30 Mart 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Toplum ve laiklik

     CUMHURBAŞKANI Sayın Sezer diyor ki:
     "Ben 1958 yılında üniversiteye girdim. O zaman türbanlı öğrenci yoktu, herkesin başı açıktı... Daha sonra siyasi bir noktaya getirildi. Siyasi simge oldu. Ben türbana karşıyım..."
     
Gerçekten, benim üniversiteye girdiğim 1964'lerde de türban yoktu.
     Cemevleri de yoktu. Hatta Alevi arkadaşlar kimliklerini saklarlardı! Hele "Kürt" kelimesi duyulmazdı. Dini ve etnik kimlikler toplumsal ve siyasi bakımdan "kenar"da, çekingen, gözden ırak tutulurdu.
     "Merkez" bize homojen bir toplum olduğumuzu öğretirdi.
     Anayasa Mahkemesi'nin 27 Mayıs darbesini eleştirmeyi suç saydığı o dönemde, Sayın Sezer gibi özgürlükçü bir mahkeme başkanının çıkacağını, mesela Şerafettin Elçi'nin Kürt kimliğini savunan partisinin kapatılmaması yönünde oy kullanacağını kimseler hayal edemezdi.
     * * *
     TÜRKİYE, tarihinde ilk defa olarak 'toplumsal değişme' sürecindedir.
     Daha eskilere gitmeyelim, 1965'te bile "merkez" dediğimiz politik ve sosyal elit pek küçük ve pek homojendi: Mesela yüksekokullarda 84 bin öğrenci vardı. Hepsinin başı açıktı, kim Kürt, kim Alevi bilinmezdi. Zaten öğrencilerin çoğu "merkez"in çocuklarıydı... Ama bugün yükseköğrenimde 1.5 milyon öğrenci var; farklılıklar yelpazesi genişlemiş, belirginleşmiştir.
     Genel eğitim, şehirleşme ve ticarileşme de ona göre... "Kenar"daki sessiz, diplomasız, çekingen kitleler "merkez"e geliyor, yani şehirlileşiyor, şirket kuruyor, 'diplomalı' olmak istiyor, benlik bilinci, hak isteme iradesi güçleniyor, kimlikleri için "ifade özgürlüğü" istiyorlar! "İtaat" yerine, "eşitlik" gelişiyor.
     Aynı süreci Avrupa'nın modernleşmesinde de gözlemleyen Max Weber'e göre, toplumsal modernleşme ve demokrasi "kenar"dakilerin böyle simgeleriyle birlikte "merkez"e gelmeleriyle gerçekleşir. Bu süreçte iki taraf da dönüşerek demokratikleşir. (Bkz. Weber, On Charisma And Institution Building, Ed. Eisenstadt, sf. LlV)
     * * *
     MERKEZ'E geliş, resmi söylemdeki "ortaçağ karanlığına dönüş" iddiasının aksine, modernleşme sürecine katılmak demektir. Feminist Prof. Yeşim Arat, türbanlı öğrencilerin İslami değerlere bağlı olmakla birlikte, "okudukları okullardan" kadın eşitliği, bireyleşme, profesyonelleşme, demokrasi gibi değerleri aldıklarını belirtiyor.
     Prof. Nilüfer Göle, Prof. Elisabeth Özdalga, Batı'dan Eisenstadt gibi sosyologlar da aynı gerçeği bulgulamışlardır. II. Sosyoloji Kongresi'ne sunulan bilimsel tebliğde de türbanın "kendi usulünce moderniteye katılım" ve "geleneksellikten emansipasyon" aracı olduğu belirtilmiştir.
     Türban gelenekçi kesimde bir modernleşme simgesidir, onun için geçmişteki "analarımızdan, bacılarımızdan farklı"dır. "İrticai sermaye" ise gülünç derecede yanlış bir kavramdır, çünkü eğitim gibi sermaye de sekülerleştirir.
     Bu kızları hakaretlerle üniversite kapılarından geri çevirelim, mahalleye, cemaate, geleneğe, "analarımız, bacılarımız gibi" evde oturmaya mahkum edelim! Halbuki, her kademede Humeynici eğitim yapılan İran'da bile ders bilgileri gençleri değiştiriyor! Biz ise türbanlı kızlarımıza bu bilgileri yasaklıyoruz! "Akılcılık" mı bu?
     
     Yarın: Hukuk ve Şeriat
     
     t.akyol@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Toplum ve laiklik

Melih AŞIK
Hazine avukatı

Fikret BİLA
Servet vergisi yok

Berrin Cankat
Cahillik mazeret mi?

Hasan CEMAL
CIA'dan biri ve Derviş'li senaryolar...

Güneri CIVAOĞLU
Makas değiştirmek

Abbas GÜÇLÜ
Kolej fırtınası (2)

Sami KOHEN
Demirel'den Ortadoğu çağrısı

Meliha OKUR
Fatura yok, laf çok!

Tuncay Özkan
Suikast bilmecesi çözülüyor mu?

Hasan PULUR
Herkes iyiyse...

Derya SAZAK
Çeyrek akıl

Meral TAMER
Sabancı'da pişer, Akbank'a da düşer

Güngör URAS
Merkez, doları karaborsaya düşürüyor

Serpil YILMAZ
Ülke yanıyor, bunlar Küba’ya gidiyor!

© 2001 Milliyet