TÜM Susurlukçular, MİT'çiler, MHP'liler, DYP'liler; Bülent Ecevit, Abuzer Uğurlu, Çiller, Çakıcı, Nuriş gibi Türkiye kaderini etkileyen isimler... CIA, KGB gibi örgütler... İSTANBUL’DAKİ popüler mekanlar, hatta Milliyet Gazetesi... Tekmili birden polisiye yazarı Gerard de Villers'ın Fransa'da gündeme oturan son kitabında...
MİNE G. KIRIKKANAT Paris
O bir 'pornografik polisiye' yazarı... Adı Gerard de Villiers... Abdullah Öcalan'ın yakalanışından yalnızca 15 gün sonra yayınladığı 'SAS PKK'ya karşı' adlı romanında, Öcalan'ın Yunanistan'a kimler tarafından getirilip nerede saklandığını dünya ve Türk basınından önce açıkladı. Apo'nun Kenya'dan kaçırılış sürecini ancak gizli servislerin bilebileceği ayrıntılarla doğru olarak yansıttı. Ve şimdi, Gerard de Villiers, 'Papa'yı öldürün!' başlıklı son romanındaki kahramanlarını Susurluk sanıklarından seçti. Kitapta bazı Susurlukçular'ın zamanında Papa suikastına karışmış MİT'çi MHP'lilerden oluştuğunu iddia edildi.
Milliyet'e gelirken öldürülüyor
Roman, Türkiye'de yolsuzluk yaptığı için hakkında soruşturma açılan bir MİT albayının Amerika'ya sığınması ve CIA merkezi Langley'e 'önemli bilgiler' vermeye giderken 2 Türk mafya tetikçisi tarafından öldürülmesiyle başlıyor. Villiers'nin SAS komandosu Malko Linge ile Türk hizmetkarı, CIA tarafından Amerikalılar'a bilgi satmaya gelen MİT albayının niçin öldürüldüğünü araştırmak üzere Türkiye'ye geliyor.
Söz konusu cinayet romanda, MİT tarafından Abuzer Uğurlu'ya ısmarlanıyor ve Ömer Bağcı aracı olarak kullanılılıyor. MİT'in MHP'li kanadı, CIA'nın eski defterleri karıştırmasını, Papa suikastını ve Mehmet Ali Ağca'nın hapisaneden kaçırılmasını irdelemesi engellemeye çalışıyor. Önce Ömer Bağcı'yı ortadan kaldırıyor ve ardından, Milliyet gazetesine ihbar yapmaya giden kızkardeşini gazeteye varamadan öldürüyor. MİT'in üst görevlisi olarak tanıtılan Sadun Demirsoy'un emriyle Abuzer Uğurlu ile metresi Nilüfer, Bulgaristan'a kaçarken E5 karayolu üzerinde kaza süsü verilen bir suikastta temizleniyor. Ancak MİT, Abuzer Uğurlu'nun öldürüleceği yola çıkmadan önce kendisine Mehmet Eymür adına düzenlenmiş 'hakiki' bir pasaport da veriyor.
Laila, Havana ve Papermoon...
Romanda, telefon numarasına kadar verilen Laila, Havana gece kulüpleri ve Papermoon, bozkurt mafyası ve MİT'çilerin sık sık gittikleri mekanlar...
Yazar, MİT'in baş müsteşarı Şenkal Atasagun'un örgütü mafyadan temizlemeye ve seffaflaştırmaya çalıştıran demokrat kişiliğin altını çiziyor. Ancak baş müsteşarın, MİT'in 1970'li yıllardan beri tetikçi olarak kullandığı MHP'lilerden temizleyemediğini ileri sürüyor.
Kara para trafiği
Bülent Ecevit hükümetinin de CIA'nın eski defterleri karıştırmasından hazzetmediğini iddia eden romanda, halen MİT'çilerin eski tetikçileri MİT'çileri temizlediği belirtiliyor. Romanda Bozkurt mafyasının MİT tarafından önce solculara, ardından PKK'ye karşı kullanıldığı, PKK'nın eroin ve silah kaçakçılığını ele geçirerek devlete kara para akışı sağladığı iddiaları da var.
Porno polisiye yazar Gerard de Villiers, gerçek istihbarat kullandığı romanlarıyla ünlü... İsviçre'de bunker gibi korunan bir malikanede yaşıyan yazar, Fransız liberal parti başkanı Philippe de Villiers'nin de kardeşi.
ÇOK İNCE BİR AYRINTI
Kitapta kafa tokuşturma bile var!
Ergin kardeşlerin Çakıcı ile dalaşı, Kartal Özel Cezaevi'ni şenlendiren mafyacılar, MHP'lilerin kafa tokuşturarak selamlaşmaları, MİT'in eski tetikçisi Oral Çelik'in artık devlet tarafından korunan bir iş adamı olduğu ve kara paraların Tansu Çiller zamanında kapatılan kumarhanelerde aklandığı gibi ayrıntılara yer veriliyor.
Ağca ile Çatlı
Milliyet Gazetesi başyazarı Abdi İpekçi'yi öldüren Mehmet Ali Ağca'nın MHP'li MİT'çiler tarafından hapisten kaçırılıp Bulgaristan'a gönderildiği ileri sürülüyor.
Mehmet Ali Ağca'nın Abdullah Çatlı ile ilişkisinin de irdelendiği romanda; MHP'li MİT mafyasının Bulgaristan gizli servisleri ile KİNTEX şirketi üzerinden eroin ve silah kaçakçılığı işbirliği yaptığı belirtiliyor.
KGB işin içinde
Papa suikastındaki Bulgar parmağının, aslında Rus KGB emriyle düzenlendiği ve Ağca'nın MİT için tetikçilik yaptığını sanırken KGB tarafından yönlendirildiği iddia ediliyor.