Osmanlı minyatürleri, artık bildiğiniz gibi değil.. Sazların yerini caz, çarşafın yerini mini etek aldı...
ÜMRAN AVCI İstanbul
Hamamda kadınların raksının, padişah kuşatmalarının anlatıldığı klasik Türk minyatürleri de sonunda çağa ayak uydurdu.
Ressam Nilgün Yönter Ercantürk’ün deyimiyle ‘Dünyanın ilk post modern minyatürlerinde’, kadın kıyafetlerinden eğlence tarzına kadar herşeyi değişti. Temeli 8 - 9’uncu yüzyıl Uygur Türkleri’ne dayanan, 17’inci yüzyılda Fatih Sultan Mehmet döneminde gelişme gösteren klasik Türk minyatürü, post - modern bir kimliğe büründü. Osmanlı döneminde yetişen Matrakçı Nasuh, Nigari, Buhari, Levni gibi minyatür ustalarının yarattığı figürler, Ercantürk’ün fırçasıyla ‘zamana uydu’, tarz değiştirdi.
Yeni aksesuvar, şapka ve fular..
Padişahların kuşatmalarının anlatıldığı figürlerin yerini kadın tayfalar, hamam sefasının yerini kuafördeki kadınlar, ejderhaların yerini dalmaçyalılar, kızların çaldığı ud, ney ve tamburun yerini, gemide caz aldı...
Post - modern minyatürlerdeki kadınların etekleri mini oldu, yandan yırtmaçlı etek modelleri benimsendi. Topuklu ayakkabılar, pantolon, şapka ve fularla da kadınlara ayrı bir şıklık geldi. Osmanlı’nın şişman kadını, minyatürlerde ince, uzun ve zarif bir fiziğe büründü. Haremdeki kadınların buluşma yeri, defileler, alış veriş merkezleri, beş çayları veya pastaneler oldu...