05 Nisan 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Ankara ayak bağı, Ankara'yla olmuyor mu?..

     İlginç! Gitgide yaygınlaşıyor. Eskiden bu kadar değildi. Daha çok dar bir aydın kesimiyle iş dünyasında kulaklara çalınırdı:
     - Ankara ayak bağı!
     - Ankara'yla olmuyor!
     
Oysa şimdi bu söylem her geçen gün çok daha geniş çevrelerin malı olmaya başladı.
     Yani halka iniyor bu söylem.
     Sokaktaki adamın ağızdan da duyuluyor:
     - Bu Ankara'yla olmuyor! diye...
     
- Türkiye'ye ayak bağı oluyor bu Ankara! diye...
     Ne demek bu söylemin halka inmesi? Artık sokaktaki adamın, sade vatandaşın malı olmaya başlaması?
     Ne anlama geldiği malum:
     Ankara'da kilitlenen siyaseti anlatıyor bu söylem. Türkiye'nin temel sorunlarını bir türlü çözemeyen, tersine sorun biriktiren, çözüm değil kriz üreten bir siyaset kurumunu sergiliyor. Mevcut siyaset sınıfına yönelik tepkiyi özetliyor.
     Bugün halinden şikayet etmeyen yok. Kasım ve şubat krizleriyle birlikte artık ayakta olmayan yok.
     Herkes bağırıyor.
     Türkiye yangın yeri!
     O yüzden, Başbakanlığın önünde Ecevit'in kafasına yazarkasa fırlatılmasına da, munis insanlar topluluğu olarak bilinen esnafın yürümeye başlamasına da şaşmamak lazım.
     Hükümetten de, siyaset kadrolarından da sıtkı sıyrılmış durumda insanların. O yüzdendir ki, "Bu Ankara ayak bağı, Ankara'yla olmuyor!" söylemi hızla yaygınlaşıyor. Daha geniş kitlelerin malı oluyor.
     Hayırlı bir işaret mi?
     Tersini düşünmüyorum.
     Evet, hayırlı bir gelişme.
     Çünkü, Ankara ayak bağı söylemi aynı zamanda bir siyasal değişim talebidir. Köklü bir siyasal reform isteğidir. Çoktandır kilitlenmiş siyasetin açılması ve Ankara düğümünün çözülmesi yolunda halkın bir bakıma bilinçlenmesidir.
     Akla takılan sorular var:
     Ankara'yla olmuyor demek, siyasetsizliği mi istemektir? 'Ara rejimler'e, 'teknokrat hükümetleri'ne davetiye mi çıkartmaktır?
     Veyahut:
     Kışlaya el sallamak mı?
     
Böyle yorumlayanlar var. Biraz abartılı da olsa, yersiz sayılmaz bu yorumlar. Çaresizlik ve hükümete duyulan güvensizlik, siyaset meydanında uç noktalara kayılmasına da yol açıyor.
     Ayrıca, Türk siyasal yaşamında ilk kez de olmuyor bu durum.
     Yani siyasette boşluk olayı...
     Ama bunun altında yine Ankara'nın, siyaset kurumunun yarattığı çaresizlik yatıyor. Çözüm değil kriz yaratan bir Ankara, böylesine kısır bir siyaset kurumu eleştirilir de, tepki de görür.
     Ancak bu haklı eleştiri ve tepkileri, ara rejime çağrı diye damgalamak hiç de inandırıcı olmayan, geçmişte hiçbir işe yaramayan örnekleri bol bir yıldırma ve hedef saptırma oyunudur.
     
İyi ki Galatasaray var!
     Altını çizmekte yarar var:
     Ankara'ya tepki, siyasetsizliğe çağrı değildir.
     Ankara'ya tepki, ara rejime davetiye değildir.
     Ankara'ya tepki, kışlaya mendil sallamak da değildir.
     Yalın bir gerçeği dile getirmektir.
     Ara rejimler çare değil!
     
Kışlaya dönüp bakma alışkanlığından da vazgeçmektir doğru olan...
     Ancak böylesi özlemler uç verebiliyorsa, bunun altında yatan, Ankara'nın yarattığı çaresizlik duygusudur.
     İyi ki Galatasaray var!
     
İçimden geldi, yazımı böyle bitirmek istiyorum.
     
     h.cemal@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Devletçilik krizi

Melih AŞIK
Affı şahane...

Fikret BİLA
İmar ve emlak paketi

Berrin Cankat
Biliyo da vermiyooo!

Hasan CEMAL
Ankara ayak bağı, Ankara'yla olmuyor mu?..

Yılmaz ÇETİNER
Dostum Ayhan Şahenk

Güneri CIVAOĞLU
Sinir - bilinç

CAN DÜNDAR
"Cimbom gibiyim!"

Sami KOHEN
O kadar da değil...

Meliha OKUR
"İğneyle kuyu kazmak..."

Tuncay Özkan
Dolar ateşine fren lazım...

Hasan PULUR
Sahnede canlı yayın

Derya SAZAK
Ecevit'e düşen

Meral TAMER
Stagflasyon mu?

Güngör URAS
Merkez’in yanlışta ısrarı doları 2 milyona çıkarır

© 2001 Milliyet