30 Haziran 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SANAT  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Türkiye’de aile şirketleri gelecekte de ayakta kalabilmek için neler yapmamalı?
Aile Holding AŞ.’nin geleceği

İşletme yönetiminde aile bireylerinin bulunması, sahipliğin koruyucu ve geliştirici özelliklerini işletmeye getirse de, uzun vadede birçok negatif etki yaratır. Bugün patronlara düşen görev, işin yönetiminden çekilip işin liderliğini üstlenmektir.

     MELİH ARAT

     İşletmelerde en ilginç paradokslardan biri Sahiplik Paradoksu’dur. Sahiplik Paradoksu’nda işletme sahibinin işe sahip çıkmasının yarar ve zararları aynı anda yaşanır. Kapitalist ekonominin basit kuralıdır: 'Sahiplenilen korunur ve gelişir; sahipsiz olan tahrip edilir.' Örneğin, insan evinin sahibidir ve onu korur; imkan olursa geliştirmeye çalışır. Şirket arabaları bu durumun güzel örneklerinden biridir. Bir şirket çalışanı kendi arabasını kullanırken çukurlara girmemeye ne kadar özenliyse, şirket arabasını kullanırken o kadar özensizdir. Otellerde konaklayanlar, otel odasının sahibi değildir ve suyu, elektriği verimsiz kullanırlar. Belediye otobüsünü kullananlar, otobüsün sahibi değildir ve ön koltuğun arkasına kalemle ya da çakıyla bir şeyler yazmaktan kendilerini alıkoymazlar.
     Dolayısıyla bir kuruluşun sahibi eğer işin başındaysa, kuruluşun çalışanları kuruluşu ve kuruluşa ait varlıkları korumak zorunda kalırlar. Örneğin, patronun olmadığı bir ortamda zamanını verimsiz kullanabilecek çalışanlar, patronun bulunduğu bir ortamda tüm zamanını çalışmaya odaklayacaktır. Bu anlamda sahiplik, işletmeyi rasyonalize eden, geliştiren bir fonksiyondur. Devlet kurumları, sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada teknik olarak sahipsizdir; yani hissedar anlamında patronu yoktur. Bir nüfus dairesinin ya da vergi dairesinin veya bir kamu iktisadi teşekkülünün patronu yoktur ve klasik patron anlamında o kurumlardaki çalışmaları verimli kılacak bir sahiplik işlevi görülemediği için o kurumlar verimsizliğe meyillidir. Özel sektörde de durum çok farklı değildir. Kuruluş holdingleşecek kadar büyüdüğünde, patronun sahiplik fonksiyonunun olumlu etkileri ortadan kalkar; çünkü patronun sahiplik fonksiyonunun ulaşamadığı sayısız nokta vardır ve oralarda verimsizlik hüküm sürer.
     
     Sahipliğin keyfilik fonksiyonu
     Patron, sahiplik dolayısıyla var olanı korumanın ve verimliliğin sembolü olduğu kadar, keyfiliğin de sembolüdür. Patron, bir padişah gibi tüm kuralları istediği anda istediği gibi değiştirme yetkisine sahip olduğundan patron şirketlerinde sıklıkla, modern yönetim anlayışıyla bağdaşmayacak kişisel ve keyfi uygulamalar görünür. Patronun, sahip olduğu şirket ve o şirketin tüm bölümleri için en liyakatli yönetici olması ender görülecek bir durumdur; ancak her patron kendini bu ender durumun içinde sayar. Patron, özellikle de büyüyen işletmelerde kesit bir gözlemin üstüne her konuya karışır ve o alanlardaki rasyonalite ortadan kalkar. Tutulmuş olan profesyonel yöneticinin de kendi programını uygulama arayışı ortadan kalkar; çünkü uygulasa da patron gelip kendi bildiğini okuyacaktır sonunda. Dolayısıyla patronun her şeyi bilen ve her şeye müdahale eden bir yönetici olarak davranmaya kalkması işletme kültürünü ve yönetimini keyfileştirmekten başka işe yaramaz. Bu arada birçok idealist yönetici de, tipik bir şekilde yıpranır.
     
     İrrasyonelleştirici aile bireyleri
     İşletme yönetiminde aile bireylerinin bulunması, sahipliğin koruyucu ve geliştirici özelliklerini işletmeye getirse de, uzun vadede birçok negatif etki yaratır. Örneğin, eğer kardeşinizi ya da oğlunuzu bir şirketin başına getirirseniz, sonradan işler onun liyakatini aşar bir noktaya geldiğinde onu görevden alamazsınız ya da işten çıkaramazsınız. Eğer karınız ya da kocanız sahibi olduğunuz şirkette üst düzey yönetici olursa, yönetim hatası yapsa ve bu orta kademe profesyonel yöneticiler tarafından gündeme getirilse de, her gece aynı yatağa girdiğiniz bu kadın ya da adam işletmede aynı pozisyonda kalır; doğruyu söyleyen profesyonel yönetici de sonunda kovulur.
     
