22 Nisan 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Yıldıran cezaevi

Çağlar'ın "Türkiye hasreti"nin ardında, hiçbir lüks ve nüfuz sahibi olmadığı Metropolitan Cezaevi'nde geçireceği günler var

     YASEMİN ÇONGAR New York

     Türkiye'den kaçtıktan sonra çeşitli yerlere gittikten sonra aylarca ABD'de firari yaşayan ve New York'ta yakalandığı 17 Nisan'dan bu yana Metropolitan Cezaevi'nde tutuklu bulunan eski Devlet Bakanı Cavit Çağlar'ın, "lüks isteklerini yerine getiremediği ve nüfuzunu kullanamadığı" için Türkiye'ye iade edilmeyi istediği kaydedildi.
     Çağlar, yakalandıktan sonra çıkarıldığı iki duruşmada da, salıverilmenin yollarını bulmaya çalıştı. Çağlar'ın avukatı Marvin Segal, 18 Nisan'daki ilk duruşmada, müvekkilinin serbest kalabilmesi için ABD'de rekor sayılan 5 milyon dolar (yaklaşık 6 trilyon lira) kefalet ödemeyi, ayağına hareket serbestliği sağlayacak elektronik pranga takmayı önerdi. Ancak Yargıç Andrew J. Peck ikna olmadı.
     
Duruşma tarihi 21 Mayıs
     21 Nisan'daki ikinci duruşmadaysa Segal bu kez, kefalet ve pranga önerilerine ek olarak, "cezaevi dışında özel gözaltı sistemini" kabul etmeye hazır olduklarını söyledi.
     Ancak Peck, Segal'ı zaman zaman sert biçimde uyardığı duruşmada, Çağlar'ın "kaçabileceği" kuşkusunu dile getirerek, iadesi konusunda karar alınıncaya dek cezaevinde tutulmasından yana olduğunu gösterdi. Peck, bir sonraki duruşma için 21 Mayıs'a tarih verdi.
     
34 günden korktu
     En başta avukatı aracılığıyla hakkındaki tutuklama emrinin bile geçersiz sayılması gerektiğini savunan, sonra da salıverilmek için her yolu deneyen Çağlar'ın birdenbire aylardır kaçtığı Türkiye'ye dönmeyi kabullenerek iadesine itiraz davasından vazgeçmesi de, Yargıç Peck'in bu kararından kaynaklandı.
     Çağlar'ın ez an 34 gün daha New York Metropolitan Cezaevi'nin dört duvarı arasında, çevresindeki çoğu ABD'li mahkumlarla konuşamayarak ve hiçbir nüfuz, lüks sahibi olmadan, "sıradan bir tutuklu" muamelesi görerek yaşamayı göze almaktansa, Türkiye'ye dönmeyi tercih ettiği açıkça görüldü.
     
Yakayı ele veren "Türkiye" diyor
     Sedat Peker: Bulgaristan'dan gelerek teslim oldu. Dışarıdaki lüks yaşantısını tutuklanarak konulduğu Bayrampaşa Cezaevi'ndeki koğuşuna taşıdı, bir süre sonra da tahliye oldu.
     Alaattin Çakıcı: Fransa'daki cezaevindeki zor günler yaşadı. İade edilince hasretini, "Ah İstanbul ölümüm senden olacak" sözleriyle dile getirdi. Kartal Cezaevi'nde rahata kavuştu. Cep telefonu hiç eksik olmadı. Yakınlarıyla hasret giderdi. Şimdi Kandıra F Tipi Cezaevinde.
     Hasan Heybetli: Yunanistan'da altı ay hapse mahkum edildi. Cezasını Türkiye'de çekmek istediğini belirterek, iadesini talep etti.
     Kürşat Yılmaz: Varna'da yakalandı. Türkiye'ye iade edildi. Uçaktan inerken, "Ne olursa olsun Türkiye'ye gelmekten memnunum" dedi.
     Sedat Şahin: Kırmızı bültenle aranırken Berlin'de yakalanıp iade edildi. 10 yıl hapse mahkum edildi. Cezaevinde rahata kavuştu. İki yıl tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi.
     
‘Beni Türk gardiyanlara emanet edin’
     Çağlar’ın cezaevi giysisi lacivert pijama tipi
     Eski Devlet Bakanı, işadamı Cavit Çağlar, ABD'de birkaç gün cezaevinde kalınca, aylarca kaçtığı Türk yargısına teslim olmak için seferber oldu.
     Çağlar'ın, Metropolitan Ceza ve Tutukevi'nde daha fazla kalmaktansa, dönerek Türkiye'deki cezaevlerinde tutulmayı yeğlemesinde, ABD cezaevi sisteminin özel koşulları belirleyici rol oynadı:
     Çağlar, mahkumların turuncu tulum giydiği cezaevinin tutuklulara ayrılan bölümünde, pijamayı andıran lacivert cezaevi giysileri içinde kalırken, Türkiye'de nüfuzlu ve zengin mahkumların sahip olduğu lükslerin hiçbirine sahip olamadı.
     Çağlar'ın yakalandığı sırada üzerinde bulunan bütün özel eşyaları ve parası, içeriye girerken, çıkışında iade edilmek üzere alındı. ABD cezaevlerinde, özel bir kantinden haftada 10 - 15 dolar gibi çok kısıtlı bir harcama izniyle sağlanan mendil, sabun vb. gibi özel kullanım eşyası dışında, parayla dışarıdan yemek getirtmek, diğer mahkumlara iş yaptırmak gibi uygulamalar asla yok.
     Çağlar, bir yandan kişisel hijyene uygun koşullarda yaşıyor, belirli bir kalori düzeyini tutturan karavana yemekleri yiyor, gerektiğinde revir hizmetlerinden yararlanabiliyor. Bu nedenle, cezaevinde fiziksel sağlığını tehdit eden bir durum yok. Ancak, ABD cezaevlerinin sıkı disiplini içinde dışarıyla iletişime olanak veren hiçbir özel ayrıcalıktan yararlandırılmayan Çağlar, hem dillerini bilmediği, hem de kültürlerine yabancı olduğu için çevresindeki mahkumlarla ahbaplık edemiyor. Cezaevindeki bu "çifte izolasyon" da, ruhsal sağlığını olumsuz etkiliyor.
     
     
     


 GÜNCEL


Yıldıran cezaevi
Aileler ‘oturuyor’
Yeni vergiler geliyor
"Maç var, hadi karakola gidelim"
Organ nakline helikopter desteği
Şans oyunlarında garanti olur mu?
Dünyadaki tek Meclis ressamı
2.3 ton uyuşturucu yakıldı
İmam Hatip'i türban için yakmışlar


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet