08 Haziran 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




Unutulmayacak bir armağan

     PARİS

     Bakan genç kızların yürek yağlarını eriten, olgun hanımlara ise "çıtır çıtır yenir" dedirten, yakışıklı bir delikanlıydı Yann. Karayağız, ince uzundu, gözlerinin içi gülüyordu ve Camille, turnayı gözünden vurduğunu düşünüyordu. Camille de hoş bir genç kızdı. İyi yetişmiş, iyi yürekli, cömert bir taze. Fakat çok da güzel olmadığını bilmiyor; daha dişi duruşlu arkadaşlarının Yann’a süzdükleri gözleri görmüyor değildi. Evet, o kadar kız bolluğunun arasından (Çünkü Paris’te kız çok, erkek gibi erkek azdı!) onu seçmişti delikanlı. Evet, seviyorlardı birbirlerini. Ama işte, Camille, Yann’ı; Yann’ın Camille’i sevdiğinden bir başka seviyor ve delikanlıyı elinde tutabilmek için kimsenin yapamayacağı şeyler yapmak zorunda hissediyordu kendisini. Genç adam, yakında 24 yaşına basacaktı. Camille sevgilisine unutulmaz bir yaş günü armağan etmek istedi. Düşündü taşındı, "Evreka!", parlak bir fikir geldi aklına. Yann, birkaç kez: "Paris’i havadan seyretmek, kim bilir ne güzeldir" demişti el ele, sokakları dolaşırken. Camille, aşkını Paris üstünde uçuracaktı. Aylarca para biriktirdi. Beklenen gün gelip çattı sonunda. Camille, Yann’a: "Hiçbir şey sormayacaksın, benim dediğim yere gel!" dedi. Delikanlıyı Paris’in sol yakasına, geniş bir parka götürdü. Yann, parkı görünce anladı tabii. Turistik helikopterlerin kalktığı, şehir içinde bir alandı. Daha helikoptere binmeden, sevinçten uçtu! İki genç, hem de kadın bir pilotun kullandığı helikoptere bindiler. Tam iki saat, Paris’in üstünde tur atacaklar, mücevher aşkların kadife kutusu, o güzelim Paris’i kuşbakışı seyredeceklerdi. Helikopter kiralamak, bir atla bir deve değildi. Hepi topu, Türk parasıyla 350 milyon lira, yani asgari ücretin beşte biri. Ama Camille, asıl sonrası için para biriktirmek zorunda kalmıştı: Kendilerinden başka üç yolcu daha taşıyan helikopter sefası, başkentin dışında çok lüks bir kır lokantasının bahçesinde bitecek ve orada, şampanyalar eşliğinde baş başa kutlayacaklardı Yann’ın doğduğu günü.
     Paris’in gökyüzünde mutluluktan uçtular. Helikopter kır lokantasının bahçesine kondu. Gezi boyunca rehberlik de yapan sevimli kadın pilot, kemerini henüz çözmüştü ki, kar maskeleri takmış üç adam belirdi helikopterin yanında. Ellerindeki makinalı tüfekleri doğrultarak yolculara "İnin!" diye bağırdılar. Kadın pilota ise: "Sen kal!". Yann, daha sonra adamların soğukkanlı ve çok kararlı göründüklerini söyleyecekti. Profesyonel oldukları her hallerinden anlaşılıyordu. Yann ve Camille, neye uğradıklarını anlamamışlardı. Hatta Yann, sevgilisi Camille’in hazırladığı sürprizin bir bölümü olabilir mi diye düşündü baskın için. Ancak diğer yolcuların beti benzi atmıştı, kimi hıçkırmaya başlamış, kimi titriyordu, dolayısı ile Camille herkes için bir macera öngörmüş olamazdı. Hiç direnmeden indiler helikopterden. Pilot kadın ise, ilk kez kaçırılıyordu ama teorik kaçırılma bilgileriyle donatılmıştı. Soğukkanlılığını yitirmeden, haydutların dediğini yaptı. Yolcuları lokanta bahçesine salan helikopteri, üç silahlı ve maskeli adamın emriyle havalandırdı. İstikamet, Fresnes Cezaevi olarak verilmişti.
     Bundan sonra olanları, gazetelerden ve televizyonlardan izlemişsinizdir. Üç haydut, Fresnes tutukevindeki iki mahkumu kaçırmaya kalktı. Hapisane avlusuna attıkları ip merdiven kısa gelince, güvenlik görevlileriyle çatıştılar. Bir gardiyan ağır yaralandı ve helikopterdekiler, mapuslara ağır silahlar atarak kaçmak zorunda kaldı. Silahlanan iki mahkum, iki gardiyanı rehin aldı. Pazarlık yirmi saat sürdü ve mahkumlar teslim, Camille ve Yann da meşhur oldular. Kadın pilotun burnu kanamadı. İşbirlikçi haydutlar, helikopteri bir futbol sahasında terkedip kayıplara karıştılar.
     Yann, sevgilisi Camille’in 24. yaş günü için hazırladığı armağanı hiç unutmayacak! Yani her şey iyi gidip o güzelim kır lokantasında yemek yiyebilselerdi bile, bu denli farklı bir doğum günü yaşayamazdı.
     Galiba Camille muradına erdi, Yann’ın gönlünü ömür boyu çeldi. Çünkü artık yalnız onlara ve aşklarına ait, tehlikenin tadına banılmış ortak bir maceraları, çocuklarına anlatabilecekleri sıra dışı bir anıları var.
     



 PAZAR


DALLAS müze oldu
KİM NE OKUYOR?..
Karizmatik bir şehir
‘O düğün’ün ahçısı
Dört saatte altmış yıl yaşlandı
Haliç’te rakı keyfi
Türkbükü’ne yaz geldi
İtalyanlar’ın İstanbul çıkarması
Mevsimin son müzayedesi
Kanarya gibi şakrak ve sadık
Nâzım Hikmet anılıyor
Aspendos Opera ve Bale Festivali 8 yaşında
sanat REHBERİ
‘Fenerliler abarttı’
Ne gol var, ne de pozisyon
DVD / Selim BOY
Ailenizin şeysi ve onun şeysi
Piyanist kapıyı üç kere çalar
Nevşehir’de Kocabağ şarapları
Unutulmayacak bir armağan
Chelsea Çiçek Sergisi
Makedonya 2001
Tavuk
Acının, umutsuzluğun şiiri: "Kapan"
Rüzgar gibi geçmeyen...


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet