Derviş'in programından sonra haftalardır üzerinde konuşulan Fenerbahçe -Galatasaray derbisi nihayet oynanıyor.
Ne "beyaz enerji", ne ANAP - jandarma polemiği... Telekom, Enis Öksüz, IMF hepsini geçin. Çiller'i, Yılmaz'ı, Ecevit'in gaflarını unutun. Türkiye'nin gündemi bugün futbola endeksli.
Çünkü futbolun neden yüzyılın en popüler sporu olduğunu araştıran Simon Kuper'e göre "Futbol asla sadece futbol değildir. Savaşlar çıkmasına, devrimler yapılmasına neden olur, mafyayı, diktatörleri adeta büyüler." El Salvador'la Honduras arasındaki futbol savaşı top yüzünden çıkan en büyük arbede olarak tarihe geçmişti. Afrika'daki bir savaşa Pele'nin maçta sahaya çıkması için ara verildiği de futbol arşivlerinde kayıtlıdır.
Fenerbahçe - Galatasaray maçı öncesinde "futbol savaştır" benzetmesine uygun bir çağrı Mustafa Denizli'den geldi. Milliyet'teki demecinde Denizli, taraftarlarını Kadıköy arenasına "Gelin, savaşı görün" diye çağırmış. Lucescu bu meydan okumayı "Kadıköy'den korkmuyorum, bu maçı fazla abartmayalım. Yenilirsek ne olur? Dünyanın sonu değil" sözleriyle yanıtlamış.
Nereden çıktı bu savaş?
Kuper'in dünya futbolunda yaptığı araştırmaya göre "futbol savaştır" ifadesi Almanya ile 1988'de oynadıkları Avrupa Şampiyonası maçında Hollanda yönetimince kullanıyor. Bu düşmanlığın tarihi ise İkinci Dünya Savaşı'na uzanıyor... Naziler Hollanda'yı işgal ederken bisikletlere el koymuşlar. Maçı Hollanda 2 - 1 kazanınca milyonlarca kişi savaştan bu yana en büyük zafer gösterisini yaparak "Yaşasın, bisikletlerimizi geri aldık" diye yollara dökülmüşler.
Fenerbahçe ile Galatasaray'ın asırlık rekabetini bu defa "futbol savaşı"na çeviren olgu, şampiyonluk düğümünün de büyük ölçüde çözülecek olması. Türkiye gibi, İngiltere'de, Almanya'da, İtalya'da ezeli rekabeti sürdüren nice klüp var.
İspanya'daki Barcelona - Real Madrid rekabeti ise ulusal boyutta.
Barça, Katalanların gurur kaynağı. Franco döneminde Real maç yapmak için Barcelona'ya gelince tribünlerde Katalan bayrakları açılırmış. Faşist Franco'ya sövemeyenler Nou Camp Stadı'nda hınçlarını futbolculara bağırarak, "diktatörün takımını" yuhalayarak alırlarmış.
Futbolun özelliği işte, tribündeki seyirci kaçan gollere yanacak, hakeme kızacak, rüyalarını süsleyen şampiyonluğu ileriye erteleyecek ama hiç olmazsa 90 dakika ekonomik krizi unutacak. Ekran başındaki milyonlar dertlerinden uzaklaşacak.
Futbol asla sadece futbol değildir.
İyi ki Fenerbahçe - Galatasaray maçı var. Ekranda iktisatçı görmekten usanmıştık!