
|


Tike
İki Adanalı genç kebapçılığa soyunduklarında bu işi becerebileceklerine inanmak güçtü. Çünkü ikisinin de Adanalılığı, aile bağlarından geliyordu. Kebap ile ilişkileri kebabı sevmekten öte değildi.
Bu iki gencin anneleri Adana’nın ünlü sanayicisi Ahmet Sapmaz’ın kızları idi.
Sevim (Sapmaz) ve Dr. Halil Tekin’in oğlu Orhan Tekin ile Nadide (Sapmaz) ve Kurtuluş Boduroğlu’nun oğlu Mehmet Ali Boduroğlu bundan üç yıl önce İstanbul’un Levent mahallesinde iki katlı bir Levent evini kebapçı dükkanına dönüştürdü. "Adana Kebap Evi"ne "Tike" adını koydu.
Levent’te bulunan çok sayıdaki "kebapçı gibi" kebapçıdan farkları "lokanta gibi" kebapçı dükkanı açmalarıydı. Gene de çok kişi "lokanta gibi" kebapçı tutmaz, özellikle böyle yerde "Adana kebabının lezzeti olmaz" diye düşünürken tersi oldu. Tike farklı bir çizgide rağbet gördü. Başarıya ulaştı.
Geçen hafta içinde bir arkadaşımız bizi Levent’teki Tike’ye davet etti. Havanın serin olmasına rağmen ısıtmalı bahçe bile son masasına kadar dolu idi. Bahçedeki Amerikan Bar tezgahının... (Ey Adana kebap kültürü... Bugünleri de mi yaşayacaktın? Artık Adana kebapçılarında Amerikan barı tezgahı var!) Evet Amerikan barı tezgahının önünde ayakta rezervasyon bekleyenler, kebap altı, viski içerek zaman dolduruyordu.
Arkadaşımızın ayırttığı masa, alt kattaki kebap ocağının yanı idi. Böylece kebap ustalarıyla sohbet şansımız oldu. Aynı anda üç ocak hizmet veriyordu. Masamıza yakın olan ocağın ustası Bülent Arıcı, Adana’nın Karasofu mahallesinden ünlü kebapçı Selim Usta’nın oğlu idi. Adana’da ünlü kebapçı Mesut’un yanında yetişmişti. Vahit Çelik Usta ile birlikte çalışıyordu. Vahit Çelik Usta da on yıllık deneyime sahip bir Adanalı kebap ustasıydı.
Bizim bölümde servisten Kenan İnancı, Ahmet Toprak, Elazığlı Erdal Ünlü, İsa Bektaşoğlu ve İmdat Aydemir sorumlu idi.
Masamız düzenli hazırlanmıştı. Adana şalgam suyumuzu getirdiler. Yeşillikler ile masayı donattılar. Fındık pide ve fındık lahmacun ile servise başladılar.
Sonra kebap ustalarından her tür kebaptan bir parça hazırlamalarını istedik. Kaburga, patlıcanlı, domatesli kebap, Adana kebaptan birer parça tattık. Lezzetli idi. Baştan savma hazırlanmamıştı.
Yemeğin üzerine kahvelerimizi ve çaylarımızı içerken barmen Turgay Tınaz, küçücük bardaklarda buz gibi bir içki ikram etti. İkram İtalyanlar’ın limonçello (bir çeşit limon likörü) benzeri özel "kavun-çello" imiş. Böylece öğredik ki Adana kebap evlerinde (1) barmen de bulunurmuş, (2) barmenlerin kavundan hazırladıkları özel likörler de ikram olunurmuş!.. Eeeee... N’aparsınız? Türkiye değişiyor. Adana’nın kebap kültürü mü değişmeyecek?
Levent’teki Tike’de dikkatimi çeken, yemek yiyenlerin hemen hemen yarısının "yabancılar" olması idi. Demek ki şehir içindeki yabancılar kebap yemek için Tike’yi tercih ediyor.
Etiler’deki Tike o kadar ilgi görmüş ki, Orhan Tekin ile Mehmet Boduroğlu, önce Kadıköy’de, sonra da Güneşli semtinde iki Tike daha açmışlar. Şimdi Atina’da bir Tike açmak üzere imişler. Yunanlılar’a Adana kebabı ile rakı içirmeye hazırlanıyorlarmış.
PAZAR


Bazılarının eline gidilir...
KİM NE OKUYOR?..
Antik tatlar kitap oldu
Bu oyun manşet olur
Güllerin içinden
Barmen, bir dergi lütfen
Ekranda FIFA 2001 turnuvası
Bu iplerin ucunda eğlence var...
‘Afyon etkisi var’
Grafist başlıyor...
Aşkın ve barışın globalizasyonu
Haftanın sanat rehberi
Kanaat’te dondurma mevsimi
Lacivert’te yaz boyunca brunch
İtalya’nın denizi İstanbul’da
Çocuklara Tweety’li pasta
KİM NEREDE NE YEDİ?
‘İnsanca yaşamak karışık bir şeydir’
Buraya yazıyorum...
DVD / Selim BOY
Eşkıyanızı uyandırın!
4,33
Tike
Roberto kapıyı iki kere çalar
Tate Modern
Osmanlı’yı bilmek için
Entelektüellerin ölümü
"Düşen Yapraklar, Geçen Yıllar"
SAYFA BAŞI

|
|

|