30 Haziran 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Derviş tutkalına su katacak

     DYP beşinci partiyken, ana muhalefet partisi oldu, üstünüze afiyet, Tansu Çiller artık hiç çekilmez... dememe kalmadı, kara haber geldi. "Çiller sahaya iniyor. Herkes denize girerken, biz büyük kentleri dolaşacağız".
     Sağ kolu Hasan Ekinci bunları söyleyen.
     – Hükümete nasıl yükleneceksiniz?
     – Hedef Derviş. Hükümetin yumuşak karnı. Derviş tutkalını sulandırıp çözdük mü, tamam. Derviş gider, hükümet biter. (İsmet Paşa’nın "Memleket pahasına politika" dediği buydu işte.)
     Çiller demek ki DSP, MHP ve ANAP’ı değil, "tek başına adam"ı hedef seçti kendine. Zaten Bülent Ecevit, Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz yalvar yakar "Biz batırdık sen kurtar" diye çağırdıkları Derviş’in başarısız olması için ellerinden geleni yapıyorlar. Açık açık saldırıyorlar. Fazilet eskilerinin ve yenilerinin hedefi de Derviş. Çiller de katıldı mı... bizim millet işareti alır, Kemal Derviş’i tek başına iktidar yapar. Görürsünüz!
     
Faizsiz film
     İhlas Grubu’nun sahibi Enver Ören’in oğlu Mücahit, Amerika’ya kaçtı ve apar topar Amerikan vatandaşlığına geçti, gazetelerde okumuşsunuzdur.
     Kulağıma gelen dedikodulara göre, şimdi bu balaban delikanlı, günde on bin dolar haram para yediği ABD’de sinemacılık dersleri alıyormuş. Buffalo yakınlarında bir okulda.
     Babasının da şarkıcısı, artisti boldur maşallah; daha başka filmler de çevirecekler demektir.
     
Niye Vali Bey, niye?
     Osman, Burdur Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde geçici büro elemanı olarak çalışıyordu. Özlem de Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nda. Birbirlerini seviyorlardı, ama yürütemediler. Osman intihara kalkıştı, ölmedi Allah’tan. Özlem yanına koştu, bir daha ayrılmamaya yemin ettiler.
     İşin burasında devletimiz devreye girdi. Vali Kadir Koçdemir Osman’ı makamına çağırdı, "İntihar teşebbüsünden sonra burada çalışamazsın!" dedi. Osman 15 haziranda işinden ayrıldı. Buraya kadarı böyle, peki ya ondan sonrası?
     Osman ile Özlem’in yeniden birlikte olduğunu duyan Vali, kızın babası Abdullah Bey’i bulup, "Ayrılmazlarsa, Özlem’in de işine son veririm" dedi. Neden?
     Bunun üzerine kızın babası da Osman’ı aradı, "Bir daha görüşmek yasak, emrini verdi; Özlem’in bir oğlan yüzünden işten çıkarıldığını ben kimseye söylemem..." dedi.
     Osman yine bunalımlara girdi tabii. Özlem’in annesine telefon etti, durumu anlattı. Hata etti. Çünkü kızın babasıyla abisi Murat, delikanlıyı hastanelik edene kadar dövdüler. Çocuk yedi gün rapor aldı ve olay mahkemeye intikal etti.
     Ben, mülkî amirlerin sevenleri ayırmak gibi bir görevi olduğunu bilmiyordum.
     
Polis eskortlu düğün alayı
     Adına artık konvoy deyin, alay deyin, ne derseniz deyin... Araç konvoyuyla kutlama örfümüzde yerini aldı.
     Cimbom yendi, daaat daaat da da daaat... arabaya atladığın gibi tura! Oğlan sünnet oluyor, abisi askere gidiyor, kız evleniyor, parti başkanı kentimizi onurlandırıyor... hemen araç kuyrukları, kornalar, bayraklar!
     İşin tadı öyle kaçtı ki, genellikle mutlu bir olayı kutlayalım derken, sevdiğimizi sokaktan geçen insanların küfürleriyle, uyuyanların beddualarıyla uğurluyoruz.
     Cumartesi gece yarısına doğru Ankara’da görülen konvoy evlere şenlikmiş. (Bir okurum arayıp not bırakmış. Anlattığı bundan ibaret. Şimdi Emniyet müfettişleri sorar, ama elimde başka bilgi yok.)
     Bir beyaz Renault. Plaka örtülü. (Yasak değil mi?) Yerine, önde "Evleniyoruz", arkada "Mutluyuz" yazısı... Peşlerinde birkaç araç daha, insanları deli edecek kornalarla şehir turu atıyorlar.
     Bir küçük ekstrayla: yanlarında iki polis motosikleti, sirenleri bangır bangır, düğün alayına eşlik ediyor, yol açıyor.
     Okurum, hızla geçen konvoyda, sadece bir polis motosikletinin plakasını alabilmiş: 06 A 48131.
     
     bcankat@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Yöneten demokrasi?

Melih AŞIK
Bakan yanıtı...

Fikret BİLA
Krize altın anahtar!

Berrin Cankat
Derviş tutkalına su katacak

Hasan CEMAL
İnsanlık adına niye mi seviniyorum?

Güneri CIVAOĞLU
Kökler

CAN DÜNDAR
Küçük vedalar

Abbas GÜÇLÜ
Sınıfta kalanların durumu

Nail GÜRELİ
Siyanür, altın ve aşk

Sami KOHEN
Dış etken olmasa...

Meliha OKUR
Banka testi!

Hasan PULUR
"Republic of Turkey" üzerine...

Derya SAZAK
Lahey'deki suçlu Miloşeviç

Meral TAMER
Rekabet gücünü çevreyle artırmak

Güngör URAS
Güher ve Süher Pekinel ‘festival’ için çaldı

M. Ali Birand
Ya program ya da koalisyon çökecek

© 2001 Milliyet