21 Nisan 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Uçaktaki Ankara

     Ankara - İstanbul uçaklarında ön koltuklar, Meclis kulisi gibidir.
     İlginç siyaset muhabbetleri yapılır.
     İşte onlardan biri:
     Anavatan'ın ekonomi kurmaylarından Işın Çelebi:
     "Merkez Bankası'nın Hükümet'ten talimatla para basmasını ve para pompalamasını, Yeni Merkez Bankası Yasası, kesin olarak yasaklıyor."
     Merkez Bankası Başkan Yardımcıları'ndan Şükrü Binay "zaten o yol kapalıydı. Şimdi yan yollar da kapatılmakta"
diyor.
     Işın Çelebi'den bir yorum:
     "Üstelik devletin iflas riski pahasına...
     Devlet, memuruna ve işçisine aylık ödeyemez hale gelirse, Merkez Bankası kaynağına da dönemeyeceği için iflas etmiş olur."
     
Ama Çelebi, eksilerden artı üretiyor:
     "Bu hüküm, aslında içe ve dışa ilginç bir mesaj vermekte...
     
'Biz ekonomik program için o kadar iddialıyız... Rakkamlarımız, hedeflerimiz, gelir hesaplarımız öylesine gerçekçi... Harcamalarda kısıntı hedeflerimiz öylesine tutarlı ki, Merkez Bankası çeşmesini kendimiz mühürlüyoruz. Programdan kuşkumuz olsa bunu yapar mıydık?' diye bir mesaj."
     
Belki...
     Ama... Uygulamayı beklemeliyiz.
     Özellikle bütçe yüklerinin en ağır olduğu Ekim ayından itibaren, ekonomiyi yönetenlerin çok zorlanmaları, terlemeleri doğaldır.
     "Peki Hükümet, bu mührü sökemez mi?"
     Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay "hayır"
cevabını veriyor ve "Merkez Bankası bürokratlarına öngörülen ağır cezayı" anımsatıyor.
     
Kararlar
     Anavatan eski Bakanları'ndan ekonomist Bülent Akarcalı "Merkez Bankası kaynaklarının siyasetçiye karşı mühürlenmesi, elbette dışarıda olumlu karşılandı. Ama yeterli değil" görüşünde.
     "Diğer kararlar da hızla alınmazsa, yasalar çıkmazsa, günlük hareketlere göre yönetim refleksi yoksa, Merkez Bankası'ndaki bu hüküm, pranga haline gelebilir" diyor.
     Akarcalı'ya göre; "Ankara'da karar alınamıyor."
     
Herkes bekleyişte.
     Şükrü Binay "Ziraat, Halk ve Emlak bankalarının, bankacılık sisteminde yüzde 55 olan payının, bu yıl yüzde 30'lara düşürüleceğini... Şubelerin birleştirileceğini, çalışan sayılarının azaltılacağını... Bunun bile hızlı adım sayıldığını... El konan bankaların satılamayanlarının birleştirileceğini, bazılarının da kapatılacağını" söylüyor.
     Ankara, adeta durmuş.
     Hemen her konuda yavaşlık izlenmekte.
     Ankara'da Sheraton, Hilton ve Büyük Ankara Oteli neredeyse boş...
     Ankara lokantalarında sadece birkaç dolu masa...
     Otel yöneticileri "Ankara'ya işadamı gelir. Otelde onlar kalır. Şimdi niye gelsinler? Karar alınamıyor. İş çıkmıyor. Ya parasızlıktan, ya korkudan" diyorlar.
     Arka sıradaki özelleştirmeyle ilgili bürokrata "özelleştirmede hedef neden sadece 1 milyar dolar?" diye soruyorum.
     "Yılın yarısına yaklaşıldı. Zaman sorunu" cevabını alıyorum.
     Işın Çelebi araya giriyor:
     "Arkadaşlar aslında korkuyorlar. Haklılar. Bana bile, Bakanlık dönemimde 18 dava açılmıştı. Özelleştirmede çalışanlara da 'bu fiyata nasıl özelleştirdiniz? Neden ona verdiniz de, buna vermediniz?'gibi bir sürü soru sorulur, dava açılır" diyor.
     
Sonuç
     Ek bütçe yok.
     Ek bütçedeki gelir hesapları yapılamıyor.
     Gider hedefleri belirlenemedi.
     Döviz kurları bilinmiyor.
     Bunların hepsi ve programın finansal boyutu, Mayıs'ın ilk iki haftası dışardan gelecek işaretlere bağlı.
     Aldığım izlenimlere göre; 13 - 15 milyar dolarlık bir paket olası.
     
Paranın doğrudan ve hemen girmesi şart değil...
     "Bu paketi, uluslararası özel bankalardan sendikasyon kredileri ve ithalat kredileri izler" gibi yorumlar yapılıyor.
     "Yabancı sermaye girebilir. Borsa canlanır" deniyor.
     Zaten dışarı kaçmış olan paralar, kredi alınmış gibi gösterilerek yeniden Türkiye bankalarına dönmeye başlamış bile.
     
Peki ya kriz?
     Akarcalı, Çelebi, Binay ve diğerleri "ekonominin göbeği siyasete bağlı. Siyasette kriz olmazsa ekonomide de kriz beklenmesin" görüşünde birleşiyorlar.
     
     gcivaoglu@milliyet.com.tr
     



 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
En büyük değişim

Melih AŞIK
Derviş'e omuz

Fikret BİLA
Paralar nerede?

Berrin Cankat
Hüsamettin Özkan’ın kuryesi İsmail Cem

Hasan CEMAL
Türkiye'nin hiç bitmeyen geçiş süreci...

Güneri CIVAOĞLU
Uçaktaki Ankara

CAN DÜNDAR
Gül gibi

Abbas GÜÇLÜ
Derviş'in şortu Bostancıoğlu'nun

Nail GÜRELİ
Hemen şimdi!..

Sami KOHEN
Şirket gibi yönetilse...

Meliha OKUR
Müşterini tanı

Tuncay Özkan
İstanbul'da jurnal teşkilâtı kurdular

Hasan PULUR
Memur, siyasetçi ve TRT...

Derya SAZAK
Sanayie dönüş

Meral TAMER
Sabancı'dan dolarlı sözleşmelere son

Tamer HEPER
Belediye ne yapar?

Güngör URAS
Yabancı bankalar ‘kriz ticareti’ yapıyor

© 2001 Milliyet