Sadettin Tantan'ın hükümetten ve ANAP'tan ayrılmasının yankıları sürecektir. ANAP kurultayı yaklaşırken, bu konuyla ilgili tartışmalar daha da yoğunlaşacaktır.
Tantan'ın ANAP'tan istifası kadar, hükümetten istifası da önemli.
57. hükümetin bindiği en önemli iki daldan biri yolsuzlukla mücadele, diğeri ise enflasyonu düşürme kararlılığıydı. Birinci programın tökezlemesiyle enflasyonla mücadele dalı kırıldı. Derviş ve yeni programla bu dal yeniden tutturulmaya çalışılıyor.
Ekonomi dalı kırılınca, hükümetin en önemli dayanağı olarak yolsuzlukla mücadele azmi kaldı. İçişleri Bakanı Tantan, Zekeriya Temizel'in görevden ayrılmasından sonra yolsuzlukla mücadelenin hükümetteki simgesi ve halk nezdinde de güvencesi olarak görülüyordu.
Şimdi Tantan'ın hükümet dışında kalması halk nezdinde soru işaretlerine yol açacaktır. ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz'la İçişleri Bakanı olarak Sadettin Tantan'ın arasındaki sorunları dün duyurmuştuk. Bu sorunların analizi durumu değiştirmeyecek ve daha çok dün ile ilgili olacaktır. Ancak, hükümetin yolsuzlukla mücadele konusunda yarattığı olumlu imajın korunabilmesi ve güçlendirilmesi, koalisyon açısından çok daha önemlidir.
Bu bakımdan İçişleri Bakanlığı görevini üstlenen Rüştü Kazım Yücelen'in sorumluluğu bir kat daha artacaktır.
Toplumda oluşacak olumsuz havayı gidermek ve yolsuzlukla mücadele kararlılığı ve cesaretinin devam ettiğini göstermek büyük ölçüde Yücelen'in performansına bağlı olacaktır.
57. hükümet, bindiği en sağlam dal konumundaki yolsuzlukla mücadele döneminin kapanmadığını ve kapanmayacağını kanıtlamak zorundadır.
Bu zorunluluk sadece ANAP lideri ve Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz için değil, Başbakan Bülent Ecevit ile MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli için de geçerlidir.