31 Mart 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Washington para konusunda niye ağırdan alıyor?

     WASHINGTON

     Amerikan yönetimi, Türkiye'ye parasal destek konusunda niye ağırdan alıyor? Bu bakımdan Washington kulisinde komplo teorileri eksik değil.
     Kimine göre Türkiye daha kötüye gitmeden düzelmez. Onun için Amerikan yönetimi taze parayı geciktiriyor. Türkiye'de siyasal reform ve değişimi tetikleyecek tam bir dibe vuruşun gerçekleşmesinden yana...
     Böyle diyenler var.
     Ne kadar inandırıcı?..
     Yeni Cumhuriyetçi yönetimin daha işin başında siyasal reform diye Demokratlar'ın Clinton döneminde bile görülmeyen ölçüde bastırmaya başladığı bir gerçek.
     Hazine Bakanı O'Neill'den, Beyaz Saray'ın iki numarası Andrew Card ve Savunma Bakan vekili Wolfowitz'e kadar Başkan Bush'un ağır topları ağız birliği etmişçesine hafta başından itibaren Türkiye'de siyasal reform isteğini dillendirdiler. Hatta Hazine Bakanı O'Neill, Derviş'le görüşmesinde Siyasal Partiler ve Seçim yasalarında değişiklikten bile söz etti.
     Aslında siyasal değişim isteği son yıllarda zaten Washington'un gündemine oturmuş durumda. Bu önceleri yeni lider arayışı olarak uç vermişti. Sonra buna yeni siyasal oluşum beklentisinin eklendiği söylenebilir.
     Elbette, Washington istiyor diye Türkiye'de yeni liderlerin, yeni partilerin sahneye çıkacakları, tutacakları yok.
     Ama şurası unutulmasın:
     Türkiye'de siyasal değişim ve reform isteği hızla yaygınlaşıyor. Bu istek artık yalnız entelektüel çevrelerde, iş dünyası ve asker gibi etkili odaklarda değil, giderek sokaktaki adamın da malı olmaya başladı.
     
Önemli bir nokta bu.
     Türkiye'de mevcut siyaset kadrolarından, liderlerden sıtkı sıyrılmış olan halk gittikçe daha çok politikada yeni yüzler arıyor. Özellikle son ekonomik krizler bugünün siyasetçilerine olan güvensizliği dibe vurdurdu.
     Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Kemal Derviş'in kamuoyundaki reytingleri bu nedenle yüksek...
     Şöyle denebilir:
     Washington'da kulakları çalınan siyasal reform istekleri, bu defa Türkiye'de hızla kabarmakta olan siyasal değişim dalgalarıyla eş zamanlı olduğu için önem kazanıyor. Bu yüzden daha etkili olabilir.
     Ancak doğru olan, komplo teorilerine fazla itibar etmemektir. Evet, Türkiye'nin krizden çıkışı için gerekli taze para konusunda Amerikan yönetimi işi ağırdan alıyor. Bunu Ecevit hükümetine güvenmediği için, hükümete ekonomi dahil bazı konularda baskı yapmak için veya kendisi bir geçiş dönemini yaşadığı için yapıyor.
     Ancak bu yavaşlığı, Washington'daki bazı Türkiye gözlemcisi Amerikalıları kızdırmış durumda.
     Biri şöyle dedi:
     "Bush yönetimi işi ağırdan almakla büyük hata yapıyor. Türkiye gibi bir ülkenin daha beter bir krize, bir hiper enflasyona yuvarlanmasının faturası yalnız Türkiye'ye değil, aynı zamanda Amerika'ya da çıkar. Çünkü bölgesinde güçlü ve istikrarlı bir Türkiye'dir, Amerika'nın menfaatlerine de uygun düşen..."
     
Amerika'nın Türkiye'yi kendi başına bırakması diye bir şey olabilir mi?
     Sanmıyorum.
     Örneğin, Dışişleri Bakanı İsmail Cem'in Washington'da görmüş olduğu kabul de bunu gösteriyor. Cem'in iki gün içinde Başkan Yardımcısı Cheney, Dışişleri Bakanı Powell, Savunma Bakanı Rumsfeld ve Başkan Bush'un Ulusal Güvenlik danışmanı Rice'la görüşmüş olması, hiç kuşku yok, Türkiye'ye verilen önemin bir göstergesi...
     Yeni Cumhuriyetçi yönetimin Rusya dahil (Başkan Bush Rusya'yı bir tehdit olarak gördüklerini açıkça söylüyor) bazı dış politika konularındaki soğuk savaş benzeri yaklaşımları ve Saddam Hüseyin'i devirmeye yönelik niyetleri, bir yerde, 'Türk - Amerikan stratejik ortaklığı'nı daha da güçlendirebilir.
     Şunu da görüyor Washington:
     Türkiye'de Ecevit hükümetiyle iş yapacağını biliyor. Bugünkü parlamento zemininde bu hükümete alternatif olmadığını ya da alternatiflerin çok daha kötü olacağını biliyor.
     Seçim de istemiyor.
     Şu krizli ortamda bir seçimin Türkiye'yi hiper enflasyon çukuruna savuracağı görüşü ağır basıyor. Ayrıca mevcut partilerle gidilecek bir seçimin bugünkünden daha iyi bir sonuç çıkarabileceğini de düşünmüyor.
     Beş günlük Washington izlenimleri böyle.
     Top şimdi Ankara'da!
     Öncelik ekonomide...
     Ecevit hükümetinin elini çabuk tutması ve Kemal Derviş'in de deneyimsizlikten kaynaklanabilecek hataları, danışma mekanizmalarını daha etkili çalıştırarak en aza indirmesi büyük önem taşıyor.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hukuk ve şeriat

Melih AŞIK
Ah Paraoğlan

Fikret BİLA
Bir gelir kaynağı da işgalciler

Berrin Cankat
Diyarbakır’ı sarsan yazı

Hasan CEMAL
Washington para konusunda niye ağırdan alıyor?

Güneri CIVAOĞLU
Çemberler

CAN DÜNDAR
Düğün ve cenaze

Abbas GÜÇLÜ
Boşuna konuşmak

Nail GÜRELİ
Muayenehane!

Sami KOHEN
"Öteki" sorunlar...

Meliha OKUR
"Birliğe sınav davetiyesi..."

Hasan PULUR
Batırmaya az kaldı...

Derya SAZAK
Yine mi vergi?

Meral TAMER
Unilever'e göre artık Afrikalıyız!

Güngör URAS
Bu işin sonunda "ölüm yok" (Sadece "fakirlik" var...)

© 2001 Milliyet