21 Nisan 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Paralar nerede?

     İçi boşaltılıp devletin kucağına bırakılan bankalardan götürülen paralar nerede?
     Bu sorunun soyut yanıtı, İnterbank adına bu paraları kovalayan hukuk bürosunun başındaki avukat Selim Sarıibrahimoğlu'nun, banka yönetimine, Bankacılık Üst Kurulu'na ve İçişleri Bakanı'na gönderdiği yazıda var. Sarıibrahimoğlu yazısında paraların bulunduğu yerleri şöyle sıralıyor:
     "İngiltere, İsviçre, ABD, İrlanda, British Virgin Adaları, Bahama Adaları, Jersey Adası ve KKTC."
     
Nereden mi biliyor?
     Banka adına gittiği bu ülkelerde yaptığı tespitlerden, ülkeler arası adli dayanışma anlaşmalarına dayanarak gerçekleştirdiği çapraz sorgulamalardan, ihtiyati tedbir kararları ve başvurularından. Bu resmi girişimler, götürülen paraların takibine ilişkin dosyada mevcut.
     Bu dosya aslında bir modeli de ortaya koyuyor. Fona devredilmiş olan ve sahipleri tarafından boşaltıldığı iddiasıyla soruşturulan bütün bankaların aşağı yukarı aynı yöntemi kullandıkları anlaşılıyor. Off shore hesapları yoluyla paraların dışarı çıkarıldığı ve "paranın dokunulmaz"lığı bulunduğu İsviçre, Bahama, Virgin Adaları, ABD, İngiltere ve KKTC gibi ülkelerde paravan şirketler üzerinden dağıtıldığı ve sonra da en güvenli olarak görülen yerde kişisel hesaplara geçirildiği biliniyor.
     İnterbank'tan götürülen paraların izlenmesi sırasında, 287 milyon dolarlık ABD Hazine bonosu alındığı, bu şekilde çıkan paralarla daha sonra ABD'de bir banka kurma veya alma girişiminin ortaya çıkarıldığı da Çağlar'la ilgili dosyada bulunuyor.
     Bu dosya örneklerden biri. Biliniyor ki, bunun gibi birçok dosya oluşmuş durumda.
     Sonuç olarak anlaşılıyor ki, Fon'daki bankalardan götürülen paralar "para cennetleri"nde sahiplerini bekliyor. Sahipleri ise yurtiçinde veya dışında ya tutuklu, ya gözaltında "yargılama" aşamasını bekliyorlar. Belki de, "ekonomik suç" cümlesinden kısa bir süre sonra özgürlüklerine kavuşacaklarını umuyorlar. Sonra da halktan alıp götürdükleri "paracık"larına ulaşmayı hedefliyorlar.
     Umarız gelişmeler bu tahminleri doğrulamaz...
     İşin cezai yönü ayrı. Suç işlemiş kişiler elbette cezalarını çekmelidir. Ancak onun kadar önemli olan bu paraların geri getirilmesidir.
     Tıpkı suçluların iadesi gibi bir anlamda çalıntı olan bu paraların iadesi konusunda da uluslararası işbirliğine gidilmelidir.
     Hükümet, bu konuda bütün gücünü kullanmalı, uluslararası girişimlerle halktan alınıp götürülen bu paraları, ülkeye geri getirmenin yollarını aramalıdır.
     Paraların nerelerde olduğu belli olduğuna göre geri getirilmeleri için zaman yitirilmeden harekete geçilmelidir.
     
     fbila@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
En büyük değişim

Melih AŞIK
Derviş'e omuz

Fikret BİLA
Paralar nerede?

Berrin Cankat
Hüsamettin Özkan’ın kuryesi İsmail Cem

Hasan CEMAL
Türkiye'nin hiç bitmeyen geçiş süreci...

Güneri CIVAOĞLU
Uçaktaki Ankara

CAN DÜNDAR
Gül gibi

Abbas GÜÇLÜ
Derviş'in şortu Bostancıoğlu'nun

Nail GÜRELİ
Hemen şimdi!..

Sami KOHEN
Şirket gibi yönetilse...

Meliha OKUR
Müşterini tanı

Tuncay Özkan
İstanbul'da jurnal teşkilâtı kurdular

Hasan PULUR
Memur, siyasetçi ve TRT...

Derya SAZAK
Sanayie dönüş

Meral TAMER
Sabancı'dan dolarlı sözleşmelere son

Tamer HEPER
Belediye ne yapar?

Güngör URAS
Yabancı bankalar ‘kriz ticareti’ yapıyor

© 2001 Milliyet