30 Haziran 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Bon Jovi’yi canlı izleme fırsatı...

"One Wild Night" adlı konser albümünü bu hafta çıkaran "son büyük rock grubu" Bon Jovi’nin dört Türk hayranı, grubun New Jersey konserine gidecek

     MEFARET AKTAŞ

     Biz, erkekleri Bon Jovi’de çalmak isteyen, kızları ise "mümkünse" Jon Bon Jovi ile evlenme derdinde olan bir nesildik. Ben, solist Jon Bon Jovi’nin daha ünlü olmadan lise aşkıyla evlendiğini bilen bir fanatiği olarak her çocuğu olduğunda "karısıyla boşanma olasılıkları biraz daha düştüğünden" acılar içinde kıvranırdım. Sonra öğrendim ki bizim ekipten İlke de hep Bon Jovi’de çalmak istermiş. Böyle tüm dünyada koca bir nesili derinden etkileyen bir gruptur işte Bon Jovi.
     Daha önce Frank Sinatra ve Bruce Springsteen gibi iki devi çıkarmış olan New Jersey’nin yeni gururu Bon Jovi 1983’te Jon Bongiovi tarafından kuruldu. Jon kuzeni Tony’e ait olan, New York’un efsane stüdyosu Power Station’da ilk albümlerinde de yer alan "Runaway"i kaydetmiş ve parça bir yerel radyo hiti olmuştu. Bu başarının üzerine okul arkadaşları klavyeci David Bryan Rashbaum, basçı Alec John Such, davulcu Tico "The Hitman" Torres ve gitarist Richie Sambora’yla efsanenin ilk adımlarını attı. 1984’te çıkan ilk albümleri, ardından gelen "7800 Fahrenheit", rock tarihine geçen "Slippery When Wet" ve "New Jersey" ile 80’lerin en büyük rock grubu oldu Bon Jovi. Bu arada solistleri yakışıklı Jon Bon Jovi, kabarık uzun saçları, yırtık, renkli tişörtleri, dar deri pantolonlarıyla aynı anda iki kuşağın birden seks sembolü olmayı başardı. "Rolling Stones kadar büyük olmak üzere" yola çıkan Bon Jovi doğru yoldaydı. İlk üç albümleri 25 milyondan fazla sattı. Sürekli konserler verdiler. Solo albümler ve film projelerinin ardından 1992’de Bon Jovi geri döndü. Grunge devriminin ortasında beşinci albümleri "Keep the Faith" çıktı. Modern rock sound’u taşıyan bu albümle Jon hayranlarını çok üzen ve daha çok bir pazarlama stratejisi olarak algılanan bir şey yaptı ve ünlü saçlarını kestirerek zamana uyum sağladı. Grup bu albümün turnesinde İstanbul’a da uğrayarak hınca hınç dolu, etkileyici bir stat konser verdi.
     Grup 10. yılını "Cross Road: 14 Classic Grooves" adlı bol platin plaklı "best oföla kutladı. Hemen ardından gelen 1995 tarihli "These Days", "Diamond Ring" ve "Lie to Me" gibi hitleriyle neredeyse Bon Jovi’nin kendi yaşındaki dinleyicisine hitap ediyordu. Albümü dev bir turneyle desteklediler. Ve kuruluşlarından 10 yıl sonra 70 bin kişilik Londra Wembley Stadyumu’nda art arda verdikleri üç konserin de biletlerinin tümü satıldı. Yine bir süre ara verdiler. Ve son albümleri "Crush" geçen yıl çıktı.
     Bu ay, çoktan çıkarması gereken albümü çıkardı Bon Jovi. En bilinen parçalarının konser kayıtlarından oluşan "One Wild Night: Live 1985- 2001". Albüm Bon Jovi’nin şu anda MTV’de videosu sık sık dönen son hitiyle aynı adı taşıyor. Eskilerden "Livin’ on a Prayer", "You Give Love a Bad Name", "Wanted Dead or Alive", "Runaway", "In and Out of Love", "Bad Medicine" daha yenilerden "Keep the Faith", "Someday I’ll Be Saturday Night", "Something for the Pain" ve "Something to Believe In"in yanı sıra Neil Young’ın "Rockin’ in the Free World"ünü de çalıyorlar. Albümde "I Don’t Like Mondays"in de Sir Bob Geldof’la Londra’da söyledikleri bir versiyonu da var. Kayıtlardan yalnızca "Runawayöde ve "In and Out of Love"da eski basçıları Such var. Diğer parçalar yeni basçı Hugh McDonald ile verdikleri konserlerden kaydedilmiş.
     
Parti Çubuklu Hayal Kahvesi’nde...
     Albümün Türkiye’de tanıtımı Universal Türkiye tarafından özel bir partiyle yapılacak. 4 Temmuz gecesi Çubuklu Hayal Kahvesi’nde düzenlenecek partinin önemli bir özelliği de var. "One Wild Night" albümünü satın alan, kurayla belirlenecek 4 talihli, Bon Jovi elemanlarının doğup büyüdüğü New Jersey şehrinde, 26 Temmuz’da düzenlenecek özel partiye gitmeye hak kazanacak. Ve ünlü Giants Stadyumu’nda 1000 kişinin katılımıyla düzenlenecek bu partide, grubu soundcheck’te izleme fırsatı bulacak. Şansını denemek isteyenlerin albümü alması ve içinden çıkan davetiyeyle Çubuklu Hayal Kahvesi’ndeki partiye katılması gerekiyor.
     Bu yıl yaptığı bir basın toplantısında Jon Bon Jovi’nin kendisinin de dediği gibi "Bon Jovi hayranı olmak başka bir şey. Bon Jovi konserlerine şimdi pek çok grupta olduğu gibi- tek bir şarkıyı bildiğinizden değil, tüm şarkılarını "ezbere" bildiğiniz için gidersiniz." Ve bu gerçekten çok keyifli bir tecrübe olur. Bon Jovi’yi bir kez daha, hem de kendi memleketinde izleme fırsatı kaçırılmaz.
     



 CUMARTESİ


Bu kort sizi unutur mu?
Bu yaz ne okusak?
Bon Jovi’yi canlı izleme fırsatı...
Müzik Guru’su İstanbul’a geliyor
Ne var, ne yok?
Uçuyoruz...
İnter-pet siteleri
ARANIYOR...
"Açığı kapamalıyım"
E-postanın bile faydası varmış
Arabaların metal insanları
Wah Ata’m wah
İçki bahane...


 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet