Yönelik Şiddet' isimli çalışma, ünlü yıldızları farklı bir açıdan gündeme getirdi. 'Televizyonda Kadın ve Şiddet' adıyla kitap haline de getirilen bu ilginç çalışmayı, Yardımcı Doç. Dr. Nur Betül Çelik ve 11 kadın araştırmacı yaptı. Çalışmanın 'talk şovlar' bölümünde, Beyaz, Hülya Avşar ve İbrahim Tatlıses’le ilgili şu tespitler yer aldı:
BEYAZIT ÖZTÜRK (BEYAZ):
- Beyazıt Öztürk'ün sık sık konuklarına dokunması, ‘seyircilerin arzularına aracılık’ olarak açıklanbilir. Beyaz'ın gerçek niyetini örten bir şaka havasındaki bu dokunmalar, mahreme ait cinsel hazza kaynaklık eden bir arzunun nasıl popüler hale getirildiğinin iyi bir örneğidir.
HÜLYA AVŞAR:
- Hülya Avşar, Ricky Martin'in kalçalarına dokunduğu programdan sonra bir erkek mankeni konuk etti ve 'dokun' tezahüratıyla karşılaşınca '’Tam dokunulacak vücut' itirafında bulundu. Bu, Freud'un deyimiyle, bastırılmış cinsel arzuları doyurdu. Ayrıca bu şovdaki 'kadınlık', Avşar'ın izleyicilerle paylaştığı bir deneyim. Avşar'ın güzelliği, bedeni ve dişiliği cömertçe sergileniyor. Kadınlar, onun bedenini seyrederken, eril bir zevkin ve arzunun içine giriyor.
İBRAHİM TATLISES (İBO):
- İbrahim Tatlıses'te ortaya çıkan; doğal bir cinsel karizma, azim güç, başarı, dayanıklılık ve akıldır. Programa davet edilen kadınlara biçilen roller, kadını pasif ve sessiz bir konuma itiyor.
Feriştah, aktif ama itici
Aynı araştırmaya göre, 'Bir Demet Tiyatro'da Yılmaz Erdoğan'ın canlandırdığı 'Mükremin' tiplemesi de, geleneksel mahalle kabadayısının zaman ötesi bir türevi olarak karşımıza çıkıyor. Bu dizide 'Feriştah' dışındaki kadınlar, 'Mükremin' karşısında pasif. Ama tek ‘aktif’ kadın olan 'Feriştah'ın tipi de, itici ve mütecaviz kılınmış..