Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’na bağlı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan (TMSF) sonunda bir açıklama gelmiş.
Yanılmayın!
Bize değil, Yaşarbank hisse senedi alıp, borsazedeler kervanına katılan bir yatırımcıya geliyor...
Adı Sacit Bağ.
Sacit Bağ’ın hukuk mücadelesini geçmişte de anlatmıştık. Kendisi durmuyor. Hakkını arıyor. Çünkü hukuk her şeyin üstünde... Bağ, idari mahkemeye başvurmuştu.
Dosya doyası "esastan" görüşülmek üzere Başbakanlığa gidince TMSF de sonunda davalıya bir açıklama göndermek zorunda kaldı.
TMSF Başkan Yardımcısı Erdal Aslan imzalı açıklama.
Sadece son bölümü yazıyoruz.
Önemli.
Deniliyor ki:
"4389 sayılı Bankalar Kanunu hükümleri doğrultusunda hisselerinin tamamı TMSF’ye devredilen bankanın eski hissedarlarına ödeme yapılması mümkün bulunmadığından, hisse sahiplerine bir ödeme yapılması ancak mevzuat değişikliği halinde mümkün olacaktır."
"Mevzuat değişikliği..."
Biliyorsunuz, Bankalar Kanunu’nda değişiklik öngören yasa taslağının ilgili Devlet Bakanlığı’nda olduğunu yazmıştık.
Finansal işlem ve eylemlerle ilgili olarak kamuoyunun bilgilendirilmesi önemli. Bu noktadan hareketle Bankalar Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanunu’nun "yatırımcıyı korumayı amaçlayan" düzenlemelerin bir arada yapılması mümkün olamaz mı?
O halde vakit harcamaya gerek yok. İlgilileri harekete geçirmenin başka yolu var mı?
Bankalar Kanunu’nda değişiklik yapılmasının gündemde olduğu bir dönemde bu konunun tartışılıp değerlendirilmesi gerekmiyor mu?
Üç banka, biz, yaza yaza bitiremedik. Yatırımcı bitti.
Esbank, Yaşarbank ve Demirbank... 36 bin yatırımcı.
Hiçbir şeyden haberi yok ve hisselerine el konulmuş.
Sonuçta gelinen noktada ortada mağdurlar var.
Ve bu yanlışın hukuki anlamda düzeltilmesi şart. Çünkü bir daha benzer bir sorunun yaşanmaması çok önemli çok. Güvene dayalı bu piyasalarda halka arzlarda nasıl yatırımcı bulunacağını merak ediyoruz. Amaç, sermayenin tabana yayılması, yeni para yaratma kanallarının organize edileceği piyasaların çalışması değil mi?
"Ticaret Kanunu, Şirketler Hukuku, İcra İflas Kanunu" bugünkü şekliyle bu piyasanın sorunlarına çözüm getiremiyor. Fazla söze gerek yok.
Finans piyasalarında yaşanan sorunlara bugünkü sistemde hangi mahkeme çözüm bulabiliyor? İhtisas mahkemeleri olmadan işlerin gitmeyeceği ortada. Borsazedeler ise kapı kapı dolaşıp çözüm derdine düşmüş. Oysa burası hukuk devleti. Hukuk, hepimiz için.
Nerede?