Sezen Aksu ekolünün erkek temsilcisi Levent Yüksel, Sertab Erener ile Aşkın Nur Yengi'nin 'kraliçe'den kolay kopmasını normal karşılıyor. Çünkü Sezen'in baskın karakteri kızları mecburen ‘taklitçi’ yapıyor
BULUŞMALAR / AHMET TULGAR
Hâlâ o saf ses, o bildiğimiz, farklı ama eskilerden bir yerlerden, çocukluğumuzda kulağımıza dolmuş şarkılardan bize tanıdık gelen o Levent Yüksel sound'u. Diğer taraftan bütün şarkıcıların kendisini imaj pazarının isterlerine kaptırdığı bir sektörde, kendisini geriye, evine, arkadaş çevresine çektikçe, müziği daha da öne çıkan farklı bir kişilik. Ve tabii ki, bütün kız üyelerinin kraliçeyi terk ettiği bir klanın en vefalı üyesi: Sezen Aksu'nun has evladı.
Mesafe yok ki kapatalım Bir süre önce eski eşinizle Günay'da program yaptınız. Sertab'la (Erener) yeniden birlikte sahneye çıkmak nasıl bir duyguydu? Çok güzel. Acaip bir duygu. Anlatamam ki size (Gülmeye başlıyor).
Mesela? Ben bir ara çalışmıyordum onunla. Nedendir bilmiyorum ama 3-4 sene çalışmadık onunla, derken işte böyle bir teklif geldi, "Hadi çalışalım" dedim.
Siz "Hadi çalışalım" dediğinize göre, Sertab sizden daha hazırdı sizinle çalışmaya. Sertab açıkçası hazır mıydı, değil miydi çalışmaya bilemiyorum ama bana geldiğinde teklif, "Hadi, tamam o zaman, çalışalım" dedi.
Sahnede ve kuliste, birbirinizden ayrı geçirdiğiniz yılların mesafesini kapatabildiniz mi? Tabii ki. Zaten kulisi sorarsınız eğer katiyen hiçbir dargınlığımız olmadı. Hep birbirimize destek çıktık. Dostluğumuz sürdü yani.
Sertab da hayatına girmiş erkekleri kolayca hayatından çıkarabilen kadınlardan değil galiba. Bu bir medeni kadın imajı verme çabası olabilir mi? Ya da bu konuda Sezen'i (Aksu) örnek almış olabilir mi? Aslında aynı şey bende de söz konusu ama nedense ben böyle çok fazla basının olmadığı ortamlarda beraber oluyorum.
Ben hep vefalıyımdır Siz de hepsini toplayıp oturuyor musunuz? Hepsini toplayıp oturuyoruz tabii ki.
Hepsini toplayabilecek kadar az mı? Hepsini birden toplayamıyorum tabii ki ama kümeler halinde...
Sezen'e en sadık kalan siz oldunuz. Tabii ki. O çok başka bir duygu. Ben her zaman vefalıyım.
Kızlar daha kolay yırtıyorlar galiba. Kızlar yırtabilir. Ama benim ilişkim çok farklı Sezen'le. Sezen'le birlikte çalışmaktan ziyade Sezen'in yaşama biçimini de seviyorum. Beni yönlendirmesi çok hoşuma gidiyor.
Bir ara ama o kızlar, Aşkın (Nur Yengi), Sertab, Sezen'den o kadar etkilenmişlerdi ki, artık mimikleri, konuşmaları filan benziyordu. Sezen o kadar dominant bir kadın ki.
Ama bu kadar dominant bir kadın bazılarına rahatsız edici de gelebilir. Kadınlar özellikle bu tür bir şeye tahammül edemezler. Erkek ne de olsa hayatın diğer alanlarında dominant olduğu için katlanabilir bu duruma da. Onlar Sezen Aksu'dan gördüklerini taklit etme yoluyla kendilerini ifade etmeye çalışıyorlardı.
Sertab'la evlisiniz ve Sezen Aksu'nun evine gittiniz, hayranlıkla Sezen’e bakıyorsunuz. Şimdi yanınızdaki kadın buna dayanabilir mi? E, doğru. Ondan ayrı kaldıkları zaman, Sezen Aksu'dan ayrıldıkları zaman başka insanlarla çalışmaya başlıyorlar ama yine de onu arıyorlar. Çok etkisinde kalmışlar çünkü.
Türk popçuları müziklerinde yeteri kadar samimi mi? Biraz fazla ticariler galiba. Kişiden kişiye göre değişir. Benim üçüncü kasetimde olanlar olur ticari olurlarsa. Ben ilk iki kasetimde çok iyi satınca "Ne söylersem satılıyor, ekstradan bir şey yapmam gerekmiyor" dedim. Boyumuzun ölçüsünü aldık, yerlerde süründü kaset.
İlk albüm beni havalara soktu! İlk albümünüzün etkisi çok uzun sürdü. Sonraki albümlerinizde de aynı sound'u sürdürmenize rağmen ilki kadar etkili olmadı. O albüm yapılırken bir kere hepimiz çok mutluyduk. Mesela Sezen o zaman acaip mutluydu, çok üretken bir dönemindeydi. Daha az kişiye beste veriyordu, o yüzden ince eleyip sık dokuyordu. Sertab'la da çok iyiydik. Kaseti Uzay'la (Heparı) yapıyorduk. 9 tane hit çıktı bu albümden. Böyle bir başarıyı yakalamak hem çok büyük bir avantaj hem de dezavantaj. İlk albümüm "Best of" gibiydi.
O gruptan hiç kimse bir daha böyle bir dönem yakalayamadı galiba. Bu şanslardan dolayı çok başarılı oldum. 4 tane kaset çıkarmışım ben bugüne kadar hiçbiri ilki kadar çok satmadı.
Sonra hepinizin önemli sorunları oldu. İkinci kasetim çok başarılıydı. Onda da Sezen'le çalıştık. Onno (Tunç) da hayatımızdaydı. Ama o kasetin tanıtımı da hastalık dönemime denk geldi. Satışlar düştü. Üçüncü kasette, "Ben artık ne söylesem satıyor anasını satayım" gibi bir tavrın içine girdim. Dördüncüde ise prodüktörlük yükünü Sezen'in sırtından aldım ve ben yaptım.