05 Nisan 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




O kadar da değil...

     Onlar refah toplumu olmak yolunda... Yaşam düzeyleri giderek yükseliyor... Fert başına milli gelirleri bizimkinin neredeyse dört katı... AB üyesi olarak Avrupa'yı arkalarına alıyorlar, kendilerine güveniyorlar... Bölgede daha atak davranıyorlar...
     Bize gelince, halimiz malum... Anlatmaya gerek yok!..
     Bugünlerde Türkiye ile Yunanistan arasında buna benzer birtakım karşılaştırmalar yapılıyor. Ankara'da bugün beklenen Dışişleri Bakanı Papandreu'nun başarılı bir "reklam egzersizi" olan Türk gazetecilerine demeci, böyle bir mukayeseyi de beraberinde gündeme getirdi. Bunda bu demecin Türkiye'nin yakın geçmişinin en krizli ve karamsar dönemine rastlamasının da payı var tabii.
     
İki ülkenin bugünkü durumu kıyaslandığında, Yunanistan'ın daha yüksek puan tutturduğu bir gerçek. Çeyrek yüzyıl önce öyle değildi; ama şimdi ortaya çıkan tablo, birçok alanda, aradaki farkı yansıtıyor.
     Yöneticilerimiz, politikacılarımız "bu nasıl oldu?" sorusunun yanıtını araştırıp doğru sonuçları çıkarıyorlar mı acaba?
     * * *
     EVET, Yunanistan bizden ileride. Papandreu da şimdi inisiyatifi ele alıyor... Ama abartmayalım. Türkiye'nin de komşusundan daha ileride olduğu bazı alanlar,
(örneğin endüstride) ve sahip olduğu bazı avantajlar (insan ve doğal kaynaklardan jeo - stratejik konumuna kadar) var...
     
Yunan diplomasisinin şu sırada giriştiği atağa gelince; zaman zaman Atina gibi Ankara da böyle inisiyatifler gerçekleştiriyor. Henüz geçen yıl, Dışişleri Bakanı Cem de, Yunanistan'a 9 maddelik bir öneriler paketi sunmuştu. O zaman bu Türk inisiyatifi Batı'da da epey ilgi toplamıştı.
     Tekrarlayalım: Şimdiki kriz, moralleri bozmuş olabilir. İnsanlarımız her şeyin sadece siyah tarafını görmek eğiliminde. Bu bir nevi mazoşizmden kurtulmak lazım. Türkiye'nin hedefi bir an önce bu bunalımı atlatıp, Yunanistan gibi ülkelere yetişmek ve inisiyatifi ele almak olmalı...
     * * *
     
BU tür krizlerin yan etkilerinden biri de, dış politikada manevra kabiliyetinin kaybedilmesidir. Eğer bunalım devam ederse, böyle bir tehlikeyi önlemek zor olur.
     Kriz, tüm dikkatleri ve çabaları üstünde toplayacağı için, çeşitli dış politika sorunlarına gereken ilginin gösterilmesi, bunların halli için beklenen enerjik ve yaratıcı girişimlerin yapılması mümkün olmaz. Hele bir de siyasal istikrarsızlık olursa, dış politika iyice kilitlenir...
     Umarız bu noktaya gelinmez.
     
     skohen@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Devletçilik krizi

Melih AŞIK
Affı şahane...

Fikret BİLA
İmar ve emlak paketi

Berrin Cankat
Biliyo da vermiyooo!

Hasan CEMAL
Ankara ayak bağı, Ankara'yla olmuyor mu?..

Yılmaz ÇETİNER
Dostum Ayhan Şahenk

Güneri CIVAOĞLU
Sinir - bilinç

CAN DÜNDAR
"Cimbom gibiyim!"

Sami KOHEN
O kadar da değil...

Meliha OKUR
"İğneyle kuyu kazmak..."

Tuncay Özkan
Dolar ateşine fren lazım...

Hasan PULUR
Sahnede canlı yayın

Derya SAZAK
Ecevit'e düşen

Meral TAMER
Stagflasyon mu?

Güngör URAS
Merkez’in yanlışta ısrarı doları 2 milyona çıkarır

© 2001 Milliyet