31 Mart 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Muayenehane!

     Bizim de kafamıza takılmıştı, ama reklam yerine geçen tartışmaların dinmesini bekledik. Dr. Ergon Mengi'nin yazdığı kitapta hastalarıyla olan cinsel ilişkilerini anlatmasından doğan tartışmalardan söz ediyoruz. Biz bu tartışmaya girmeyip kitaptan birkaç örnek vermekle yetineceğiz.
     Mengi, bir doktor arkadaşının gönderdiği hastasından söz ediyor:
     "Sevda bir şeyler anlatıyor, ben onu duymuyorum sanki! Seyrediyorum! Hayatımda hiç böyle bir şey olmamıştı... Rüyada gibiydim. Ağzımdan nasıl çıktı bilmiyorum, 'Sizi hep okşamak istiyorum!'"
     Aradan günler geçiyor, sonra neler olduğunu yine Dr. Mengi anlatıyor, bizler de "muayenehane" denilen ve bir anlamda kutsanan o mekanda neler olup bittiğini öğreniyoruz: (Kitabın adı Muayenehane olmalıydı bizce!)
     "Heyecanlanıyorum. Bugüne kadar hastanedeki odamda veya muayenehanemde kendileri istedikleri için beni kullanan kadınların, kızların yerine, bu defa evli bir erkek olarak ilk defa şahane bir genç kızla ve benim teklifimle belki beraber olacaktık." (Sayfa: 152)
     Ve bakın nasıl beraber olduklarını da açıklıyor:
     "Şarap biraz ona dokundu diye üzülüyorum. Soyunuyoruz, ben pijamamı giyiyorum. O çıplak vaziyette yatağa giriyor. Sarhoş ve belki üşür düşüncesi ile pijamamın üstünü ona giydiriyorum. Hiç sesini çıkarmıyor. Sarhoş bir kızın bu haliyle, sevişmemin doğru olup olamayacağını düşünüyorum! Birden bana sarılıyor. Sabaha kadar hiç uyumadan çılgınlar gibi defalarca birbirimizin oluyoruz." (S. 161)
     Kitapta arkadaşının karısına varıncaya kadar Dr. Mengi'nin bir sürü "çapkınlığını" okuyoruz. Bu arada sosyete içindeki yaşamını anlatırken yaptığı bir yanlışa da işaret edelim. Semiramis Pekkan'ı o zamanlar dahi merhum olan Ali Naci Karacan ile evlendirmiş. Oysa söz konusu olan ise, oğul Ercüment Karacan'dır. (S. 101)
     Ergenlik döneminde kimi delikanlılar vardır; meslek olarak ya kadın doktorluğunu veya psikologluğu ya da turizm rehberliğini düşlerler. Bir sürü kadının ve kızın ellerine düşeceğini, böylece çok renkli bir yaşam süreceklerini hayal ederler.
     Eğer doktor ya da turist rehberi olurlarsa ve de yakışıklıysalar hayalleri de gerçekleşmez değil. Libidosu azan genç kızlar, doyumsuz kadınlar herkesin hayran olup peşinde koştuğu bu yakışıklılar için kuyruğa girer.
     Dr. Mengi'nin kitabı, bu tür gençleri özendirecek bir çizgide göründü bize. Yani psikologluk ve turizm rehberliği gibi mesleklere rağbeti artırabilir.
     
Bir şiir
     Berfin Bahar'ın Mart sayısında Doğan Ayyıldız "Kınından Çekilen Aşk"ı anlatıyor:
     "recmedildiği zaman, mana / yamayıp doksan dokuz ismi / bedenimin yasına / sıyrıldım sözden / kınından çektim aşkı / döndüm sırtımı dünyaya / kelebek ve akreplerin ardı sıra"
     
     ngureli@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Hukuk ve şeriat

Melih AŞIK
Ah Paraoğlan

Fikret BİLA
Bir gelir kaynağı da işgalciler

Berrin Cankat
Diyarbakır’ı sarsan yazı

Hasan CEMAL
Washington para konusunda niye ağırdan alıyor?

Güneri CIVAOĞLU
Çemberler

CAN DÜNDAR
Düğün ve cenaze

Abbas GÜÇLÜ
Boşuna konuşmak

Nail GÜRELİ
Muayenehane!

Sami KOHEN
"Öteki" sorunlar...

Meliha OKUR
"Birliğe sınav davetiyesi..."

Hasan PULUR
Batırmaya az kaldı...

Derya SAZAK
Yine mi vergi?

Meral TAMER
Unilever'e göre artık Afrikalıyız!

Güngör URAS
Bu işin sonunda "ölüm yok" (Sadece "fakirlik" var...)

© 2001 Milliyet