14 Haziran 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
 
 




İyi uykular(!)

     Casa uçakları gibi dümen bozukluğu olan Türkiye manzaralarına karşı, Çin izlenimlerime devam.
     Çin'in zihniyet değişimini ortaya koyan simgesel örnek isimlerdir.
     Çinliler, akla gelen her ismi çocuklarına koyabiliyor.
     Örneğin... 1940'lı yılların sonlarında doğanların en yaygın ismi "Devrim..."
     1950'
li yılların başında Kore Savaşı çıkmıştı.
     Çin, orada K.Kore'nin yanında Amerikan, İngiliz, Türk vs. güçlerine karşı savaşıyordu.
     O zaman doğan çocukların adları şöyleydi:
     "Kore Katilleri..."
     "Amerikalılara Ölüm..."
     
Şimdi bu adları taşıyanlar, tıpkı zihniyetleri gibi müzelik.
     
     Başka Çin
     Çin Halk Cumhuriyeti'nin kurucusu Mao, milyonlarca "aç" Çinliye umut olmuştu.
     Vaadi "herkese bir kap pirinç"ti.
     Artık açlıktan kimse ölmeyecekti.
     O nedenle... Devriminin adı "Iron Cup" (Demir Fincan)dı.
     "Ne olursa olsun kırılmayacak ve herkese pirinç sunacak birer fincan" mesajını veriyordu.
     Mao, bu söylemle iktidara geldi.
     Önceleri kadın - erkek herkese mavi pamuklu bir tulum verildi.
     "Tek tip zihniyet" ve "tek renk giysi..."
     Xiang Deng, Çin'
in başına geçtiğinde görüyor ki; "Ülke batmaktadır. Toplum, tek kap pirinç ve tek renk giysiye sığmıyor..."
     
Buna karşılık... Komşuları G.Kore, Tayvan, Hong Kong, Japonya ekonomileri şahlanmıştır.
     Karar veriyor. "Çin, siyasette sosyalizmi, ekonomide serbest pazarı uygulayacaktır."
     
Önce tarımı özelleştirerek başlıyor.
     Sonra bütün ekonomiyi...
     Dükkanlardan marketlere... Sanayiden bankacılığa kadar...
     
     İki ayak
     Komünizmin otoriter yönetimiyle dış dünyaya "siyasi istikrar" mesajı veriyor... "Sözümüz senettir" mesajı...
     Ekonomide en büyük handikap olan yüz milyonlarca işsizi ise "en geçerli sermaye" olarak sunuyor.
     "Gelin yatırım yapın. Burada ucuz işgücü var..."
     
Dünyada NIE olarak adlandırılan New Industrial Economies modelini uyguluyor.
     İşçi ücretleri doyum noktasına ulaşmış ve dünya pazarlarında artık neredeyse rekabet gücünü kaybetmek üzere olan Hong Kong'un karşısında, Şenzen serbest bölgesini kuruyor.
     10 yılda, 6 milyon nüfuslu ve yaş ortalaması 27 olan muhteşem bir kent doğuyor.
     Gökdelenlerinden metrosuna kadar, Chicago merkezinden daha görkemli bir metropol...
     Hong Kong'la arasında sadece 20 metrelik bir nehir var.
     Hong Kong parası buraya akıyor.
     Gene iş gücü çok pahalı olan Tayvan'ın karşısında Fuijian ve Şanghay'da da serbest bölgeler kuruluyor.
     Şanghay, bir önceki yazımda da belirttiğim gibi, birkaç Manhattan büyüklüğünde ve görkeminde.
     G.Kore ve Japonya'nın karşısında da Shandong ve Tianjin serbest bölgeleri yeşertiliyor.
     Oraya da gene işçi ücretleri çok yüksek hale gelen G.Kore ve Japon sermayesi akıyor.
     Böylece Çin, kıyılarda birer yüksek teknoloji ve sanayi merkezleri yaratılıyor.
     300 milyon kişi, çağdaş ölçütlerin üzerinde bir yaşam standardına kavuşuyor.
     
     Tek devlet, farklı ekonomiler
     Bu birinci dalga, şimdi, gelir düzeylerini yükselttiği için Çin'in içlerindeki daha ucuz iş gücü yörelerine akmakta.
     Farklı etnik yapıların, 59 dil ve lehçenin oluşturduğu ülkeyi bir arada tutan, daha iyi yaşam çimentosu yaratılıyor.
     Ve yönetimde siyasi istikrarın, devlet güvencesinin simgesi Komünist Partisi...
     
Ama... Siyaset ekonomiye karışmıyor.
     Enflasyon sadece yüzde 2.
     Rusya
bunları beceremedi.
     Çin, 500 milyar doları bulan yabancı sermayeye, en büyük çekim alanı olarak "ucuz iş gücünü" gösterdi.
     Mucizeyi yarattı.
     "İyi uykular Türkiye" diye düşünmek ne acı.
     
     gcivaoglu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Anayasa?..

Melih AŞIK
Köprünün K'si

Fikret BİLA
Yücelen ve jandarma

Berrin Cankat
İstiklal Marşı’nı söylemek istiyorum

Hasan CEMAL
Güneydoğu'dan PKK - HADEP hattı...

Yılmaz ÇETİNER
İstikrarı kimler bozuyor?

Güneri CIVAOĞLU
İyi uykular(!)

Can DÜNDAR
Elektronik ortaçağ

Sami KOHEN
Kim daha yakın?

Meliha OKUR
Taşlar yerinden oynadı...

Tuncay Özkan
Boş kararname ile yasa yapılır mı?

Hasan PULUR
Dalan'la "O"nu konuştuk...

Derya SAZAK
SSK çilesi

Tamer HEPER
Planlar farklıdır

Güngör URAS
Ankara ve IMF’nin derdi başka, halkın başka

Serpil YILMAZ
Mavi Akım’da ilk yasak...

M. Ali Birand
Türkiye, Avrupa ordusundan çekiniyor

© 2001 Milliyet