Şaşı olduk, şaşkına döndük! Ekonomistlerin tartışmalarını izlemekten mizah dergisi okumaya gerek duymuyoruz, siyasetçilerin efelenmesinden ürküp siyasetteki kaliteyi tartışamıyoruz!
Oysa sorun, "topyekün güven. "Ama kime ve hangi programa güveneceğimizi bilmiyoruz. Piyasaların oyun planında "erken seçim" olasılığı, ihracatçının oyun planında kurda "dar bant" tartışması, patronların gündeminde ise "sopa" meselesi yer alıyor...
Peki, Türk Telekom diye tutturup, IMF’ye karşı "namertliği" elden bırakmayan MHP’nin gündeminde ne var?
Dünkü liderler zirvesine, MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, sıcak bakmadığı gibi toplanmasını da istememiş. Hatta Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan ile telefon trafiğini yürüten MHP’nin ılımlı iki vekili Bayındırlık Bakanı Koray Aydın ile Murat Sökmenoğlu’na söylenene göre fırça bile atmış!
Derdimiz şu:
"MHP nereye koşuyor?"
Ya da Fazilet’in kapatılmasının ardından MHP erken seçimle ilgili ne düşünüyor?
Öncelikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin önüne bir evrak konmadan bir adım atmadığını bilenler, seçim konusunda Bahçeli’nin tek kelime bile etmeyeceğini söylüyorlar. Çünkü Bahçeli, sonbaharda Anayasa Mahkemesi’nden gelecek "idamlarla" ilgili kararı bekliyor. Çünkü ona göre strateji belirleyecek. Yumuşatılmış Anadolu ve Güneydoğu projesi bu... Diyelim ki beklediği kararlar çıkmadı, yolunu ona göre çizecek. O yüzden "hükümetten kopayım diye bir derdi yok" diyorlar...
Ancak 1’inci IMF krizinin birinci haftasında sorun artık T. Telekom olmaktan çıkmış. Sorunun adını koyalım: "faizler..."
Faiz, paranın fiyatı. Mübarek sopayı gösterince düşmüyor ki. Eh, kurda dalgalanma, faizde coşma devam edince IMF de "Bu faizlerle borçlanmaya Hazineniz dört ayda zor dayanır" deyince işin rengi iyice kendini belli ediyor...
Devlet Bahçeli’nin hükümetteki ortaklarına resti; "sabit kur dediniz, olmadı, dalgalı kur dediniz, olmadı. Bana bundan sonra faizleri yüzde 50’nin altına indirebileceğiniz bir yolu, yöntemi getirin" biçimindeymiş. O yüzden liderler zirvesini istememiş ve öncelikle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının eylem planını görelim" önerisinde bulunmuş.
Bahçeli’nin üzerinde durduğu ikinci konu ise Türk Telekom...
İşte krizin baş müsebbibi.
Sonunda Türk Telekom’da genel kurul yeniden yapılacak. 7 olan yönetim kurulu üye sayısı 9’a çıkacak. Bankacılıkla ilgili düzenlemeler devreye girecek. Ama yakın çevresine göre Bahçeli’nin görüşü:
"Tamam, Türk Telekom’da istenileni yapalım. Zaten hem genel müdür, hem yönetim kurulu başkanı olan bürokratın da istifası cebimde. (Biliyorsunuz, bürokratlar atanırken imzalar da kurumların bağlı olduğu partinin genel başkanının cebinde hazır bekliyor.) Ancak faizler ne olacak?" Kısacası Bahçeli; 14 aylık Ulusal Program ile Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı’nın bir potada daha güçlü bir programla harmanlanmasını arzuluyormuş. Çünkü ekonomide ipler DSP’nin elinde...
Duyurulur!
Ve oyun içinde oyun devam eder gider...