Efendim, bu pazar sizlere farklı bir köşe hazırlamak istedim. Sibel Can ile konuştum. Yeni klibinden, 15 Temmuz’da müzik marketlerde yerini alacak olan iki yeni albümünden, oğulları Engincan ve Emir’den, kızı Melisa’dan, kocası Sulhi Aksüt’ten ve ailesinden söz ettik. Sibel’in gözlerinin içi parlıyordu. Gözyaşı döktüğü günler çok geride kalmış. ‘Sibel Can bitti, artık kolay kolay dirilmez’ diyenler, şimdi ne söyleyecekler, merak ediyorum. Öylesine güzel iki albüm hazırlamış ki insan dinlerken kendinden geçiyor. Kocası Sulhi Aksüt de özlemini Sibel’in şarkı ve türküleriyle gideriyormuş. Sibel, çok yoğun bir çalışma temposu içinde. "2002 benim yılım olacak. Kalbim temiz. Allah dağına göre kar veriyor Şenay’ım. Herkes şarkı sözü, beste arayışındayken benim ayağıma geliyor. Çünkü besteciler, şarkı sözü yazarları beni seviyor ve benim şarkılarını iyi yorumladığımı biliyorlar. Bu iki albüm de önümüzdeki günlerde patlayacak. Özellikle ‘And İçerim’, bir yaz şarkısı. Herkes barlarda, gece kulüplerinde oynayıp zıplayacak" diyor. Evin kralı minik Emir. Engincan ve Melisa kardeşlerini yere göğe koyamıyorlarmış. Özellikle Engincan, Emir’e müthiş ağabeylik yapıyormuş. Bunları anlatırken yıllar öncesine gittik. Bir devre Sibel Can’ın da menajerliğini yapmıştım. Şu an aramızda olmayan, altın gibi bir kalbe sahip babası Engin Ağabey (Can)’den söz ettik. Sibel’in gözleri doldu.
Onun yokluğunu hala kabullenemediğini söyledi.
Zaten türkü kasetinde yer alan Azeri parça ‘Sen Gelmez Oldun’u rahmetli babasını anarak okumuş.
Hapisteki kocası için ‘And İçelim’
Sibel Can’ın ‘And İçelim’ şarkısının klibi Platform Stüdyoları’nda çekildi. Çekim
30 saat sürdü. Klipte Sibel’in bornozlu sahneleri vardı, ama siz göremeyeceksiniz. Çünkü Süper Star ve bendeniz bu sahneleri biraz absürd bulduk. Tek karede bornozlu kaldı Sibel. Bu kadar detayı nereden bildiğime gelince. Klibi sonuna kadar izleyen tek gazeteci ben oldum da ondan efendim. Ama tesadüf oldu, inanın. Ajda Pekkan Londra’dan aradı. Bir ilaç siparişi vermiştim ona. Aldığını, dilersem kendisini havaalanında karşılayabileceğimi söyledi. Sürpriz haberi bana arabada verdi. Ünlü yönetmen Ayşe Ersayın ile Sibel Can’ın, Maslak’daki VSG Stüdyoları’nda klip montajında olduklarını, onlara yapacağı sürpriz ziyarette benim de bulunmamı teklif etti. Ellerimizde Biges’den aldığımız kebaplar, stüdyonun yolunu tuttuk. Sibel, Ayşe, ben, Süper Star ve montajda harikalar yaratan
Burak Yalman klibi izlemeye başladık. Sibel, 13 Temmuz’da televizyonlarda dönmeye başlayacak bu klipte bir Gucci, bir Armani’nin aralarında olduğu 6 kıyafet giydi. Sizlerin 4 dakika izleyeceği klibin montajı 26 saatte bitti. Ben saat 04.00’de stüdyodan ayrılırken montaj devam ediyordu.
Bu arada yaptığı diyet yüzünden halsiz kalan Sibel’in tansiyonu düşmüş, imdadına yetişen dayısı Ünal ayran içirmiş. İşte Sibel’in "Gerçek sevgiyi yansıtıyor" dediği ‘And İçelim’in sözleri:
"Gel, yalnız bir şartım var/Gururu, nefreti, geldiğin yerde bırak/Sev, yalnız bir şartım var/Canına benden başka yoldaş olmasın/Ayrılık hançeri bizi vurmasın/İçelim, içelim aşkın şarabını, kendimizden geçelim/Hadi içelim aşkın şarabını, meşk edelim/Ayrılmak yok diye and içelim/Terketmek yok, and içelim".
İki albüm aynı anda piyasada
Sibel Can’ın, adı ‘Canım Benim’ olan iki albümünün biri Türk Sanat ile fantazi, diğeri Halk Müziği ağırlıklı.
