
|


30 dolarlık ‘guru’
Hintli ‘gurumuz’ Usha Bal Achandra ağaç olup toprağa kök verdiğimizi hayal etmemizi istedi; öyle gibi yaptık ama değişen hiçbir şey olmadı!
AYŞEGÜL SÖNMEZ İstanbul
Beş farklı meslekten beş farklı kadın. İstanbul Nişantaşı’nda bir çatı katında halıların üzerinde oturuyoruz. Tanrıların sigara içmemize izin vermediği bir ev burası. Gurumuz Hintli Usha Bal Achandra, saçlarını tek bir tarafta topladığı gibi güven veren ses tonu ve Gandhi aksanıyla İngilizce olacak şöyle diyor:
Neler değişecek?
"Reiki öğrenmek isteyenler, soruyorlar: ‘Bundan sonra her şey değişecek; değil mi?’ Belki sizler de böyle düşünüyorsunuz. Hayır. Reiki’den sonra hayatınızda hiçbir şey değişmeyecek. Siz değişeceksiniz. Kocanız aynı koca, sevgiliniz aynı sevgili, kayınvalideniz aynı kayınvalide olmaya devam edecek."
Bunun üzerine ünlü bir masöz olan G. soruyor: Geldiğiniz yerde kocanızı seçme hakkınız var mı? Usha, yanıt veriyor: Hayır. Ailelerimiz bakıyor o işlere. Bize, onların seçtikleriyle evlenmek ve aile kurmak düşüyor."
Biz kendi seçtiğimiz eşlerimizle ya da erkek arkadaşlarımızla vakit geçiren şehirliler ise Usha’dan adeta bizi kurtarmasını bekliyoruz.
7 çakrayla şakraklık
İki saat boyunca Reiki’nin ne olup ne olmadığını anlıyoruz. Reiki, Japonca, evrensel hayat enerjisi demek. Din değil, sadece bir öğreti. Japonya’da nedense bir Budist tarafından değil de, bir Hıristiyan tarafından keşfedilmiş. Tam bir potpuri. İçinde Uzakdoğulu her şeyden biraz ve Hıristiyanlık da var. Özeti şu, bizler vücudumuzda yedi tane enerji merkezine yani "çakra"lara sahibiz. Her birinin yeri ve renkleri farklı. İyi çalışmazlarsa kendimizi ruhsal ve bedensel olarak kötü hissediyoruz.
Usha, Reiki’yi öğrenen ve düzenli yapan bir insanın nezle olamayacağını, sokakta kanama geçiren bir ağır yaralının kanını bile durdurabileceğini, hatta kendisinin kimi zaman bozulan fotoğraf makinesini bile bu yöntemle iyileştirdiğini söyledi ki... Bu, odadaki herkesi çok mutlu etti. Çocuklar gibi şen yaptı, sıra çakraları açarak şakrak olmaya geldi.
Seans bittiğinde acıkmıştık Yere iskemleler kondu. Her birimiz yerimizi aldık ve gözlerimizi kapatıp Usha’nın sesine kendimizi bıraktık. Önce sahilde yürümemizi, sonra ağaç olduğumuzu ve toprağa kök verdiğimizi hayal etmemizi istedi.
Ağaç olup iyice kök saldıktan sonra kıskançlık, hırs ve kötü düşüncelerimizi bu ağacın kökleri aracılığıyla toprağa bırakmamızı tembihledi. "Öyle gibi" de yaptık. Her birimizin ellerimizi okşayan ve avuç içlerimize üfleyen Usha, gözlerimizi açmamızı söylediğinde değişen hiçbir şey yoktu. Fakat kimimizin canı nikotin kimimizin canı yemek çekiyordu. Bu hipnozvari seans hepimizi etkilemişti, işte bu açıktı. Usha, artık bizim de açık çakralarımızla insanlara ve en önce kendimize yardım edebileceğimizi söyledi. Usha’nın dediği gibi, gerçekten değişen hiçbir şey yoktu ama hiç tanımadığınız insanlarla bir odada saatler geçirip belki de bir daha hiç görmeyeceğiniz bir Hintli kadının hayatınızı değiştireceğini düşünmek, değiştiğimizin bir göstergesi değil miydi? Bunun da bedeli tam 30 dolardı. Fiyata bereket kâğıtları dahil değildi.
GÜNCEL


KÖLE gemisi Marmara’da
Turist kilise istiyor
Çağlar’ın ev eşyalarına haciz yolu
30 dolarlık ‘guru’
Moda’ya 15 yıl sonra vapur
Cezaevindeki bankacılar maçı izleyemeyecek!
Şenlik değil eziyet...
Nuriş’in ‘Filistin askısı’ bile vardı
Liposuction lüks mü?(*)
Trilyonluk eroin zulası
‘Deniz, Hüseyin ve Yusuf’ kampanyası
Loto’da milyarlar Geyve’ye
SAYFA BAŞI

|
|

|