04 Mayıs 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Dış yardım faize gidecek

     Ülkenin bir yılda tüketim ve yatırım toplamı, o yılın gelirini aşar ise, finansman açığı ortaya çıkar. Ülke dış kaynak (dış tasarruf / dış kredi) kullanmaya mecbur kalır.
     Bazı dönemlerde finansman açığı ülke fazla yatırım yaptığı için, daha hızlı kalkınmak istediği için ortaya çıkar. Bu sağlıklı bir durumdur. Böyle durumlarda dış kaynak (dış kredi) bulmak kolaydır. Çünkü krediyi verecek olan bilir ki, ülke yatırımını, üretimini artırarak borcunu ve faizini kolaylıkla ödeyecektir.
     
Tüketim için dış kredi alınmaz
     Fakat bazı dönemlerde de ülke, kazandığından daha iyi yaşamak arayışında, gelirinin üzerinde tüketir. Ülkenin gelirinden fazla tüketmesi demek memuruna, işçisine, gelirinden fazla ödeme yapması, devletin para musluklarını açması, halkın ucuz döviz ve ucuz faiz teşviki ile mala hücum etmesi demektir.
     Çok tüketen kamu kesimi olsun, özel kesim olsun, gelir ile harcama farkını (finansman açığını) kapatmak için borçlanmak zorunda kalır. Önce içeriden, sonra dışarıdan borçlanır.
     Eğer tüketimi kısamaz veya geliri (üretimi) artıramaz ise, açık giderek büyür. Faiz yükü giderek büyür. Bu defa, kamu kesiminin ve özel kesimin harcanabilir gelirinin daha büyük kısmı faize gider. Faize giden para arttıkça, önce yatırımlar kısılır. Sonra tüketim zorlanır. Tüketimi fazla zorlamamak isteyen kamu kesimi borçlanmayı sürdürdükçe borç ve faiz yükü içinden çıkılamaz duruma gelir.
     
Türkiye faiz için dış borç arıyor
     Türkiye’de milli gelir 100 ise bunun 93’ünü özel kesim, 7’sini kamu kesimi "harcanabilir gelir" olarak paylaşır.
     Kamu kesimi 7 birimlik milli gelir payına karşılık 14 birim tüketim yapar. 6 birim yatırım yapar. Bu durumda 13 birimlik bir "kamu tasarruf açığı" ortaya çıkar. Özel kesim 93 birimlik milli gelirin 70 birimini tüketir. 18 birimi ile yatırım yapar. 5 birimlik özel tasarrufu da faiz karşılığı kamu kesimine borç verir.
     Özel sektörün verdiği 5 birimlik tasarruf kamu kesiminin 13 birimlik tasarruf açığını kapatamadığından, dışarıdan yardım arayışına girilir. Dış kredi bulunur. Milli gelir 100 iken 8 birim dış kredi kullanıldığında, bu 8 birim dış kaynak, özel kesimin 5 birimlik tasarrufuna eklenerek "kamu kesiminin tasarruf açığı" kapatılır.
     Türkiye 8 birimlik dış kredi bulamaz ise, kamunun finansman açığını kapatmak için, özel tasarruflara yüklenmek gerekir. Özel tasarruf ise ancak özel tüketim veya özel yatırım kısılarak artırılabilir. Tüketimi kısmak durgunluktur. Yatırımı kısmak, üretim gerilemesidir.
     Bu tabloda bulunacak ve gelecek dış kaynak (dış tasarruf / dış kredi / yardım) sadece ve sadece kamunun tasarruf açığını kapatmada kullanılacaktır. Özel kesimin daha fazla zorlanmamasını sağlayacaktır. Çünkü bu dış kaynak gelmez ise, özel sektör tüketimi ve yatırımı daha da kısarak kamuya kaynak aktarmak ve kamunun açığını kapatmak zorunda kalacaktır. Şimdilik iç ve dış kaynaktan faiz açığını kapatılıyor. Yatırıma, üretime gidecek para yok.
     
     guras@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
İki konu

Melih AŞIK
Mavi bulutlar...

Fikret BİLA
Yılmaz-Jandarma tartışması

Berrin Cankat
Demohraaatik Türkiyyeee

Hasan CEMAL
Kabahat kimde Sayın Yılmaz?..

Güneri CIVAOĞLU
"B" planı

Abbas GÜÇLÜ
Ormancı duyarlılığı

Sami KOHEN
Nasıl bir "kalkan"?

Meliha OKUR
Paranın adresi

Tuncay Özkan
Telekom Teletaş'a benzerse

Hasan PULUR
TRT, Tibuk esprisi ve gazeteciler...

Derya SAZAK
Derviş ve sol muhalefet

Meral TAMER
Cep'te pazar da, zarar da artıyor

Tamer HEPER
Tespit davası açacaksınız

Güngör URAS
Dış yardım faize gidecek

Serpil YILMAZ
Bu da MHP’nin Botaş’ı

© 2001 Milliyet