22 Haziran 2001 Cuma


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




İşlem yok, senaryo çok...

     Piyasalarda yaprak kıpırdamıyor... İşlem hacmi öylesine sığ, öylesine cılız ki... Bono ve borsada sığ işlem hacmiyle gün tamamlanıyor. Derinlik yok, güven yok, senaryo çok. Dövizde sendikasyon tedirginliği, açık pozisyon kapatma arzusu, altı aylık bilanço düzenlemesi ve özel sektör talebiyle yükseliş sürüyor.
     Tedirginlik moral bozmaya yetiyor. Bekleme dönemi! Piyasalar, Anayasa Mahkemesi’nden FP’nin kapatılması davasıyla ilgili kararı bekliyor.
     Yabancıların tavrıyla güven konusunda bir umut ışığı yakalamaya çalışılıyor. Türkiye, ayın 27’sinde IMF İcra Kurulu’na girecek parayı düşünüyor, enflasyon datasını bekliyor. Ve dolara endekslenmiş Türkiye’yi bu görüntü altında New York Borsası Başkanı Richard Grasso ziyaret ediyor.
     Mayıs ayında yabancılar İMKB’de 729 milyon dolarlık alım, 782 milyon dolarlık satış yapıyor. Büyük oyuncular, güvenin ve siyasetin ön planda olduğu böyle kaos ortamlarını ister yerli, ister yabancı, döviz - borsa fark etmez, kendi pozisyonlarına göre iyi değerlendiriyor.
     
Küçük yatırımcıyı duyan yok
     Yatırım yapıp, işlem sırası kapatılmış şirketlerin küçük ortakları ise bas bas bağırıyor. Oyuncu ve küçük yatırımcı riski, iki zıt kutup. Oyuncu her koşulda risk alabiliyor. Ya yatırımcı? Onlar kaybedenler cephesinin temsilcileri. Her gün, "bugün bir açıklama gelir" umuduyla gün sayıyor. Oysa SPK’nın ve İMKB’nin gündemi başka...
     Sadece onların mı? Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun da gündeminde yatırımcı yok. Değerlendirme belli: "Borsaya yatırım yapanlar risk aldı..." O yüzden Sabah Pazarlama, Medya Holding, Sabah Yayıncılık, İhlas Finans, Emek Sigorta, Nergis Holding ve sıradaki 20 şirket için söylenecek fazla söz yok. Herkes biliyor ki; bu şirketler faaliyette. İşlem sırasını kapattınız. Bilgi bekliyorsunuz ama şirketler durmuyor ki?
     Örneğin, İhlas Finans tasfiye sürecinde. Holdingin diğer şirketlerinin faaliyeti devam ediyor. İhlas Finans’ta 10 Şubat 2001 tarihinde BDDK tarafından faaliyetine son verilerek tasfiye süreci başlatıldı. 200 bin kişi, 600 trilyon lira olan alacağını bekliyor. Küçük bir not; 600 trilyon liranın yarısı dolar ve mark.
     Peki, Tasfiye Kurulu ne yapıyor? Bilmiyoruz! Bilgi almak yasak... Şirketin sahibi Enver Ören söz vermişti, sözün üzerinden kaç ay geçti, açıklama yok. Şimdi şu sorulara açıklama beklediğimizi bir kez daha yazalım: İhlas Finans’ın Tasfiye Kurulu’nda yer alan holding yöneticileri kimler? Bu yöneticiler paralarını aldı mı? İhlas Finans’ta toplanan paraların yüzde 93’ü grup şirketlerince mi kullanıldı? Soru çok, yanıt yok...
     Herkes, bu olayları kanıksamış, kimseye yanlış gelen bir şey yok. Oysa yanlış yanlışı getirmiş, küskünlere küskün katılmış. Doğrusu sorunlara aynı duyarlılıkla yaklaşmak değil mi?
     
     melihao@cnnturk.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Çağdaşlaşma?

Melih AŞIK
Enayi füzesi!

Fikret BİLA
Gül: 'Partimiz hazır'

Berrin Cankat
Okur istekleri

Hasan CEMAL
Fazilet, HADEP ve parti kapatmak...

Güneri CIVAOĞLU
Ekonomi... Nereye?

Abbas GÜÇLÜ
Bilimsel araştırmaya paydos mu?

Hurşit GÜNEŞ
Üçüncü kriz şişirmesi

Sami KOHEN
Kim daha şanslı?

Meliha OKUR
İşlem yok, senaryo çok...

Tuncay Özkan
Süpermen, hukuka karşı

Hasan PULUR
Avrupa onu yapmış, bunu yapmış...

Derya SAZAK
Krizde 1 milyon işsiz

Meral TAMER
Gürtuna adıyla umutlandım

Ece Temelkuran
Kıyıdan... Kıyıda...

Tamer HEPER
Turizm beldesine cezaevi olur mu?

Güngör URAS
Çimentocular "üzgün"

M. Ali Birand
Fazilet kapanmamalı...

© 2001 Milliyet