21 Haziran 2001 Perşembe


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Tahtakuşlar müzesi...

     Acaba, ilkokul öğrencilerine bu şarkıyı söyletiyorlar mı?
     "Orada, bir köy var uzakta/Gitmesek de, görmesek de o köy bizim köyümüzdür."
     
Hayır, gidip, görmediğimiz köy, bizim değildir.
     Osmanlının Sivas valisi "Gitmediğin yer, senin değildir!" derken gerçeği söylemiştir. Çocukları gitmedikleri, görmedikleri köyün, kendi köyleri olduğuna inandırmaya çalışmak elbet hayaldir, hatta ayıptır.
     * * *
     TAHTAKUŞLAR köyü ise gidilemeyen, görülemeyen köylerden değil, Edremit burnunun dibinde, kökenleri Oğuz Türklerine dayanan bir Türkmen köyü.
     130 haneli, 600 nüfuslu, yüzde yüz okur, yazar "Tahtacılar"ın köyü...
     Kendilerini şöyle anlatıyorlar:
     "Özünden kopmayan, yeniliklere açık, özgürlükçü, sosyal adaletçi çağdaş bir köy..."
     * * *
     
KÖYÜN asıl özelliği, müzesi...
     Köy müzesinin kurucusu aynı köyden ve Savaştepe Köy Enstitüsü mezunu öğretmen Alibey Kudar...
     * * *
     
Müzenin girişinde dağdan toplanan otlarla, el yapımı turistik eşyaların satıldığı bir bölüm var.
     Müzede sergilenenler, köyün tarihsel gelişiminin tanıkları... Çıradan elektriğe kadar aydınlatma gereçleri, giysiler, rengarenk kız, kadın urbaları, önlük, çarık, çorap, takılar, gelin, damat kıyafetleri, gelin başlığı, düğün bayrağı, yılan ve akrepten korunma ipleri, bıçkı tezgahı, "konar - göçer" çadırı, kömür ütüleri...
     * * *
     TAHTAKUŞLAR köyünün müzesi, giderek çevrenin müzesi haline gelmiş, deniz kaplumbağalarından, paşa kılıçlarına kadar...
     * * *
     ALİBEY Kudar'ın oğulları müzeyi gezip anlatırken; "Atalarımızın giydiği mintan, atalarımızın kullandığı çarık" diye söze başlıyorlar...
     Bir ara eski model, lambalı bir radyonun önünde durduk, onlar söylemeden biz takıldık:
     "Atalarımız, Orta Asya'dan bu radyoyu dinleye dinleye mi geldiler!"
     * * *
     ALİBEY Kudar,
köyü anlatan bir kitap yazmış ve kitapta köyün ilklerini sıralamış...
     İlk öğretmen, ilk şoför, ilk bandocu, ilk siyasi kavgada ölen, ilk üniversite mezunu, ilk en yaşlı ölen, ilk boşanan, ilk dışarıdan evlenen, ilk yabancı kadınla evlenen, ilk dış ülkede görev yapan, ilk gramofon kulanan, ilk iki gözünü kaybeden, ilk Cine - 5 alan..."
     Daha çok "ilkler" var; mesale "ilk çakal ağzı bağlayan" Mustafa Kocabıyık ile "ilk ayı ile boğuşan" Ali Topaloğlu'nu unutmamak gerek, bir de "ilk dışarıya kaçan kız!"
     * * *
     "KUDAR ailesi"
nin de, köyün tarihinde önemli bir yeri var...
     İlk müze kuran onlar, ilk kitap yazan onlar, ilk sahneye çıkan onlar, ilk Unesco ödülü alan da onlar...
     
     h.pulur@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Fazilet davası

Melih AŞIK
Unvan maçı

Fikret BİLA
Ecevit'ten üç öneri

Berrin Cankat
Altı kaval

Hasan CEMAL
Faziletli papatya falıyla istikrar

Yılmaz ÇETİNER
Bizi kaz gibi yoluyorlar!

Güneri CIVAOĞLU
FP'ye borsa ipoteği

CAN DÜNDAR
Oğlan bizim, kız bizim

Sami KOHEN
Makedon Türkleri diken üstünde

Tuncay Özkan
Derviş'in yolsuzlukla sınavı

Hasan PULUR
Tahtakuşlar müzesi...

Derya SAZAK
Fazilet davası ve seçim

Meral TAMER
"Hayatta ortada durmak yok, ya ileri ya geri"

Tamer HEPER
Bankamatik hırsızına beş yıl hapis

Güngör URAS
Avantaj Kart’ı ile "ödemede taksit"

Serpil YILMAZ
Erbakan bu serveti saklayamaz

M. Ali Birand
HADEP de bizlerle yaşamayı öğrenmeli

© 2001 Milliyet