AMERİKA bizi önce lükse alıştırdı, borca batırttı... Krizler çıkarttı!
Hatırlayın, kasım krizi öncesinde yabancılar paralarını alıp gitmemişler miydi? Ne biliyorlardı kriz çıkacağını?!
Şubat krizini de Amerika patlattı; doların kıymetini 600 bin liradan bir milyonun üstüne çıkarmak için!
Sonra, "biz ancak Derviş'e para veririz" diyerek başımıza adeta bir 'ajan'ı getirdiler!
IMF'nin Telekom'u bahane edip krediyi askıya almasının ardında, Derviş'i daha da güçlendirmek planı vardır. Bakın göreceksiniz, Derviş'le görüşünce toplantıyı yapacaklar, parayı verecekler; biz de "parayı Derviş kopardı" diyeceğiz!
Ya IMF geri adım atmazsa?
Demek ki, Amerika'nın başka bir oyunu var: Türkiye'yi daha da sıkıştırıp Kıbrıs'ı mı alacak, Kürt devleti mi kuracak? Emperyalizmin oyunu bitmez ki?
Olayları yan yana koyuyorum, alt alta diziyorum, Özal gibi Derviş'in de Amerikan ajanı olduğu çıkıyor ortaya.
* * * ARİSTO çok haklıydı. Bütün sıcak gazların yükseldiğini, çünkü geldikleri güneşe tekrar gitmek istediklerini keşfetmişti. Bakın, milyonlarca senedir sıcak gazlar yükseliyor.
Her sabah görüyorum: Bizim çaydanlığın buharı da yükseliyor.
Aristo bütün katı cisimlerin yere düştüğünü, çünkü topraktan geldiği için toprağa gitmek istediğini söylemişti... Adam haklıymış... Dün tökezlendim, yüzü koyun serildim yere...
Düşen yağmur tanelerinden yükselen alev ve dumanlara, her şey Aristo'yu doğruluyor...
Ne gazlar hakkındaki termodinamik kanunları, ne cisimlerin yere düşmesini izah eden çekim kanunu... Ben gördüğüme inanırım.
Gördüğüm olayları yan yana koyuyorum, alt alta diziyorum. Aristo doğru çıkıyor.
* * * TÜRKİYE bu yıl 11 milyar dolar dış borç, 73 katrilyon iç borç ödeyecek!
Dışarıdan para getiremezsek nasıl çevireceğiz bunu?
Hem neden bu kadar borçlandık? Devlet bankaları para yuttuğu için! Zararlı KİT'leri özelleştirmediğimiz için! Devlet kadrolarını bire üç oranında şişirdiğimiz için!
Tarımda ve devlet sektöründe "sosyal devlet" diye, verimsizliğe para akıttığımız için!
Kaynakları böyle israf ederken, üç milyar dolar bulup mali sistemimizi modernize edemediğimiz, bu yüzden vergi toplayamadığımız için...
Ekonomik modernizasyon, teknolojik yenilenme, verimlilik, küresel rekabet gibi kavramlar zihnimize yerleşmediği için...
Darbeler partileri parçaladığı için...
Rekabet, küreselleşme, piyasa ekonomisi gibi kavramlar ekonomide verimliliği ve teknolojik gelişmeyi sağlayacak perspektiflerdir. Bunu başaran ülkeler büyüyor... Başaramayanlar bizim gibi krizden krize koşuyor!
Bir ülkenin krizi başkalarına da zarar verdiği için, Türkiye'nin krizden çıkmasında dünyanın da yararı var. Onun için krizdeki ülkeleri "ekonomik rasyonalleşme"ye zorluyorlar.
İyi yönetilseydik Derviş'e gerek kalır mıydı? Bizim önümüze geçmiş ülkelerin nasıl kalkındığına bakalım, ekonomide neler yapmamız gerektiği anlaşılır zaten.
Ajan masallarıyla kendimizi kandırıp ekonominin rasyonellerine gözlerimizi kapatırsak, daha nice krizler görürüz ve bir de bakmışız ki, sıradan bir Üçüncü Dünya ülkesi olmuşuz: Aç, kavgalı, fanatik...