"Yatırımcıya özel fon..." Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Doğan Cansızlar açıklamış:
"Yatırımcıları Koruma Fonu’nun kapsam tarihinden önce zarar gören yatırımcıların mağduriyetini gidermek amacıyla özel fon kuruluyor."
Günaydın!
Sonunda uyanabildiniz...
Niyet iyi.
Ama biraz geç kalınmadı mı?
Üstelik bu "özel fon" 18 Aralık 1999’dan itibaren yürürlüğe giren "Yatırımcıyı Koruma Fonu" kapsamı dışında kalan mağduriyeti gidermek için hazırlanıyor.
"Maraton koşucuları"
Hatırlatmak isteriz:
1994 krizi borsa yatırımcısını aracı kurum riskiyle tanıştırmıştı. 16 aracı kurumun yetki belgeleri iptal edilmiş ya da iflası istenmişti. Toplam 26 bin kişi 7 yıldır uğraşıyordu. Yatırımcı sayısı az olunca kamuoyu yaratma gücü de olmuyor. O yüzden 26 bin yatırımcı tam yedi yıldır sanki maraton koşucusu oldu. Hiç durmadan koştu. Oradan oraya sürüklendi.
Oysa burası hukuk devleti. Ve yatırım ciddi iş. Dişinizden, tırnağınızdan artırın, sonra da yaptığınız yatırımı birilerine kaptırın!
Olmaz...
Şükürler olsun ki 26 bin yatırımcının mağduriyetine bunca yıldan sonra bir çözüm bulma yolu açılıyor.
"Küskünler ordusu"
Bunu önemsiyoruz. Ama bugün gelinen noktada, 250 bin yatırımcı mağdur. 25 şirketin işlem sırası kapalı ve küskünler ordusunun sayısı azımsanmayacak noktaya gelmiş.
İşte bu noktada çok daha hızlı davranılması, acil kararlan alınması gerekiyor. Çünkü sistem riski büyüyor.
Diyecekler ki:
"Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’na bağlı Tasarruf Sigorta Fonu, Bankalar Kanunu’na göre bankalara el koydu. Halka açık bankaların küçük ortaklarını unuttu. Biz ne yapabiliriz?"
Haklısınız. Ama sermaye piyasasının düzenleme ve denetleme yapmakla yükümlü en tepe kurumu SPK’ya söyleyeceğimiz söz çok açık:
"Çözüm üretmekle yükümlüsünüz." O yüzden SPK’nın "ne yapabiliriz" savunmasına geçiş hakkı olamaz.
Biliyorsunuz ki; 36 bin yatırımcı, üç bankaya el konulmasından dolayı mağdur. Ama ya işlem sıraları kapatılan diğer şirketler? Elindeki hissesi pula dönmüş 200 bin yatırımcı? Suçları sermaye piyasasına inanmak ve güvenmek mi?
"Azınlık hakları"
Buna da bir çözüm yolunun bulunması gerekiyor.
Sermaye piyasası küskünlerle değil, şirkete ortak olma bilinciyle büyüyecek...
Ancak işin kolay olmadığının da farkındayız. Mağdurlar hak aramaktan bıkmayacak.
Türk Ticaret Kanunu, küçük yatırımcının yönetimde temsil hakkı sorunu gündeme gelecek, halka açık şirketlerle ilgili hukuki altyapı düzenlemeleri yapılacak. Azınlık haklarıyla ilgili düzenlemeler bitecek. Herkes derin bir nefes alacak.