Dengeler bozuldu deyince çeşitli faktörlerin ağırlığına bağlı olarak terazinin kefesenin bir tarafa kayması düşünülür. Ama bu dengeler sözlüğü yalnız ağırlıkları değil, ruhsal dengeleri de içine almalıdır. Yani ruhsal dengelerimizin negatif etkiler altında bozulabileceği de tartışılmalıdır. Negatif etkiler sokaktaki ve tribündeki adamın ruhsal dengesinde de önem taşımaktadır.
Politikadaki "istifa ederim, giderim" lafı gibi spor kulübü başkanlarının da "ben gidiyorum" deyip, geri dönmeleri de, herhalde bu kişilerin kararlarını enine boyuna düşünmeden almalarından kaynaklanmaktadır. Böyle olunca tribündeki taraftar artık "gidiyorum"u işitince, "yok ya, sahi mi" diye dalga geçer hale gelir. Tıpkı sokaktaki adamın, politikacıların "gidiyorum" demelerine inanmamaları gibi.
Anlaşılan giden gelmiyor sözcüğü toplumumuzda yalnız ölümle eşdeğer taşıyor. Gerisi boş...