Cumhur Ersümer, kabinede görev yapmasa, "Beyaz Enerji" davasında sanık olarak yargılanacaktı.
Anayasa'nın 100'üncü maddesi, bakanlar hakkındaki soruşturma yetkisini Meclis'e bırakarak "yargılama yeri" olarak Anayasa Mahkemesi'ni (Yüce Divan) gösterdiği için Ersümer "milletvekili dokunulmazlığı"nı da aşan çifte zırhla korunuyor.
Siyaseten ise ANAP içindeki konumu Mesut Yılmaz'a olan yakınlığı, Ersümer üzerindeki "istifa" baskısını - kendisi istese bile - yerine getirmesine şimdilik engel gözüküyor.
Beyhan Aslan'ın Yılmaz'ın konutunda yapılan toplantıdan ayrılırken verdiği "Her şeye rağmen Bakanımıza sahip çıkıyoruz" demeci ANAP'ın tutumunu netleştiriyordu. ANAP lideri, Ersümer'i de yanına alarak gittiği Başbakanlık'ta Ecevit'i iknaya çalışırken, MHP'nin iddianameyi "istifa" için yeterli gördüğü konuşuluyordu.
İstifa ya da Yüce Divan...
Ecevit ve Bahçeli'nin ANAP'lı bakanı kurtarması bu defa kolay olmayacak. Normal şartlarda iddianame açıklanırken "suçlanan bakan"la ilgili fezlekenin Adalet Bakanlığı'na iletilmesi ve dosyanın oradan Başbakanlığa gönderilmesi gerekiyordu. Fezleke nihayet "usul"e ilişkin bir yol ve savcılar, bırakın yolsuzluk, usulsüzlük gibi akçalı konuları, seçim kampanyalarında "gün batımında konuşma yapan" milletvekilleri hakkında bile dokunulmazlık kaldırılması istemiyle "fezleke" yazabiliyorlar.
Ersümer'le ilgili duraksama Başbakanlık'tan kaynaklanıyor olmasın? Savcı Şalk'ın "görevini aştığı" gerekçesiyle soruşturmaya uğradığı unutulmadı. Jandarmanın başlattığı operasyonun Genelkurmay Başkanı'nın "hortumcular"dan yakındığı MGK toplantısıyla eşzamanlı sona erdirilmesi ve "Belki davayı açmayabiliriz" diyen Başsavcı Cevdet Volkan'ın da katılımıyla davanın duyurulması gözlerden kaçmadı.
Keşke Ersümer, jandarma ihbarından önce müfettiş raporlarına dayanarak bürokratları kendisi görevden alabilseydi. Gücü yetmiyorsa, o zaman istifa etseydi.
Şimdi çok geç! Kamu vicdanından yükselen "istifa" baskısıyla görevinden ayrılsa bile Yüce Divan'dan kendini kurtaramaz. TÜSİAD bile çekilmesini istiyor. Bakana sahip çıkmanın yolu, gerçekten aklanması için yargıya başvurmaktan geçer.
Çünkü bu ülkede "her şeye rağmen" adalet duygusu ağır basıyor. Siyasi iktidar, örtbas etmeye çalışsa da, Egebank, Etibank'tan sonra "Beyaz Enerji" dosyası da açıldı.
Ahmet Necdet Sezer'in Çankaya'ya çıkmasıyla başlayan süreç "temiz toplum"un önünü açtı. Bu dalgaya karşı konulamaz!