Gülin Aköz, 31 yaşında, öğretim görevlisi... Bir sabah kalktı ve seçmediği bir hayatı yaşadığını fark etti. Çalıştığı üniversiteden ayrıldı. Yarın kalkacak Johannesburg uçağına bir bilet aldı... Perşembe günü Zambia’da, sadece mail’lerden tanıdığı 3 kişiyle buluşup bir Land Rover jeep’le dünyayı dolaşacak... Ve bu ilginç gezi, Milliyet’in sayfalarında binlerce kişiye ulaşacak
AYŞEGÜL SÖNMEZ
Gülin Aköz, aslında bunu ilk kez yapmıyor... Bu kadar uzun olanını ilk kez yapıyor. Daha önce de bir gece karanlığında annesinin yüzüne "Taksim’e gidiyorum" der gibi Güney Afrika’ya gittiğini söyleyen Aköz, askerdeki kocasını da havalimanındaki telefonla haberdar etmiş. Ve şimdi daha büyük bir işe girişmiş... İşte Aköz’ün dilinden bir yıl sürecek dünya turu...
Nereden çıktı dünyayı dolaşma fikri? Üniversitede araştırma görevlisiydim. Master yaptım, doktoraya başladım. Yeterlilik sınavını da verdim. Ve "bu kadar yeter" dedim. Bu arada evlendim ve boşandım. Boşanma süreci sancılı geçti. Ve seçmediğim bir hayatı yaşadığıma karar verdim. Tüm aile, profesörlerden oluştuğu için ben de kendimi sorgulamadan Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği’nde akademisyen olmuştum. Bunu istemediğimi anladım.
Çocukluğundan beri dünyayı dolaşmayı mı hayal ediyordun? Benim annem ile babam ayrı. Böyle hayal kuracak durumum olmadı. Başka sorunlarım vardı. Ailede akademisyen çok fazlaydı, ben de öyle yönlendirildim. Aslında keşke arkeoloji ya da sanat tarihi okusaydım diyorum. Toplumun bize çizdiği bir kalıp var. Ve ona göre yaşıyorsun.
Ne istediğini anlamana boşanmanın etkisi oldu mu? Her şey o askere gittiğinde oldu. O gitti. Evde yalnız kaldım. Ve kendime "ne istiyorum?", "hayattan ne bekliyorum?" gibi sorular sormaya başladım. Harala gürele içinde bir çarka kaptırmış gidiyordum. Eşim, ideal bir insandı. Hâlâ görüşürüz. Ama istediğimin bu olmadığına karar verdim. Boşandım. Şu andaki aşamaya gelmek epey bir zamanımı aldı. Üniversiteden ayrılmak çok zor oldu. Hem ailem istemedi ayrılmamı, hem de orası da zevkli ve rahat bir ortam.
Niye tanımadığın 3 kişiyle dünya turuna çıkıyorsun? Ben bir dünya turu istiyordum. Yanıma birini aramaya başladım. Bir arkadaşım "gideriz" diye kandırdı. Ama sonra çıkmaya başladık, sürmedi. ‘wwww.lonelyplanet.com’dan bir yol arkadaşı sayfası var. Orada daha çok 18-22 yaşında ‘lay lay lom içki içeriz’ tipler vardı. Bana uymadı. Sonra Jeff’in ilanını gördüm. Tam istediğim tarzdı.
Nedir o tarz? Daha bir kültürel, daha farklı bir şeyler keşfetmak adına yapılan yolculuklar. Müzeye gitmek, yerel halkla da ilgilenmek. Jeff’i bulduğum için çok şanslıyım çünkü İngiliz vatandaşı Jeff, Kenya’da doğmuş büyümüş. Onların anadilini konuşuyor. Anne, babası misyoner. Çok tecrübeli. Onun iki arkadaşı İtalyan Sally ve Amerikalı Jodie de geliyor.
Ortak noktalarınız var mı yok mu, bunları yazıştınız mı? Jodie’yle boyutlarımızın aynı olduğunu biliyoruz. Kıyafet değiş tokuşu yapabileceğiz. Jodie’yle kanka olduk zaten.
Hiç korkmuyor musun? Büyük düşündüm, büyük bir şey yapıyorum ama korkmuyorum.
Erkek arkadaşın var mı? Hayır. Zaten olsa bırakıp gitmezsin.
GÜLİN’DEN KISA KISA...
‘Okur yazar gezerim’
Kendimi tanımlayacak olsam, ‘okur, yazar, gezer’ derim. Hayatımda en çok yaptığım ve yaparken zevk aldığım şeyler binlerce kitap okumak, sayfalarca yazı yazmak oldu. Böyle mutluyum. Bazen kendimi kendime sadık kalmamış, bir şıpsevdi gibi düşünüyorum. Ama sonra "10 yıl üniversitide kalmışım, bayağı olmuş" diyorum. 20 yıldır günlük tutuyorum. Hayret ediyorum kendime. ‘Aklımdan zorum mu var?’ diyorum. Kafamda bir kitap yazma planım var. Bu yolculuğun sonunda yazmak için çok malzemem olacak. Döndükten sonra bir de radyo programı yapmayı düşünüyorum. Her gittiğimiz yerden birer ikişer CD toplayıp, tanık olduğumuz bir konseri dijital kaydedip, bunun üzerine bir program yapmak istiyorum. Açık Radyo’yla konuştum. ‘Dönünce görüşelim’ dediler. Hep yolculuk edeceğim. Geri geldikten sonra bu sefer İskandinavya ülkelerine ve hayatım boyunca hiç gitmediğim Paris’e gideceğim.