27 Mayıs 2001 Pazar


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Yeni bir kriz mi?

     Kemal Derviş, Almanya Türk İşadamları Derneği yöneticileriyle görüşmesi sırasında, "Türkiye'nin, artık önünü görmeye başladığını" ve "krizin tekrar patlak vereceği endişesinin yersiz olduğunu" söylemiş. (Radikal, 22.05.2001)
     Ne var ki, Finansinvest'in 17 Mayıs'ta yabancı ve Türk yatırımcılar için düzenlemiş olduğu "Kriz Sonrası Türkiye" konulu konferansta konuşan iki Amerikalı ve iki Türk ekonomi profesörü, Derviş'in mimarı olduğu ekonomik programdaki tutarsızlıklar nedeniyle Türkiye'nin yeni krizlere gebe olduğunu vurguladılar.
     Önce, Türk akademisyenler görüşlerini açıkladılar. Bunlar, Derviş'in yakın dostları olarak bilinen Profesör Asaf Savaş Akat ile Profesör Hurşit Güneş'di. Akat, krizin ne zaman çıkacağı hakkında bir tahmin yapılamayacağını, ama her an patlak verebileceğini ileri sürerken, Güneş bu konuda daha muğlak ifadeler kullandı. Akat'ın yeni krize ilişkin endişeleri, daha ziyade, dolarizasyon ortamında siyasi krizlere karşı çok hassas olan dövize eksenli para politikasından kaynaklanıyordu. Güneş'in kaygıları ise iç borcun sürdürülemez niteliği üzerinde odaklanıyordu.
     Ben, akademisyenlerimize, "ülkemizi yeni bir ekonomik krizin beklediğini belirttiniz. Bundan madem bu kadar eminsiniz, krizin nasıl önlenebileceğini de söyler misiniz?" yolunda bir soru yönelttim. Ancak, Akat'ın soruma verdiği yanıttan net ve anlaşılır bir şeyler çıkaramadım. Güneş'e gelince, o, kurtuluşu bir "para kurulunun tesis edilmesi suretiyle sabit kur sistemine" geçilmesinde görüyordu. Ancak, bu önleme iç borcun etkin biçimde döndürülmesinden ve ekonomiye çeki - düzen verilmesinden sonra başvurulmalıydı.
     Amerikalı akademisyenlerden, gelişme halindeki ülkeler için istikrarlı büyüme ve krizlerden korunma için para kurulu tesisinin en uygun yöntem olduğunu uzun süredir savunan Steve Hanke'nin sunuşu etkileyiciydi. İsmi dünyanın önde gelen ekonomistleri arasında geçen ve John Hopkins Üniversitesi'nde profesörlük yanında birçok devlete danışmanlık yapan Hanke, TL'ye istikrar ve itibar kazandırılmadan Türkiye'nin ekonomik reformları uygulamasının ve krizden kurtulabilmesinin mümkün olmadığını vurguladı. Yapılması gereken, Türkiye'nin, bir para kurulunu derhal oluşturarak euro üzerinden sabit bir döviz kuru tesis etmesiydi. TL, euro başına bir milyon liraya yakın bir oranda alınıp satıldığına göre, sabit kurun, 1 milyon TL'nin 1 euroya eşitlenerek saptanması mümkündü.
     
Hanke, bu şekilde hareket edildiği takdirde, enflasyon ve buna bağlı olarak faiz oranlarının önemli ölçüde düşeceğini, Türkiye'nin halen etkisi altında bulunduğu resesyonun tersine döneceğini, Türkiye'nin AB ekonomisine entegre olmasının kolaylaşacağını ve ihracat artışının hızlanacağını belirtirken şu noktaların da özellikle altını çizdi:
     "Merkez Bankası'nın siyasi baskıya direnci kısıtlıdır. Oysa, para kurulu sistemini siyasi baskılardan yalıtan kurumsal özellikleri vardır. Bu bakımdan Türkiye ancak para kurulu ve sabit kur sistemiyle enflasyonla mücadelesinde başarılı olur ve büyük ekonomik potansiyelinden yararlanabilir."
     
Önerisinin etkinliğini kanıtlamak amacıyla verdiği dünya uygulamalarından örnekler ışığında, Hanke'nin reçetesi, üstünde derinlemesine düşünülüp değerlendirilmesi gereken bir önem kazanıyor.
     
     selekdag@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Melih AŞIK
Türk kimliği

Fikret BİLA
Derviş ve Çakan

Berrin Cankat
Ayıplar Haftası

Hasan CEMAL
Tebrikler Fener, teşekkürler Cimbom, Aslan Hagi...

Güneri CIVAOĞLU
Renkler müziği

CAN DÜNDAR
O gün bugündür!

Şükrü ELEKDAĞ
Yeni bir kriz mi?

Abbas GÜÇLÜ
Geleceği görmek

Gani MÜJDE
Amerika’dan yengem geldi, evde bir bayram havası

Hasan PULUR
Avrupa gününü bilir...

Derya SAZAK
Şifo'ya veda

Meral TAMER
Eğitimde Afrika klasmanındayız!

Güngör URAS
Nataşa’nın sorunu "kriz" değil "polis"

Serpil YILMAZ
Botaş’ın bir de Selçuk Yahşi’si var

© 2001 Milliyet