Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz pek bir milliyetçidir, törecidir. Son Türk devletine toz kondurmaz!
Öksüz, geçen sene kasım ayında Hopa yakınlarındaki Kemalpaşa Balıkçı Barınağı’nın açılışını yapmaya gitti. "Buraya kadar geldik, şu Sarp sınır kapısını da bir görelim" dedi.
Vali Bey öne düştü, sınıra geldiler. Ama Öksüz bu, "Gürcistan tarafına geçeceğim!" diye tutturdu.
Karşı tarafa haber uçuruldu; Gürcü Gümrük Müdürü yana yıkıla geldi. Kolay mı, koskoca Türkiye’nin bir koskoca bakanı, gümrüğünü ziyarete gelmiş!
Öksüz VİP’e buyur edildi; başladı atıp tutmaya: Efendim Türk - Gürcü ilişkileri tarihe dayanır; yok efendim Türkiye bu dost ve kardeş ülkeye önemli yatırımlar planlamaktadır...
Gürcü Müdür bir de köpüklü şarap patlattı!
Yani Bakan Öksüz’ün, Gürcistan’ın Sarp Gümrüğü’ne yaptığı bu tarihî gezi başarıyla sonuçlandı. Şimdi, Gümrük Müdürü’nü Ankara’ya bekliyoruz...
Diplomaside "mütekabiliyet" diye, olmazsa olmaz bir kural vardır.
Öz türkçesi: herkes dengi dengine.
GÖZLÜKLÜ MARTI’dan
* Hasta Cimbomlu olduğumu bildiğinden, damarıma basmak için soruyor: "Hagi’nin Romanya’da oynanan jübilesini seyredemedim. Hagi maçın sonuna kadar oynadı mı, yoksa futbol kariyerini -âdeti olduğu üzere- kırmızı kartla mı noktaladı?"
* Gazetelerde fotoğrafları çıktı, hani mini etekli Avrupalı parlamenter kadına bakmayacağım diye boynu tutulan Fazilet Partililer... Dalamanlı bir bakkal, mini şortlu, bikinili, açık saçık turist kızları göstererek sormuş: "Beyim, biz cennetlik olacağız diye bunlara bakmıyoruz, başımızı çeviriyoruz. Ya Cennet yoksa?.. Bunlara bakmayıp, kendimizi yeryüzü cennetinden de mahrum ediyoruz!.."
TTK’nın çıtası nasıl yükselir?
Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencisi Gürbüz Beydiz anlatıyor:
İkinci sınıftayken, Türk Tarih Kurumu’nun kütüphanesine gittim. "Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencileri girebilir; sana izin yok" dediler.
Mevzuat deyip sineye çektim. Üçüncü sınıfta ihtiyaç olmadı, ama bu sene tez konuma hazırlık yapmak için, TTK’nın kütüphanesine tekrar gittik.
Daha önce kapıdan çevrildim ya, bu sefer bütün fiyakamla 4. sınıf öğrenci kimliğimi görevliye uzattım. Cevap: "Kütüphaneye sadece doktora öğrencileri girebilir".
Gürbüz dertlenmiş: "Berrin Abla, benim sınıfım yükseldikçe, Türk Tarih Kurumu da çıtayı yükseltiyor. Galiba hiç yakalayamayacağım..."
TTK kütüphanesinden, son tadilattan beri, sadece doktora yapanlar ve öğretim üyeleri faydalanabiliyor. Gerekçe: biz ihtisas kütüphanesiyiz; elimizdeki eserler öğrencilere hitap etmiyor.
Öğrenciler kalabalık ediyor zahir!
Sahibi keramet şifasaz Sezen
Meclisinde hiç bulunmadım bugüne kadar. Ama müritleri, yüksekçe bir yerde oturup, adalet dağıttığını söylerler. Gazetelerde okuduğuma göre, mucizeler de yaratıyormuş artık. Hazırladığı şifalı otlar, kanser tedavisi gören Ferdi Özbeğen’e iyi gelmiş.
Postnişin, keramet göstermeye de başladı demektir... Beni de aramaz oldu, dünya tatlısı Sezen Aksu!