
|


Bu oyun manşet olur
Radikal, Posta ve Fanatik gazeteleri çalışanları bir tiyatro oyunu sahnelemeye hazırlanıyor. Ünlü gazeteciler de rol alanlar arasında...
AYŞEGÜL SÖNMEZ
Simge Yayın Grubu iftiharla sunar! Francis Weber’in Salaklar Sofrası ve Haluk Şahin’in "Bu Oyun Oynansın mı, Oynanmasın mı" adlı tiyatro oyunuyla tüm Simge Yayın grubu aktrisliğe ve aktörlüğe soyundu. Gazetecilerden oluşan dev kadro Haluk Şahin’in 10 dakikalık tiyatro oyununda sahneye adım atacak. Daha sonra yerlerini reklamcılarından oluşan bir grup yeni tiyatrocuya bırakacaklar.
İyi oynadın mı adamı kaparlar
Gökhan İçöz (Yönetmen) Gökhan İçöz tiyatrocu. Kendi tabiriyle "Yıldız Kentervatuarödan. Birkaç yıldır profesyonel iletişim seminerleri veriyor. Bir bilgisayar şirketinde danışmanlık yaparken aklına bu şirketin elemanlarına tiyatro yaptırmak geliyor. Ve hemen kolları sıvıyor. Amatör tiyatrocu, bilgisayarcı personele Çehov oynatıyor:
Türkiye’de böyle bir şey ilk kez yapılıyor. Borusan Oda Orkestrası falan var ama tiyatro yapan yok. Tiyatronunu iletişime katkısı büyük. Benimle birlikte şirketler artık uyandı. Bir şirket elemanı için tiyatro her şeyden önce onun zamanlama beceresini artırır; eleman zaman yönetimini, ekip çalışmasını öğrenir. Bunun için dağlarda trekking yapmaya gerek yok. Haluk Şahin’in üç oyun yazmış olduğunu bilmiyordum. Zaten kendi hayatlarında yaratıcı olan gazetecilerin bu yaratıcılıklarını sahneye taşımaları kadar güzel bir şey yok. Sevdiğim ve takip ettiğim yazarlarla çalışmak beni paniğe sokmadı. Bilakis çok keyif aldım. Bundan sonra ne olur? İnsana kendini kaybettirir. Türkiye’de iyi oynadın mı, kaparlar adamı.
Herkesin eline sağlık
Tuncay Özkan (Milliyet Gazetesi köşe yazarı) Rolünü haftalar öncesinden ezberleyen ve aynanın karşısına ne zaman geçse prova yapan Tuncay Özkan "Çok iyi düşünmüşler" diyor.
Çok heyecanlıyım. Lise ve üniversite yıllarımda amatör çocuk tiyatrosu yaptım. Tiyatroya uzak değilim. Ama sahneye adım atmayalı yıllar oldu. Bizim oynadığımız bölüm, oyunun başında küçük bir lezzet. Bizlerin oyuncu olması da işin hoş, lezzet artırıcı tarafı. Haluk Şahin’in metnini de çok beğendim. Eline sağlık. Türkiye’de çoğunluk bizim asık suratlı, kendi yaşam kavgamızdan kesitler içeren yüzümüzü biliyor. Bu tip projeler bu kavga içindeki hoş duraklar. Olayı renklendiren, zevklendiren şeyler. Viki Habif çok iyi düşünmüş."
Heyecanım sonsuz
Mine Kırıkkanat (Radikal Gazetesi ve Milliyet Pazar köşe yazarı) "Kariyerimi artist olarak kapatmak istiyorum. Tüm tekliflere açığım" diyen Kırıkkanat "Nefis bir proje bu" diye konuşuyor. Bu olay Türk basınının son on yıldır yaptığı en güzel gazetecilik örneği. Kendisiyle dalga geçebilen bir basın. Belki de basın olarak en doğru yorumladığımız gerçek, bu oyun oldu. Çok güzel. Sonsuz heyecanlıyım. Kısa ve öz bir rolüm var, tıpkı kendim gibi. Hayatımda ilk kez sahne sanatçısı olma olanağını ele geçirmiş bulunuyorum. Üstelik çok sevdiğim bir rolü, yaptığımız meslekteki gerçek rolümü oynayacağım. En son lisede, bundan tam 31 sene önce Moliere’in oyununda kurnaz, zeki ve üçkağıtçı uşak rolünü oynamıştım. Önemli olan şu ki eskiden kurnazdım, şimdi salağı oynuyorum. Yani eski kurnazlar yeni aptallar mı oldular acaba? Son yıllarda oyuncu olma gibi bir isteğim var. Fransız yönetmen arkadaşlarıma da söyledim. Bana bir rol teklif etmelerini bekliyorum. Kariyerimi "artizzz" olarak kapatmak istiyorum.
İşimi bile bırakabilirim
