22 Haziran 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 







Futbol ukalası

     ERDOĞAN ŞENAY

     Fenerbahçe’nin şampiyonluğu sonrasında önemli bir teknik konuyu sütunumuzda konuşmadık sanırım sizlerle...
     Gerçi iyi de oldu bu gecikme... Çünkü sorumsuz ve başına buyruk Baliç efendi, "Mustafa Denizli, Fenerbahçe’de oldukça bir daha Kadıköy’e dönmeyeceğim" diyerek çekip, gitti İstanbul’dan... Yolu açık olsun hazretin... Onda bu kafa olduğu sürece hiçbir ciddi Avrupa takımında forma bulması ve devamlı kadroda oynaması mümkün değildir... Denizli’yi daha çok taktir ediyorum şimdi geçmiş sezonu düşündükçe... Sahada böylesine disiplinsiz ve genel oyun şemasından kopuk, başına buyruk ve sorumsuz, rakip grubun içine topla dalıp, önüne geleni çalımlama isterisi içinde olan böyle bir çağ dışı oyuncuya son yıllarda ne bizim sahalarda, ne de akşamları ekranlara yansıyan beynelmilel oyunlarda rastladım ben... Profesyonel kişiliğindeki özürlü haline girmek bile istemiyorum... Ancak Fenerbahçe’nin sahada varıyla yoğuyla üç puanı kapmak için boğuştuğu bir sırada soyunma odasında giyinip, stadı terkeden tek "FUTBOL UKALASI" olarak Baliç’e rastladım inanız ki...
     Bütün ölü topların başına üşüşen ve gol yüzdesi hiç de yüksek olmayan vuruşlarla birçok gol ihtimalini hoyratça harcayan bu avanta gol arayıcısının kandırmacalarını Mustafa Denizli eğer erken teşhis etmeseydi, inanınız Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansı büyük riskler haline dönüşebilirdi... Adama, "çizgiye yakın oyna ki, sana orta sahadan kolay top atsınlar" diye sıkı sık tembih ediyorsun, o tam tersini yapıp, Andersson’un yanına yapışıyor ve takımın hücum amaçlarını kısıtlıyor. Yahut orta alana gelip, ordan aldığı toplarla şuursuzca rakibin üstüne taşınmak istiyor. Yahut da 40 - 50 metreden savurduğu, kendinin de inanmadığı amaçsız vuruşlarla takımın gol bulma moralitesini de saha dışına gönderiyor.
     Zaten Real Madrid’deki ideal on bire girememesindeki sebepler de bu, Fenerbahçe’deki dışlanmışlığının teknik kritirleri de yukarıdaki saydıklarımızdır.
     Haa, Baliç Avrupa’da iyi bir takım bulurmuş. Bütün bu illetlerini de ters yüz edip, beni utandırırmış. Aman ne iyi olur ! Ben ona yukardakı ağır kritiklerimi sadece tekniği yüksek, fiziği mükemmel ve yetenekleri açıkça görülen bir oyuncu olduğu için yapıyorum... Ancak ben sizlere bir şey söyleyeyim mi, yarım asırdır futbolun içindeyim ve 30 yıldır da sayfalarda kalem oynatıyorum. Ben kendine özgü illetleri olan pek çok futbolcu gördüm de, yanlışlarından arınıp, istenen futbol rotasına sağlıkla dönen bir tekine rastladım.
     



 SPOR


ÇEK OYUNU
At yarışları
Şampiyonun adı Roma
Basketbolda transfer dönemi
Lakers depremi
Mutlu son
Ayhan'ın sabrı taştı
Yıldırım hazırlanıyor
O nasıl söz Hagi?
Trabzonspor eskiye döndü
Kuralar çekiliyor
Müthiş itiraf
Boks bahane, tatil şahane!
Bakan’a yasa baskısı
Karadeniz’de randevu
Yakacık’ta yeni tesis
Haber Turu
Futbol ukalası


 SAYFA BAŞI 




© 2001 Milliyet