Yeni yüzyılın silahları öldürmeyecek ama beter edecek. Topuk koparanların yerini voltajlı ok mayını, insanların yerini nöbetçi robotlar ve tüfeklerin yerini sersemleten ışın tabancaları alacak
DIŞ Haberler ServİSİ
Amerikalı ve İngiliz bilim adamları gerek insani operasyonlarda görev alan askerlerin, gerekse de yasal sınırları aşan toplu eylem ya da terörist saldırılarda kullanılmak üzere, saldırganı öldürmeden etkisiz hale getirecek bir dizi yeni nesil silah geliştirdi.
Çarpışmaların kansız ve ölümsüz sonuçlanması amacına yönelik olarak hazırlanan yeni tür milenyum silahları arasında Uzay Yolu dizisinde Kaptan Kirk ve Spock’ın kullandığı ışın tabancasından, elektrikli ok atan mayınlara ve yüze sprey sıkan robot nöbetçilere kadar çeşitler bulunuyor.
Milyonlarca dolarlık araştırmaların ürünü milenyum silahları arasında ayrıca bir askerin sırtında taşınabilir büyüklükte olan ancak marifetleri saymakla bitmeyen yeni casus uçaklar da var.
Oku yiyen çarpılıyor
Kol - bacak kopartan şimdiki anti - personel mayınların yerini alacak. Klasik mayınlar gibi fünyesine basıldığında, ya da algılayıcılarının yabancı bir unsuru saptamaları halinde ateşleniyor. Patlama sonucu yaklaşık 15 metre uzunluğundaki tellere bağlı oklar dışarı fırlıyor. Oklar vücuda değdiğinde ise 50 bin voltluk enerji boşaltıyor. Yüksek voltajı yiyen saldırganın merkezi sinir sistemi felç oluyor. Kurbanın bilinci açık kalıyor ama vücudunu hareket ettirmesi imkansızlaşıyor.
Nöbetçi robot
Prototipi halen nükleer silah siloları ve en üst düzeyde korunan hassas askeri merkezler çevresinde kullanılan "robart" bir tür mekanik nöbetçi görevi görüyor. Robart, plastik mermi veya ok atabiliyor. Gerekirse saldırganın yüzüne bayıltıcı kimyasal sprey fışkırtıyor. Geçici körlük yaratıyor.
Portatif casus uçak
ABD Deniz Kuvvetleri için geliştirilen 2 mini casus uçaktan biri. 2 kilo ağırlığındaki uçak bir asker tarafından sırtta taşınabiliyor ve cephede harekat anında düşmanın pozisyonunu belirlemek için tasarlandı. Pille çalışan uçak havada bir saat kalıp 10 km uzağa uçabiliyor. Havadayken belli belirsiz, kuş sesine benzer bir gürültü çıkardığı için düşman tarafından farkedilmiyor. Düşman hatlarını videoya çekiyor ve anında askerin önündeki monitora yansıtıyor. Görev bittiğinde askerin yanına dönüyor. UAV adlı ikinci casus uçak ise daha çok komutanlar için düşünüldü. 5 parçadan oluşan keşif uçağı birkaç dakika içinde monte edilebiliyor. Keşif yapacağı alan ve uçuş rotası minik bir harita aracılığıyla bilgisayarına yükleniyor.
Kaptan Kirk’ün ‘fazer’i gibi
ABD Savunma Bakanlığı’nın 30 milyon dolar harcadığı ve proje adı "Araç Üstüne Monte Edilen Aktif Uzaklaştırma Sistemi" (V - MADS) olan silaha araştırmacılar "insan zaplayıcı" diyorlar. Sivil kalabalıklara karşı kullanılmak için tasarlandı. Uzay filmlerinde görülen ışın tabancalarına benzeyen silah tıpkı mikro dalga fırınlarda olduğu gibi elektro manyetik enerji kullanıyor. Silah, hedefin üzerine ışık hızıyla yol alan ancak görünmeyen elektro manyetik enerji dalgaları yolluyor. Bu enerji dalgası elbiseyi rahatça geçerek insan derisinin altına nüfuz ediyor. Buradaki su moleküllerinin buharlaşmasına yol açan elektro manyetik ışın acı ve yanma hissi oluşturuyor. Deri, tıpkı uzun süre yanan bir ampule dokunmuş gibi kavruluyor. Isı 2 saniye içinde 55 dereceye çıkıyor. Işına maruz kalan insan bulunduğu yerden süratle kaçıyor.