"Bankalar Kanunu ve Telekom Yasası..." Derviş programının olmazsa olmaz koşulu... Eh, "15 günde 15 yasa" denildi ya herkes işbaşında! Fakat konu "Türk Telekom"a gelince renk değiştiriyor. Piyasalar da dalgalandıkça dalgalanıyor. Konu hassas... Her neyse dün Başbakanlık'ta trafik yoğundu. Derviş her iki yasa tasarısıyla ilgili olarak hiç vakit kaybetmedi. Hemen görüşmelere başladı. Eğer bir aksilik olmazsa önümüzdeki hafta "Bankalar Kanunu"nda değişiklik öngören tasarı, Bütçe - Plan Komisyonu'na gelecek. Söz vekillere düşecek. Hoş, Bankalar Birliği'nin tasarıya itirazı vardı. Taslak üzerindeki çalışmaların bittiği haberi geldi ama tasarıya itirazı olan kurumlar sadece bankalar değil ki? SPK'nın da görüşü önemli. Çünkü banka borsazedelerinin sabırları tükenmek üzere. Onlar bitti. Yeni tasarıda onları hem BDDK, hem ilgili bakanlık unuttu gitti.
Borsaya Derviş morali
Derviş konuştu mu morali düzelen borsanın bu özel sorununa da Devlet Bakanı Kemal Derviş'in el atması gerekmiyor mu? Elbette gerekiyor.
Önemli olan yanlışı düzeltmek. Güven sağlamak...
Şu ana kadar bu yanlışlığın düzeltilmesi konusunda kimsenin çaba harcadığını göremedik. 36 bin kişi ve 70 trilyon lira. Sayı, cazip değil galiba...
Oysa yapılacak iş belli. Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesine eklenecek bir fıkra ve geçici madde ile iş kolayca halledilebilir.
Ancak bir başka konu var ki o da üzerinde düşünülmesini gerektiriyor. Bize göre başlı başına incelenmesi gerekiyor.
Para meselesi...
Herkesin gözü İMKB'de ya biz birden rahmetli Turgut Özal'ın dönemini hatırlayıverdik.
Kaynak yaratmak için yaratılan fonlar meselesi.
Biliyorsunuz ama bir kez daha hatırlatalım.
Bu ülkede fonlardan sonra kurullar dönemi başladı ya...
Önce Rekabet Kurumu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu vs.
Borsanın parasına göz dikildi
Uzatmayalım, Rekabet Kurumu, her şirketin sermaye artırımından hala belli bir pay alıyor.
Niçin yazıyoruz?
Yerel Yönetimler Yasa tasarısı deniliyor. Konu dönüp dolaşıp borsaya dayanıyor. Gerçi bu tasarının geçmişinden bugüne izlediği yola "yılan hikayesi" demek yanlış olmaz.
Fakat kaygımız şu: Yerel yönetimlere kaynak yaratmak için acaba yine borsanın parasına mı göz dikildi?
Borsa, astronomik bir rakamı eğitim için bağışladı ya, "Aaaaa burada ne çok da para varmış" misali gözler borsaya çevrildi. Doğrusu eğrisi neyse meseleyi biz de öğrenmeye çalışıyoruz.
İMKB'nin parası var mı, yok mu? Soran yok. Paraya sıkışan borsaya ulaşıyor. Ama bizim görüşümüze göre, İMKB'nin kaynaklarını yine İMKB kullanmalı. Ve birileri de daha cesur davranıp sesini yükseltmeli.
Çünkü bu borsanın derdi kendisine yetiyor da artıyor. Çünkü 230 bin kişi mağdur, sürekli haber bekliyor.