Dışişleri Bakanı İsmail Cem KKTC’ye gitti. Dönüşte, Hava Kuvvetleri’ne ait uçak Cem’i İstanbul’a bırakıp, Ankara’ya devam edecekti. Ancak hava kötü olduğu için, uçak ve içindekiler, askerî havalimanında bir saatten fazla beklemek zorunda kaldılar.
Bu bir saat içinde, Radikal muhabiri Deniz Zeyrek, uçakta tuhaf bir "hareketlilik" fark etti. Cem’in uçağına Kıbrıs’tan bir "beyaz kutu" emanet edilmişti. Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan adına Özel Kalem’i Kıbrıs’a bir sipariş vermiş, paketin "Yeşilköy’de askerlere bırakılmasını" rica etmişti.
Ancak üs görevlileri, içinde ne olduğunu bilmedikleri bu kutuyu teslim almaya yanaşmadılar. Cem’e eşlik eden Dışişleri görevlileri de bu "esrarengiz emanetten" bihaberdi.
Paketin eski Lefkoşa Büyükelçisi Ertuğrul Apakan tarafından uçağa bırakıldığı, ama onun da içinde ne olduğunu bilmediği anlaşıldı. Sonuçta, Özkan’ın Özel Kalemi askerleri ikna etti; paket teslim edildi.
Uçaktaki diplomatlar ve gazeteciler kutuda balık ya da hellim peyniri olduğunu tahmin ettiler. Bu arada, Başbakan Yardımcısı’nın Dışişleri Bakanı’nı "peynir kuryesi" olarak kullanmasını görmezden geldiler.
İMAMOĞLU CEZAYI ÖDEDİ
* Kocaeli Milletvekili M. Turhan İmamoğlu, Bursa’da polisin kestiği trafik cezasını ödedi ve 13.200.000 liralık tahsil alındısını bana faksladı. Bu cezanın takipçisi olan okurum çoktu; haberleri ola!
* Sevimli şikâyet başlıklı yazımda cep telefonunu iade etmek isteyen bir köylünün şikâyetini aktarmış, "Eminim Turkcell gereğini yapmıştır. Böyle saf ve sevimli bir dilekçeye yürek mi dayanır" demiştim. Haklıymışım. Turkcell hattı iptal etmiş.
Telesekreter de alıştı: Bugün git, yarın gel!
Teknoloji bir ülkeyi geriye götürür mü? Söz konusu ülke Türkiye’yse, götürür...
SSK’nın, göz ve kadın-doğum hastalarına kolaylık olsun diye kurduğu "telesekreterli randevu" uygulaması, geri vitese takılmış görünüyor.
Hani, hastanelerde uzun kuyruklar oluşturmak yerine, telefon edip telesekreterden randevu alacaktık ya...
Arayın, bakın ne cevap alacaksınız! "Göz için randevu kapasitesi 180 hastayla sınırlıdır. Şu anda randevu veremiyoruz. Yarın arayın!" Yarın da aynı anons, öbür gün de...
Sonunda, randevu alamayan hastalar, kalkıp kliniğin kapısına dayanıyor.
Aldıkları cevap: "Eski sistem yok artık. Şu numarayı arayın!"
Hadi göz hastaları haftalarca bekler, diyelim. Doğum randevusu almak için arayanlar ne yapsın?
FAZLASI VAR
Mİllî travestimiz Sisi lakaplı Seyhan Soylu TBMM’yi gezerken, Eskişehir Bağımsız Milletvekili Mehmet Mail Büyükerman’a sordu:
– Travestiler milletvekili adayı olabilir mi, milletvekili seçilebilir mi?
Kronik cumhurbaşkanı adayı demokratça cevap verdi:
– Türkiye’de insanlar, toplumun tepkisinden korktukları için (yoksa Mehmet Gül’-den mi?) cinsel kimlik gizleniyor. Ama milletvekillerini vatandaş seçiyor. Eğer halkımız uygun görürse, travestiler de milletvekili olabilir; buna hiçbir engel yoktur.
Büyükerman şunu da eklemeden edemedi:
– Travestilerin milletvekillerinden bir eksiği yok ki...