
|


Serinlerken yanmayın!
Havuzların çoğu sağlık kurallarına uymuyor. Ölçüm yapılmıyor, ayaklar dezenfekte edilmiyor, cankurtaran yerine can simidi tercih ediliyor...
ÖMER ERBİL İstanbul
Sıcakların artmasıyla birlikte boş vakti olan herkes soluğu havuzlarda alıyor. Ancak yüzlerce insanın girdiği havuzların tümünün, sağlık ve güvenlik açısından yeterli olduğunu söylemek pek mümkün değil. Bazı havuzlarda hijyenik şartlara hiç önem verilmiyor. Yine her havuzun olmazsa olmaz şartlarından cankurtaran görevlisi de, birçoğunda yok. Günlüğü 5 - 25 milyon lira arasında değişen havuzlarda, üyelik sistemi de kullanılıyor.
Önlemler göstermelik
Özellikle hafta sonları tıklım tıklım olan havuzlarda her türlü hastalığı kapma ihtimali hiç de düşük değil. Her gün kontrol edilmesi gereken klor miktarı ve su analizleri yapılmıyor. Havuza girmeden önce kullanılması gereken dezenfekte havuzları da bulunmuyor. Bir havuzda, tuvalet çıkışına konan plastik leğenle dezenfekte işlemi göstermelik olarak yapılıyor, çoğu ise buna bile gerek görmüyor.
Kuralları dinleyen yok
Boğulmalara karşı havuz etrafında bulunması gereken cankurtaran görevlilerini her havuzda görmek mümkün değil. Bazı tesisler, aldıkları cankurtaranları başka görevlerde kullanıyor. Cankurtaran diye çalışanların bir kısmı ise iyi derecede yüzme bilmediği için sertifika sahibi değil. Cankurtaran almaya gerek görmeyen tesisler ise havuz kenarlarına asılan cankurtaran simitlerini tercih ediyor. Havuzlarda bulunması gereken sağlık kabini ve ekipten ise eser yok.
Havuzda neler olmalı? Yüzme eğitim sertifikalı cankurtaran bulunmalı. Ayrıca kazalara karşı sağlık kabini ve bir hemşire de şart.
Sudaki klor oranı 0.2 - 0.5 ppm olmalı. Koliform bakteri oranı ise metreküpte yüzde 40'ı geçmemeli.
Havuz suyu en az ayda bir kere tümüyle değiştirilmeli, şebeke ve içme ruhsatlı su kullanılmalı.
Girişte dezenfekte havuzu bulunmalı, suya girmeden önce otomatik fıskıyeli duş altından geçilmeli.
'Enfeksiyon kaçınılmaz’ Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Paşa Göktaş, "Ayakların mutlaka dezenfekte havuzuna sokulması lazım. Suyun klor miktarı ayarlanmalı. Az olursa bakteri üretir, çok olursa vücudu tahriş eder. Cilt, mantar, göz, idrar yolu enfeksiyonları kapılabileceği gibi, yutulduğunda bağırsak enfeksiyonuna yol açabilir" diye konuştu.
Burası hamam değil, havuz... FARUK BALIKÇI Diyarbakır DHA
Türkiye'nin en sıcak kentlerinden Diyarbakır'da ilginç havuz manzaraları yaşanıyor. Güneydoğu'nun en eski havuzu olan Küpeli ve Dıngalava da bu manzaraların adresi. Peştamallarıyla serinlemeye gelenler, havuzu bir anda hamama çeviriyor. Gençlerin bir kısmı geleneklerini sürdürmek için peştamal kullandıklarını, bazıları da mayoları olmadığı için bu yolu seçtiklerini söylüyor. Küpeli havuzunun işletmecisi Rıza Bağlan, 42 yıldan bu yana havuzu çalıştırdığını, her yaz suya peştamalla girildiğini belirterek, "O dönemlerde mayo bulunmadığı için peştamal kullanmak zorunda kalıyorduk. Şimdi o gelenek halen sürüyor. Peştamalı biz dağıtıyoruz" dedi.
GÜNCEL


Serinlerken yanmayın!
Ansen-Demirel A.Ş.
Antalya semaları E-5 yolu gibi
Ya herkes atarsa!
Eyvah yine UFO!
VATANDAŞIN ÖFKESİ, KAPKAÇÇIYI AĞLATTI
‘Ankara’ya 5 yıldız cilası
Madımak unutulmadı
‘CEP’LER İCRALIK
Çaldılar, çırptılar yatta âlem yaptılar
G.Saray’da 2. sakıncalı
Atatürk hisseleri satılsın mı?
Altı havaalanı için geri sayım başladı
Ozon gazı arttıkça yaz gribi coşuyor
Cavit Çağlar’ın naylonuna zamanaşımı
Süren’e naylon fatura sorgusu
Satırbaşı
SAYFA BAŞI

|
|

|