Tekin Kurdoğlu (Posta Gazetesi Reklam Müdürü) Kurdoğlu "Salaklar Sofrası"ndaki salağı oynuyor: "Eğer başarılı olursam ve işim ve tiyatro arasında bir seçim yapmam gerekirse tiyatroyu seçerim" diyor. "Şu hayatımda farklı bir şeyler yapsam" diyordum. 33 yaşındayım, çok dürüst olmam gerekirse, bir 33 yıl daha yaşayamama ihtimalim var. Eğer ciddi bir teklif olursa, reklamcılık işimi bırakıp oyunculuk yapmak isterim.
Bu oyunda küçük rol yok
Viki Habif (Simge Reklam Grup Bşk.) Oyunda küçük rol yok. Küçük oyuncu hiç yok. Bu cümle çok kullanıldı ama bu gerçekten bir ekip çalışmasıydı. İşin dışında da bir arada güzel işler yapmayı seviyoruz. Çok çalıştık, oyunu dostlarımızla paylaşmak istedik.
Herkes kendi işini yapsın
Tuğrul Eryılmaz (Radikal Ekler ve Milliyet Sanat Yayın Yönetmeni) Okuduğum en kötü metin! Daha kötüsü olamazdı! Bulaşmadıkları bir tiyatro vardı! Ona da bulaştılar! Oturup kendi işlerini yapsınlar!
Yazarken çok eğlendim
Haluk Şahin (Radikal Gazetesi yazarı) Haluk Şahin bu oyunu asıl oyundan önce kapalı perdeler önünde oynanmak üzere yazdı. Oyunda Mine Kırıkkanat’tan Cem Ceminay’a kadar herkese yer var. Oyunun, bütün grubun ortak prodüksiyonu olması için yedi kişilik Salaklar Sofrası kadrosunu aşan bir giriş gereği üzerinde duran Şahin, herkes için aşağı yukarı iki cümle yazmış. Daha önce kardeşi Abdullah Şahin’in sahnelediği "En Büyük Megaloman Başka Büyük Yok" ve Hadi Çaman’in sahneye koyduğu "Komiklik Zor Zanaat" adlı tiyatro oyunlarını yazan Şahin "Akademik yüzümün arkasında bir mizahçı yatar. Bunu iş hayatımda mümkün olduğu kadar kontrol ederim ve edemediğim zaman da tiyatro oyunu yazarım. Bu oyunu da böyle yazdım. Çok eğlenceli oldu" diyor:
Asıl oyuna olan ilgiden çalmak istemedim. Ünlü basın camiasının ünlü insanları tiyatro sahnesinde bir araya gelsinler istedim. Amerika’daki politikacılarla gazeteciler arasındaki taşlamalar, "roasting" esprisinde bir şey yazdım. İstedim ki yazı işlerinde arkadaşlarımız birbirlerine göndermeler yapsınlar. Yazarken çok eğlendim. Ortaya Robert Altman’ın "Pret a Porterösi gibi bir şey çıktı. Çünkü çok yıldız var. Arkadaşlar her şeye rağmen çok heyecanlılar. Binbir türlü iş yapmışlar ama tiyatroda, sahne ışıkları altında olmak yürek hoplatıyor.ö
Hayatımın fırsatı geldi
Yazgülü Aldoğan (Posta Gazetesi köşe yazarı) Yazgülü Aldoğan, bu oyuna katılmayı seve seve kabul etmiş. Eski bir folklorcu olduğundan, hiç heyecanlı değil. Çok keyifli sadece.
Hayatımda beklediğim fırsat karşıma çıktı. Ekip ruhunu seviyorum. Özellikle çalıştığım yerde, iş arkadaşlarımla işdışı ilişkiler kurmayı seviyorum. Bunun insanı keyifli çalışmaya ittiğine inanıyorum. Bu oyunu sahnelemedeki amaç da buydu zaten: Aramızda bir ilişki, bir başka iletişim kurulması. Hiç tereddüt etmeden "Katılırım" dedim.
PAZAR


Bazılarının eline gidilir...
KİM NE OKUYOR?..
Antik tatlar kitap oldu
Bu oyun manşet olur
Güllerin içinden
Barmen, bir dergi lütfen
Ekranda FIFA 2001 turnuvası
Bu iplerin ucunda eğlence var...
‘Afyon etkisi var’
Grafist başlıyor...
Aşkın ve barışın globalizasyonu
Haftanın sanat rehberi
Kanaat’te dondurma mevsimi
Lacivert’te yaz boyunca brunch
İtalya’nın denizi İstanbul’da
Çocuklara Tweety’li pasta
KİM NEREDE NE YEDİ?
‘İnsanca yaşamak karışık bir şeydir’
Buraya yazıyorum...
DVD / Selim BOY
Eşkıyanızı uyandırın!
4,33
Tike
Roberto kapıyı iki kere çalar
Tate Modern
Osmanlı’yı bilmek için
Entelektüellerin ölümü
"Düşen Yapraklar, Geçen Yıllar"
SAYFA BAŞI

|
|

|