Sakıp Sabancı dün Sabah'a verdiği demeçte, "Türkiye'deki bütün kontratlarımızı Türk Lirası'na çeviriyoruz. Bundan böyle doları sadece yurtdışındaki işlerimizde kullanacağız" demiş.
Okuyunca çok sevindim. Uygulamanın püf noktalarını öğrenmek üzere Sabancı Topluluğu'nun CEO'su Hazım Kantarcı'nın görüşlerine başvurdum.
Kantarcı, "Sözleşmelerimizi dolardan arındırmak üzere prensip kararı aldık, ama proses devam ediyor" dedi. Nakliyesinden kiracısına ve yan sanayiine karşılarında 150'ye yakın muhatap varmış ve hepsiyle teker teker masa başına oturarak "makulde anlaşıyorlarmış."
"Makulde nasıl anlaştıklarını" ise Kantarcı şöyle anlatıyor:
"Bütün kontratlarımızı müzakere ederek TL'ye çeviriyoruz. Hizmet kontratları var, nakliye var, gümrükler var, kiralar var. En uzunu 12 aylık. 3 ayda bir dolar bazında revize edilenler tabii çok kolay halloluyor.
Bundan böyle Türkiye'de dolar ya da markla sözleşme yapmayacağız. TL'ye dönerken ise kur, her duruma göre değişiyor. Hizmetini veya ürününü aldığımız insanın girdilerine bakıyoruz. Girdileri eğer ithale dayalı ise onu dikkate alıyoruz. Ama müzakereye oturduğumuz müessese çalışanlarına dolar ödüyorsa, onu dikkate almıyoruz.
Muhataplarımızdan da anlayış görüyoruz. 'Bu kontratın altında imzam var, ama söylediğiniz de mantıklı' diyorlar ve süresi dolmadığı halde sözleşmeleri iptal edip TL olarak yeniliyoruz. Bu uygulama ne kadar yaygınlaşırsa, o kadar kolay kabul görecek."
Kantarcı'nın kaptan koltuğunda oturduğu Sabancı Topluluğu, TL'ye dönüşte öncülük yaptı. Kantarcı Brisa Genel Müdürü olduğu yıllarda Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarında da öncülük yapmış, Brisa gerek Türkiye'de gerekse Avrupa'da ipi ilk göğüsleyen firma olmuştu. Daha da önceki yıllarda Kantarcı'nın sendikal müzakerelerde de değişimin öncülüğünü yaptığını anımsıyorum.
Pekiyi aynı Kantarcı, yarın - öbürgün Türkiye'de yeniden kur çıpası benzeri bir uygulamaya geçilecek olsa acaba yine öncülük yaparak Sabancı Topluluğu'nda dolarlı sözleşme dönemini başlatır mı?
Kantarcı'nın yanıtı da kısa ve net: "Hayır!" Son kriz onlar için iyi bir tecrübe olmuş. Sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi misali Sabancı Topluluğu'nda bir daha dolarlı sözleşme yok.
Ancak Kantarcı, düne kadar dolarla yaptıkları sözleşmeleri de "o günün mantığıyla" doğru buluyor:
"Türkiye'deki birçok insan gibi biz de devlete güvendik. Devletin deklare ettiği bir kur vardı. Mertebesi belli olan bir esasa bağlanmıştı. Geçmişte yapılan da kendi içinde baktığımızda doğruydu. Ama bu krizi yaşadıktan sonra, döviz kurunda eskiye dönülecek olsa bile biz tekrar dolara dönmeyiz."
10 milyon lira eşittir 180 dolar
Hiç "10 milyon lira 180 dolara eşit olur mu?" diye itiraz etmeyin. Elinize hesap makinesini alıp 180 doların 1.2 milyon liralık dolar kuruyla üç aşağı beş yukarı 200 milyon lira edeceğini de bana kanıtlamaya çalışmayın.
Ben ne diyorsam o! Tamam mı?
Flash TV'de perşembe akşamı Cengiz Hortoğlu'nun konuğu olmuştum. Kızımın ve dostlarımın da telefonla katıldığı programı çok beğendim ve videoyla çekilmiş bir kopyasını anı olarak saklamak istedim. Ajans Press'e sordum. 150 dolar artı KDV yanıtını alınca bayağı canım sıkıldı. Programı videoya çekmesini kızımdan istemediğim için de kendime kızdım.
Neyse ki ertesi gün televizyon servisinden Feray Öztürk imdadıma yetişti. Bana Nar Ajans'ın telefonunu verdi ve ben aynı hizmeti 200 milyon lira yerine sadece 10 milyon 400 bin lira ödeyerek satın almış oldum.
Tam aynı hizmet için bu akıl almaz fiyat farkının takdirini sizlere bırakıyorum.