15 Temmuz’da piyasada olacak. Saat 21.00’de başlayan ve 04.00’e kadar süren sohbetimiz sırasında Ayşe klibin öyküsünü anlattı;
"Şenay’cığım düşün, tam 20 şarkı dinledik. Sibel’in evinin yatak odasında yere serildik. Yanımızda Sibel’in dayısı Ünal da vardı. Bu arada yan taraftaki odada küçük Emir uyuduğu için sesi mümkün olduğu kadar kıstık. Sibel her şarkıyı birkaç kez ve aralıksız dinletiyordu. CD’yi durdurmasını, biraz nefes almamız gerektiğini söyleyince ‘Bu CD durmaz, devamlı çalar’ dedi. Ardından telefon gelince durdurdu. O zaman kendimi koyverdim ve böğüre böğüre ağlamaya başladım. Sonra da kahkahalarla güldük. Bu arada kocası Sulhi Aksüt’ün de fikirleri alınmış. Türkü kasedinde ‘Yetim Yavrum’ ve ‘Hazin Hazin’ diye iki parça var, insanın tüylerini diken diken ediyor. Sabaha karşı yapılan on toplantının ardından ‘And İçelim’ adlı şarkıya klip çekmeye karar verdik".
Bu arada sohbet sırasında Ayşe, Sibel’in iş terbiyesine, fedakarlığına, çalışma arkadaşlarına olan davranışına hayran kaldığını ve çok içten olduğunu söyledi. Sonra da bir anıyı anlattı. Sibel’in eski albümünde yer alan, benim de çok sevdiğim ‘Bende şansın, bende talih, bir de aşkın adresi yok’ adlı şarkının klip çekiminde, Sibel’in karnı burnundaymış. Bu arada ışık yapılması gerekirmiş, o haliyle Sibel tam bir saat beklemiş. O gece klibin montajı sırasında gözlemledim, klibe emeğe geçen herkes sırayla stüdyoyu ziyaret edip fikrini söylüyor, yarattığı eseri gururla izliyordu. Sibel de saygıyla herkesin fikrini dinliyordu. Bu arada ışık şefi Mustafa Öner, Ayşe Ersayın’a "Muhteşem bir çocuk doğdu "dedi. Ayşe de "İyi ki bizim çocuğumuz, başkasının olsaydı hasetten çatlardık" cevabını verince herkes gülüştü. Klipteki aksesuar ve dekorasyon genç mimar Aşkım Darcan’a ait. Bu arada Sibel’in iki yeni albümünü piyasaya çıkaran Emre Müzik’in sahibi Hüseyin Emre de tüm maddi ve manevi olanakları seferber etmiş. Sizlerin büyük olasılıkla 13 Temmuz’da müzik kanallarında, magazin programlarında izleyeceğiniz ‘And İçelim’, büyük bir emeğin ürünü. Toplam 10 toplantı, 56 saatlik bir çalışma sonunda ekranlara gelecek. Görüntü yönetmeni Yüksel Varol, ışık şefi Mustafa Önen, montaj Burak Yalman, prodüksiyon Funny, makyaj Coşar, kuaför Mesut, telesine Serdar. Şarkının söz ve müziği ise Kerem Ökten’e ait. Hazır gelmişken, Sibel ile biraz da sohbet ettik. Televizyon ile ilgili yeni projeleri olduğunu ve ‘Berivan’ı TGRT’ye dizi olarak çektiğini söyledi. Hala repertuarında en çok talep alan eserlerin başında geliyormuş ‘Berivan’. 28 Temmuz’da Sibel, Salamis Bay Otel’de Kıbrıslı hayranları ile buluşacak. Organizasyon Leyla Kırca’ya ait. Sohbet sırasında baktım da
herkesin ortak kanısı Sibel Can’ın şarkılara hayat verdiği. Ayşe ise Sibel’in şarkıların klibinde tek kişilik tiyatro yaptığını belirtti.
‘Canım Benim’in fantazi kısmında Nino Varon’dan ‘Üşüyorum’, Ertuğrul Polat’dan ‘Yazık’, Gülay, Selçuk Tekay’dan ‘Ateşten Gömlek’ var. Ve daha neler, neler... Türkü compact diskte ise ‘Cemrem’, ‘Leylim Yar’, ‘Yolumuz Gurbete Düştü’, ‘Keje’ gibi tüylerinizi diken diken edecek, Sibel’in yanık sesi
ile okuduğu çok güzel eserler bulacaksınız. Kısacası o gece ben de kendimden geçtim. Çıkışta "Kıskananlar çatlasın, kıskananlar çatlasın" diye birbirimize veda ettik.