Ayşe ya da Mehmet... İsimleri önemli değil. Hepsi de depremde anne-babasını kaybetmiş; ‘Çocuk Evi’nde yaşama alışmaya çalışıyorlar
ASLI ÖKTENER İstanbul
Yaşları 6 - 12 arasında değişiyor. Deprem onları anne ve babalarından ayırmış. Bazıları sadece birini bazılarıysa her ikisini birden yitirmiş. Kimsesiz kalan çocuklar yaklaşık bir aydır, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kardeş şehri Köln Belediyesi tarafından 940 bin marka Kayışdağı'nda yaptırılan "Çocuk Evi"nde yaşıyorlar. Gözlerindeki hüznü yakaladığınız an yaşamın sırtlarına çocuk yaşta acımasızca bindirdiği yükün farkında olduklarına da tanıklık ediyorsunuz...
Tüm günleri bu evde geçiyor. Anne ya da babaları uyandırmasa da sabah erkenden kalkıyor, odalarını topluyor ve okul yolunu tutuyorlar. Öğleyin uzmanlar tarafından verilen bilgisayar kursu alıyor, derslerini yapıyorlar. Oyunlar oynuyor, anne, babalarına ve evlerine olan özlemlerini kağıtlara resmediyorlar. Zaman zaman yataklarının üzerinde el ele verip birbirlerini teselli ediyorlar. Ve "Depremin konuşulması yasak" olan yeni evlerinde çocuklar, kaybettiklerinin fotoğraflarına bakıp, kendilerine sunulan yeni yaşama alışmaya çalışıyorlar.
Hemen adapte oldular
Yönetici Erdal Çakır, "Evde 2 pedagog, 2 çocuk eğiticisi, 2 sosyal hizmetler uzmanı, bir psikolog, 8 bakıcı anne ve 2 hizmetli görev yapıyor" diyor ve ekliyor: "Kapasitemiz 80 çocuk. Şimdilik 16 çocuğumuz var. Büyük çoğunluğu ya annesini ya da babasını kaybetmiş. Önümüzdeki yıl sayıyı arttıracağız. Bu hem çocuklar hem de bizim için büyük bir tecrübe. Bir ay önce hizmete giren yeni eve çocuklarımız kısa sürede adapte oldular."
Öncelikle çocukların okula devamını sağlamayı hedeflediklerini belirten Çakır, "Amacımız depremle oluşan trajik bağı yıkmak ve onlara yeni bir yaşam sunmak. Büyüyünceye kadar yanlarında olacağız. İsterlerse üniversiteye gidecek, isterlerse de çalışacaklar" diyor. Çakır, çocuklara özellikle ders kitapları bulmakta zorluk çektiklerini de söylüyor.