Teşekkürler Türk Eğitim Gönüllüleri Vakfı. Teşekkürler NTV'deki 23 saatlik yayına beni davet ederek toplanan bağışta küçücük de olsa katkım olmasını sağlayan dostlar...
Eğer NTV'de stüdyoya girmek için beklerken Gülriz Sururi ile yapılan telefon bağlantısını dinlemeseydim, ben de kendi bağışımı sessiz sedasız yapmayı tercih ederdim herhalde. Sururi dedi ki:
"Devlet Bakanı Kemal Derviş'in dünkü yayınınıza telefonla katılarak 10 çocuğa sahip çıkması, beni de özendirdi. Tabii ki bağışımı kredi kartı numaramı vererek sessiz sedasız yaptırabilirdim. Ancak ben de başkalarını özendirmek istedim..." (Aslında Gülriz Hanım daha zarif kelimelerle ifade etti. Ama söylediklerinin özü bu.)
Ben de aynı nedenle sadece 25 milyon lira ödeyerek 1 çocuğu kurtarabildiğimiz bu maliyeti çok düşük, getirisi müthiş yüksek kampanyaya 10 çocukla katıldığımı bu köşeden ilan ediyorum.
Bu paralarla Anadolu'nun en ücra köşelerindeki öğrencilere bilgisayar, İngilizce öğretiyorlar. 2008 Olimpiyatları'na sporcu adayları hazırlıyorlar. Diyarbakır'ın Kulp ilçesi gibi bugüne dek ÖSYM sınavlarını tek bir gencin bile kazanamadığı bir ilçede, bir yılda 15 gencin birden üniversiteye girebilmesini sağlamışlar. (Sadece o yöredeki birimlerine üniversiteye hazırlık disketleri göndermek suretiyle)
Benim tahminim, derin ekonomik krize rağmen Türkiye'de en az 10 milyon kişinin cebinde, rahatlıkla ödeyebileceği bir 25 milyon lira vardır. Lütfen beni mahcup etmeyin. Üstelik 10 çocuğa sahip çıkana da yanda gördüğümüz dünya güzeli bir resim armağan ediyorlar.
Hortum paralarıyla 500 milyon çocuğu kurtarabilirmişiz
Aylardır kilitlenen piyasalarımız...
Giderek derinleşen ekonomik krizimiz...
İçimizi karartan siyasilerimiz...
İşten çıkartılan eşimiz - dostumuz...
İflas eden firmalarımız...
Ekonomimizin küçülmesine rağmen peşpeşe gelen zamlar...
Ve işsiz - aşsız yığınların sayıları arttıkça yaklaşan sosyal patlama tehlikesi...
Umutsuz görünen bu boğucu ve karanlık ortamda Türk Eğitim Gönüllüleri çıkıyor ortaya ve 25 milyon lira verirseniz 1 çocuğu kurtarırsınız diyerek bizlere umut veriyor, içimizi ısıtıyor. Rahat bir nefes alıyoruz.
Onlara ne kadar teşekkür etsek azdır. Bize tutunabileceğimiz bir dal uzattıkları için...
"Ülkenin tam da bu denli derin bir ekonomik kriz içinde olduğu günlerde doğru mu yaptık?" diye bir tereddütleri varsa, cevabım "Kesinlikle evet"tir. Güvenimizi tamamen yitirdiğimiz hükümete karşı, güvendiğimiz bir sivil toplum kuruluşunun etrafında kenetlenebilmemiz açısından daha doğru bir zamanlama olamazdı. Eğer biz bu kampanyaya süratle sahip çıkarsak, koltuğunu korumaktan başka bir şey düşünmeyen hükümetimizi bile hizaya getirebiliriz. Dayanışmanın gücüyle ürtütebiliriz onları belki.
Hedefleri 1 milyon çocukmuş. Bunun için gerekli para da 71.6 milyon dolarmış! Rakamın mütevaziliğine bakar mısınız?
Bu ülkede banka batıran, 1 milyar dolardan aşağısına para demezken ve bizlerin alın teriyle kazanıp ödediğimiz vergiler, Cumhurbaşkanları ve başbakanlık yapmış siyasilerimiz, yeğenleri, manevi evlatları, kuzenleri ve kardeşleriyle banka hortumlasın diye çarçur edilirken, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı bize, ülkemizin geleceği kurtarabilmenin yolunu açıyor. Biz zavallı Türk vergi mükellefleri, devlete ödediğimiz vergilerin 10 milyar dolarını Fon'a devredilen batık bankalara, 20 - 25 milyar doları siyasilerin kasası haline getirilmiş 2 kamu bankasının (Ziraat ve Halk) görev zararı adı altındaki hovardalıklarına kaptırmışız.
Oysa o vergilerimizle değil 1 milyon çocuk, tüm Türkiye'nin çocuklarına Türk Eğitim Gönüllüleri aracılığıyla sorgulayıcı eğitimi götürebilir, hatta Irak'tan Suriye'ye Yunanistan'dan Rusya'ya komşu ülkelerin çocuklarına bile kol kanat gerebilirmişiz.
Şaka etmiyorum! Son 7 - 8 yılda ödediğimiz vergilerin 35 milyarı hortumlandı. Türk Eğitim Gönüllüleri'nin 71.6 milyon dolar olarak hesapladığı rakamı yuvarlayıp 70 milyon dolar dersek... Eğer 70 milyon dolarla tam 1 milyon çocuk kurtulabiliyorsa, 7 milyar dolarla 100 milyon çocuk, 35 milyar dolarla 500 milyon çocuk kurtulabilirdi.
Son 10 yılda Türkiye'yi yönetenlerin ülkemizin geleceğine verdikleri zararın boyutlarını idrak edebilmemiz açısından çok çarpıcı bir rakam.