Patron ne yapmalı?
     Bugün patronlara düşen görev, işin yönetiminden çekilip işin liderliğini üstlenmektir. Diğer bir deyişle, profesyonel yönetime beklentileri (şu zaman diliminde, şu karlılığın sağlanması ve ortada patron tarafından dayatılan değil, paylaşılan hedef ve görevler varsa o hedef ve görevlerin başarılması) belirtip bu beklentilerin yerine getirilmesini talep etmektir. Eğer profesyonel yönetim ara ve ana hedefleri başaramazsa görevden ehliyetli olanla yer değiştirilir.
     Amerikan Merkez Bankası Başkanı Greenspan’e ABD’nin başarısının sırrı sorulduğunda cevap olarak, bizde 'insanları işten çıkarabiliyoruz' der. Türkiye’de patronlar, patronun ailesi, kamu iktisadi çalışanları neredeyse işten çıkarılamaz; aile şirketleri pazardan silinir; KİT’ler de er ya da geç özelleştirilmek, birleştirilerek kapatılmak zorunda kalır.
     
Aile Holding AŞ. için notlar
•  Bir malın ya da mekanın kötü kullanılmasını istiyorsanız, onu sahipsiz ilan edin. Şirket otomobilleri, otel odaları ve benzeri.
•  Bir şeyi korumak, onu denetlemek değil, onu kullananların ona sahip çıkmasını sağlamaktır. Bir ara İzmir’de belediye otobüsleri, şoförlerine zimmetleniyordu. Otobüslerde gerek bakım olarak, gerekse estetik olarak iyileşmeler başlamıştı. Hatta bir tanesi, ön tarafa saksı içinde dekoratif çiçekler bile yerleştirmişti. Teker teker insanları denetlemek yerine, insanlara işlerine sahip olmalarına fırsat verin.
•  Patronun sahiplik olgusu, bir işletmede sırat köprüsü gibi ince bir çizgiyle olumlu ve olumsuz yöne açılır. Aşırı sahiplik, aşırı kontrol zarar verir; herkesin hissettiği sahiplik duygusu ise gelişmeyi pompalar.
•  Aile bireylerinin yönetici olması sıklıkla, işletmeyi irrasyonaliteye götürür. Sizin kızınızın ya da oğlunuzun potansiyel en iyi yönetici olması ender olacak bir durum olsa gerek. Herhangi bir profesyonel çalışanın değer ölçülerinden biri başka bir işletmede benzer bir pozisyonu alıp alamayacağıdır. Sizin karınız, kocanız, kardeşiniz, kocanız başka bir şirkette aynı pozisyonu alabilir miydi?
     
     
Hangi işlerden çıkmalı?
     Türkiye’de holdingleşen ve işleri çeşitlenen aile şirketi grupları, son birkaç yıldır yeni iş alanlarına girmeye çalışırken, bazı alanlardan da çekilmeye çalışıyor. Hangi işe gireceğiz, hangi işten çıkacağız değerlendirmeleri sıklıkla mevcut işin dar kalıplarında yapılıyor. Örneğin, süt, turizm, bilgisayar, gıda ve boya işindeyseniz yaptığınız değerlendirme bunların hangisinde kalmalı, hangisinden çıkmalı değerlendirmesidir. Gerçekçi bir değerlendirme şu soruyla yapılır: 'Eğer bugün fabrikalarımın karşılığı olan nakit para elimde olsaydı, ben yine bu yatırımları yapar mıydım?' Bu sorunun cevabı hayırsa, duygusallığı bırakıp hemen o işlerin hepsinden çıkmak ve rasyonel yatırım tercihi doğrultusunda sermayeyi ayırmak gerekir. Girişimcinin işi Peter Drucker’a göre, kaynakları düşük verimlilik alanından yüksek verimlilik alanına taşımaktır. çıktığınız her işte fabrikayı satın alan kişi, muhtemelen sizde olmayan, fabrikayı sizden daha iyi işleteceğine ilişkin bir inanç ve taze bir heyecan taşır.
     
Hangi işlere girmeli?
     İşler iki kategoridir. Dönemin mevcut büyüme endüstrisinden olan işler ve büyüme endüstrisine ait olmayan işler. örneğin, ulaştırma ve iletişim, şu an tüm dünyada büyüme endüstrisi işidir. Bu tren(d)lere binenler, kötü bir yönetim dahi sergileseler trenin gittiği yere gidecektir. ikinci kategori iş ise, büyüme endüstrisi olmayan endüstrilerdeki işlerdir. örneğin, görece olarak otomotiv endüstrisi 1950 sonrasıyla kıyaslandığında bugün büyüme endüstrisi değildir. Bu tür endüstrilerde yatırımlar kendini geç öder ve ancak yaratıcı ve profesyonel standartların altına düşmeyen bir yönetim anlayışıyla başarılı olunabilir.
     
     
     




 SAYFA BAŞI 





© 2001 Milliyet