20 Nisan 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




İki Korsakov

     Andreyeviç Nikolay Rimski Korsakov, aralarında Şehrazad'ın da bulunduğu yapıtların ünlü bestecisidir.
     Ya Wernicke - Korsakov?..
     
O da Alzheimer'i andıran ve açlık grevlerinde oluşan ölümcül bir hastalığa, kökeni Alman olan Wernicke adlı biyolog ile birlikte adını veren Rus psikiyatr...
     Wernicke - Korsakov, "açlık grevinin ileri haftalarında göz disiplini ve hafızanın kaybı"
ile tanımlanıyor.
     Bu hastalık, Türkiye'de ölüm oruçları ile birlikte gündeme geldi.
     "Rimski Korsakov" insanlığın incelmiş zevklerinden yaşam sevinci üretiyor.
     "Wernicke - Korsakov" ise; "Ölüm kültürünün ürettiği bir hastalığın adı."
     
Birincisinin ruhu, yüzlerce yıllık konser salonlarında dolaşıyor.
     İkincisinin ruhu ise, hapishane hücrelerinde ya da kent varoşlarının tek göz gecekondu odalarında...
     Konser salonlarındaki Korsakov'a "şampanya kadehleri" eşlik ediyor...
     Hapishane hücrelerinde ve gecekondularda görülen Korsakov'a ise, hafızayı diri tutmaya yarayan "B 1" vitamini eşlik ediyor.
     Uluslararası tıp geleneklerine göre, doktorlar ancak hafıza kaybından sonra müdahale edebiliyorlar.
     İşte "B 1" vitaminlerinin işlevi.
     
İstatiktik rakkam mı ki!..
     Türk Tabibler Birliği Başkanı Füsun Sayek, "resmi bilgiye göre, 790 açlık grevi ve ölüm orucu direnişinin sürdüğünü" söyledi.
     Birkaç günlük açlık protestosu ya da dönüşümlü açlık protestoları "açlık grevi" olarak nitelenmekte.
     "Ölüm orucu" ise, yaşamın son noktasına kadar sürdürülen açlık direnişinin adı.
     Sayıları 220.
     
Ölüm orucundakilerden 13'ü, şu satırlar yazıldığında yaşamlarını yitirmişlerdi.
     Böyle bir dramı, istatistik rakkamlarıyla yansıtmak çok acı.
     Onların genç bedenlerini ölüme sunuş eylemleri, "amacın büyüklüğü ve kutsallığı"
iddialarının gölgesinde yüceltiliyor.
     
Anlamak / Anlatmak
     Ama... Sağlıklı bir değerlendirme için, tarihin derinliğinden bakalım.
     Meksika'daki Maya Harabeleri'ni gezerken bir krater gölü görmüştüm.
     Rehberimize "yüzebilir miyiz?" diye sormuştum.
     "İstiyorsanız evet... Ama anlatacaklarımdan sonra suya parmağınızı bile sokmazsınız" cevabını vermişti.
     Anlattı:
     "Her yıl, kabilenin genç kızları ve genç erkekleri bir dizi zorlu sınavdan geçerlermiş.
     Başaran en güzel, en yakışıklı ve yetenekli kız ve erkek, Maya kabilesinin tanrılar katında kutsanması için, bu krater suyuna atılarak ölmek şerefine erişirlermiş.
     Gölün dibi, kurban edilen genç kız ve delikanlı cesetlerinden kalan iskeletlerle doluymuş."
     
Suya giremedim tabii.
     O günün kurban gençleri, "kabileyi kurtarmak gibi yüksek amaçlar uğruna öldükleri" için elbette çok saygındılar.
     Ama... Yüzyıllar geçtikten sonra "folklorik" görünüyorlar.
     Ölüm orucuna yatan gençlerimizi ve onların aile / örgüt dokularındaki saygıyı, toplu tavrı da anlıyoruz.
     Ama... Uzayın ve dünyanın tarihinde değerlerin ne kadar değiştiğini, gelecekte de ölüm oruçlarının folklorik gözükebileceğini anlatmak isterim.
     
Bütün ve parçalar
     Ve genelde toplumumuza bir uyarı...
     Bu gençler, belki de insanlık yörüngesinden dışlandıkları, yeterince destek görmedikleri için son çare olarak - herşeye karşın kabul edilemeyecek - ölüm kültürünü seçiyorlar.
     "Yaşam" adlı galaksiden koparılmış birer göktaşı gibi yana yana... Işık saça saça sonsuzun karanlıklarına kayıyorlar.
     
Acaba biz, "yaşam sevinci" yörüngesinde onlara yeterince yer açabiliyor muyuz?
     Öte yandan...
     Hapishanelerin birer "terör kampı, terminator yetiştirme" mekanları olmaları düşünülemez.
     Ama... Bunun karşıtı, çağdaş zindan felsefesi mi?
     Onları Wernicke - Korsakov'dan Andreyeviç Nikolay Rimski Korsakov'a doğru bir yolculuğa çıkarmalıyız.
     
     gcivaoglu@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Kriz ve Kürtler

Melih AŞIK
Balıkadam...

Fikret BİLA
Çağlar'ın durumu

Berrin Cankat
Size atış serbest

Hasan CEMAL
Galatasaray mucizesinin sınırları...

Güneri CIVAOĞLU
İki Korsakov

Abbas GÜÇLÜ
Derviş'e mektup

Sami KOHEN
Dert üstüne dert...

Meliha OKUR
Hukuk nerede?

Tuncay Özkan
VALİYE ÇİRKİN TUZAK

Hasan PULUR
Bozkır'daki kıvılcım

Derya SAZAK
Seçim paketi

Tamer HEPER
Ötanazi

Güngör URAS
"Zenne 9 milyon TL"

Serpil YILMAZ
Ulusal Düşünce Hareketi

© 2001 Milliyet