Bir sosyal patlama halinde güvenlik güçlerinin önlem ve müdahale planı ne olmalı?
Bütün büyük kentler için böyle bir çalışma yapılmış bulunmakta.
Konu, dün MGK'da son ekonomik kriz görüşülürken masaya yatırılmış olmalı. Fransızlar'ın "öngörmek yönetmektir" diye bir sözleri vardır.
Bu önlem ve müdahale planı da o söylemin ışığında duyarlı bir devlet yönetimi tavrı olarak yorumlanmalı.
Keşke, krizin oluşmasını önlemek ve sonra kriz yönetimi için de böyle planlar öngörülebilseydi.
Dört aşama
"Halkın sokağa dökülme" olasılığına karşı güvenlik güçlerinin önlem ve müdahale planları, krizin daha sonraki olası aşamalarıyla ilgilidir.
Yani önce başka aşamalar var.
Olimpiyat halkaları gibi içiçe geçmiş dört ateşten çember gibi aşamalar şöyle: 1- Finansal ya da mali kriz
2- Ekonomik kriz
3- Sosyal kriz
4- Siyasal kriz, Hükümet bunalımı Şu anda birinci aşamadayız.
Narkoz sürerse
Eğer aymazlık ve kriz narkozu sürerse... Bunu takip edecek olan ekonomik krizdir. Yani fabrikaların toplu işçi çıkarmaları... Üretimi çok aşağı düzeylere indirmeleri, tatile sokmaları ya da durdurmaları... Borçların bankalara ödenemez hale gelişi... Dış taahhütlerin karşılanamayışı... Vergilerin ödenemeyişi...
Kısacası ekonominin çöküşü. O zaman bir sonraki aşamaya, yani üçüncü ateşten çembere girilir. Eylemler, sosyal patlamalar... Bizim gibi duyarlı bölgelerdeki ülkeler için bölücülerin, terör örgütlerinin meydanı boş bulmaları... Yaygın sokak hareketleri... Ve dördüncü aşama...
Böyle bir ortamda, artık tam bir iktidar boşluğu yaşanır.
Daha krizin başlarından itibaren hissedilen ve giderek yoğunlaşan güvensizlik, tam bir siyasal bunalıma ve iktidar boşluğuna dönüşür.
Sosyal öfke
Zaten her aşama birbirinden kopuk değildir. Olimpiyat halkaları gibi biri diğerinin içine geçen ateşten çemberlerin görüntüsünü anımsayalım.
Bu bağlamda... "Finansal krizin ekonomik krizle içiçe geçme sürecinde bulunduğunu" da belirtelim. "Sosyal" etiketli öfkenin, ayak sesleri değilse de onu tahrik fısıltıları işitiliyor.
Sendikaların eylem planı demokratik hakların kullanılışıdır.
Takvimi de açıklandı.
Ama... Bunun ötesinde... Böyle dumanlı havaları gözleyen örgütlerin provakasyon tetiklenmesiyle ateşlenebilecek, alevlenebilecek sosyal öfke birikimine dikkat!
Ara rejim tuzağı
"Ara rejim" gibi söylemlerin gündeme getirilmesi, - bazen iyi niyetli de olsa - genelde "Türkiye'de artık siyasi iktidarın dikiş tutturamadığı" mesajını vermektedir.
Bu tür zehirli söylemler, en azından toplum psikolojisini etkiler.
Bilinçaltında tepki ve eylem kıvılcımlarını uçuşturur.
İşte bütün bu gibi nedenlerle MGK, "ara rejim" söylemlerine kesin karşı çıktı.
İyi oldu.
En üst düzeyde komutanların bulunduğu MGK'nın tavır koyuşu önemlidir. Hükümet de çalışma vitesini hızlandırmak ve artık kuşkuları giderecek kararlılığı göstermek zorundadır.
Ölçüsüz konuşmaların tahribatı, sanıyoruz yeterince görmüş olmalıdır.
Çivileri çıkmış gibi görünen mali yapı, diliyoruz ki şu 3 günlük toplantılar maratonunda yeniden bir disipline alınabilsin. Pazartesi günü yapılacak açıklamalar, bir güven ortamının ilk basamaklarını oluşturabilsin.
Haftayı doların ve faizlerin ateşi düşürülerek, borsada tırmanışla bitirmek... Belki de Pazartesi'ye iyi başlangıcın habercisidir.