30 Mart 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




‘Derin devlet’ futbol sahasında

"Takımdan Ayrı Düz Koşu" adlı kitabı derleyen Tanıl Bora Türkiye’de ‘derin devlet’in sahaya müdahalesi sonucunda bir ‘derin futbol’un ortaya çıktığını söylüyor

     İLKE GÜRSOY

     Eskiden "Neo-liberalizmin toplumsal tahribatının biriktirdiği hoşnutsuzluğu, düşmanlar/günah keçileri icat edip milli hıncı onların üzerine boca ederek oyalamaya yarayan neo-faşizm, ilaveten bizzat günah keçisi işlevi de görebilmektedir" (Birikim, Ekim 2000) gibi şeyler yazanlar "Fenerbahçe korktuğu Yozgat deplasmanından galibiyet çıkardı ama bu maç, ‘Büyükler kazanmasını biliyor’ klişesinden çok ev sahibinin beceriksizliğiyle hatırlanacak" (Radikal, 6 Mart 2001) gibi şeyler yazmazdı. Birkaç yıldır yazıyorlar. Futbolu "ağır konular"ın yerine değil de yanına koyanların sayısı artıyor. Örneğin, yukarıdaki iki cümlenin de sahibi Tanıl Bora.
     Bora düzenli olarak spor yazıları yazmaya ilk kez bu sezon başında girişti. Her salı Radikal’in spor sayfasında yer alan haftanın değerlendirmeleri onun kaleminden çıkıyor. Tüm sayfaları onun kaleminden çıkmasa da derleme işini üstüne aldığı "Takımdan Ayrı Düz Koşu" (İletişim Yayınları) kitabında kendi deyimiyle "Türkiye futbol ortamının değişik veçhelerine, değişik bakış açılarından, değişik ilgilerle bakan yazılar" var. 19 yazardan 18 yazı. Etrafındaki erkeklerin futbol sevgisine ayak uydurmak zorunda kalan bir kadının hikayesi de var, spor basınının yıllardır kullanmaktan vazgeçmediği klişelerin art arda sıralanıp yorumlanmış hali de...
     
Kitabın ismi herkesin fark edemeyeceği bir klişe. Spor haberlerini düzenli izleyen ya da tuttuğu takımın antrenman haberlerini her gün didik didik edenler tarafından hatırlanacak bir kalıp. Nereden aklınıza geldi bu isim?
     Dediğiniz gibi, "meraklısının" medyadaki ezbere tekrarlarından bildiği paslanmış bir klişeyi tekrarlamakla, o meraklılara, özellikle de kendini klişelerin rutinine kaptırmamış olanlara göz kırpmış oluyoruz. Ayrıca, derlemedeki yazıların karakterine uygun bir laf bu: Değişik duyarlılıklarla, ilgilerle, değişik konumlardan yazılmış yazılar... Yerleşik futbol yazıcılığının dışında ve kıyısında yer alan yazılar...
     
Bölüm başlıkları ve konular belirlenip yazılar ona göre mi istendi yoksa yazılar geldikçe mi bunlar belirlendi?
     Serbest stilde diyebiliriz. Kimi yazarlara belirli konularda "sipariş" verdik. Kimilerinden canının istediğini yazmasını istedik. Bazı yazılarla da "müracaatlar" vesilesiyle buluştuk.
     
Kitapta, İzmir ve Ankara’nın futbol aleminden bahseden yazılar, medyada görmeye alıştığımızdan fazla. Takımdan ayrı düz koşunun bir parçası mı bu?
     Kuşkusuz, zaten çok çiğnenen "İstanbul büyükleri" dışındaki futbol alemini yansıtma arzusu vardı. Fakat abartmamalı, "üç büyükler"e temas eden yeterince yazı mevcut derlemede.
     
Derin devletin merkez üssü olması muhtemel Ankara’da yaşıyorsunuz ve "oligarşi"nin dışında kaldıkları için canlarının yandığını söyleyen takımlardan birini, Gençlerbirliği’ni tutuyorsunuz. Üstelik bu tip mevzular üzerine de kafa yoruyorsunuz. Bu soruyu sormak için daha uygun birini düşünemiyorum: Türkiye’de bir "derin futbol" var mı, kudretinin boyutları hakkında ne düşünüyorsunuz?
     Bir "derin futbol"un varlığından söz edilebilir elbette. Bütün dünyada olduğu gibi... Bunun bileşenleri büyük kulüpler, futbol bürokrasisi, futbol endüstrisi ve medyası, devlet ve iktidarlar. Türkiye’nin özgün yanı; birincisi, devletin, bizzat işte o "derin devlet"in futbol alanına bire bir müdahale etmesi. Her "milli mesele"yle ilgili yürütülen kampanyada statların devlet eliyle kullanılmasını düşünün. "Olağanüstü hal bölgesi" takımlarının sistemli teşvikini düşünün. İkincisi, büyük kulüplerin manipülasyon kudreti Türkiye’de olağanüstü fazla. Gençlerbirliği’nin de dahil olduğu "diğer" kulüpler de, bu güce karşı bir direnç oluşturabilmek için, transfer ve "pazarlama" stratejisini her şeyin merkezi haline getirmek gibi, futbol ortamının tadını kaçıran taktiklere, ittifaklara vs. giriyorlar; böylece bir kısır döngü oluşuyor.
     
Yayınevinizin başlattığı "Futbol Kitapları" dizisinin ikinci yeni kitabı bu. Siz de bu serinin editörüsünüz. Bu dizi neden başladı ve nereye gidecek?
     Futbol alemi, dünyayı, toplumu, zamanı anlamak ve yorumlamak açısından, futbolla ilgilenmeyenleri de "aydınlatacak" malzemeyle dolu. Birincisi, bu yönde bir "futbol sosyolojisi"ne katkıda bulunmak istiyoruz. İkincisi, daha basit, futbolseverlerin okuma zevkini tatmin etmek istiyoruz. Zira bu büyülü oyunun üzerine düşünmesi, sohbet etmesi, edebiyatını ve "romantizmini" yapması da güzeldir! Burada kaçınılması gereken, futbolu gerçekten uyutucu ve "bayıltıcı" bir şekilde kullanan medyanın sağanağı içinde erimemektir. Bunun için tetik olmaya çalışmalıyız.
     
Adettendir, size de sormadan geçmeyelim: Lig ne olur?
     Lig ne olursa olsun, beni Gençlerbirliği’nin kupayı alması ilgilendiriyor... Ama herhalde Fenerbahçe şampiyon olur. Gaziantepspor’un Şampiyonlar Ligi’ne katılmayı başarmasını da isterim.
     


 PAZAR


Kimin siyasi geleceği parlak?
KİM NE OKUYOR?..
OSCAR’ın unutulmaz anları
‘Derin devlet’ futbol sahasında
‘Atina, küçük İstanbul’
‘Coğrafya’nın Türkçe’si
Hafta sonu Bodrum
Topkapı’da Japon esintileri
Şapa oturduk!
Yine Red Snapper
Haftanın REHBERİ
10 yıl önce
‘Bu metropolde travestiler olmalı’
Haydi beraber oynayalım
Perfect Storm (Kusursuz Fırtına)
Mahvedici günlük
Nasıl konsantre olunur? (2)
‘Bas’tır Ray dede!
Aleko’nun lezzetli mirası
Bir feminizm efsanesi
Artemisia, Londra’da
Feminist sanat tarihi
Sultanların iktidarı
Doğan Hızlan’ın "Söyleşiler"i


 SAYFA BAŞI 





Sizce aşağıdaki isimlerden hangisinin siyasi geleceği daha parlak?
Necdet Sezer
Bülent Ecevit
Saadettin Tantan
Kemal Derviş
Süleyman Demirel
Recep Tayyip Erdoğan
Şükrü Sina Gürel
Zekeriya Temizel
Devlet Bahçeli
Hurşit Güneş
Müjde Ar
Besim Tibuk
İsmail Cem
İbrahim Betil
Zafer Çağlayan
Ufuk Uras

Hiçbiri

© 2001 Milliyet