14 Temmuz 2001 Cumartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Söylem mi, eylem mi?

     GEÇEN hafta kıyısından köşesinden girdiğimiz aldatmak konusunu sürdürmeye ne dersiniz?
     O halde söyleyin bakalım, eylem mi daha zengindir, söylem mi?
     Eylem dediğiniz nedir ki? Mekanı sınırlı, şekli şemaili belli. Nihayet yatağın dışında eksantrik birkaç mekan daha bulursunuz, bilinen üç beş pozisyona bir o kadar da siz eklersiniz, yine eylem biter.
     Alın bakalım bir soru: Acaba başka mekanlar, değişik eylem türleri bulma merakından mı kaynaklanır aldatmak? (Hemen bir parantez: Aldatma sadece eylemle mi olur, sözle de ihanet yok mu?)
     Yok yoksa, aldatmak bir ihtiyaç mıdır?
     Derdiniz salt değişik mekan ve farklı eylem biçimi olsa, onu eldeki eşinizle / partnerinizle araştırıp bulur, uygularsınız, olur biter.
     O halde, yeni insan tanıyıp edinme gereksiniminden mi kaynaklanıyor aldatmak? Libidonuz, içgüdüleriniz, başıboş cinsel istekleriniz mi alıp sürüklüyor sizi oradan oraya? Bir yaradılış olayı mı aldatmak? Yoksa siz aldattığınızın farkına varmadan mı aldatmış oluyorsunuz?
     Baştaki soruya dönelim: Eylem mi daha zengin, söylem mi?
     Elbet eylem biter, söz bitmez. Söz yeni eylemler üretir. Ama elbet ki, sözün "kullanacağı" dile getireceği bir "malzeme" olması gerekir. Yani, özgün bir duygu zenginliği...
     Aldatan çiftlerin ortak yaşamında bizce ya eylem tükenmiştir ya söylem. "Eylem"in içine ortak yaşamdaki tüm ilişkileri koyun; "söz"e sevginin / aşkın bütün unsurlarını ekleyip öyle düşünün.
     Bir başka deyişle söylersek, duygusallıkla seks atbaşı gidiyorsa, değme keyfine ve de güven o birlikteliğe. Birinden biri sıfırı tüketiyorsa, çek kuyruğunu gitsin! Tabii, "karakter"i de hesaba ekleyin. Konu kadınlar olduğuna göre, onlardan örnek verelim.
     Bir: Kadın eylemde zenginliğin bitmesi, sekste tatminsizliğin başlaması ya da bir başka deyişle biçimsellikte doygunluğa (doyuma değil; çünkü, doyum geçici, doygunluk sürekli) varması nedeniyle ihanet eder.
     İki: Eşinden sevgi söylemleri gelmez olunca ya da duygusallık bitince, "ihtiyaç" saydığı bu tür söylemleri duyup yaşamak için başkalarına yönelir; telefonla, internetle, "cafe" köşelerinde gizli buluşmalarla bu "ihtiyacını" giderir. Bunu ihanet olarak kabul etmez, olsa olsa masum bir aldatma sayar. Siz ne dersiniz?
     Bunlar elbet herkesin kabulleneceği gerçekler değil. Genel kabul gören "doğru" şu: Kişilik sahibi kadın aldatmaz, önce ilişkisini keser, sonra ne yapacaksa yapar. İyi hoş da evlilikte ekonomik güç faktörünü unutmayın.
     
Bir şiir
     Tadımlık dizelerimiz Bahçe'den Şerif Erginbay'ın Kuşatma şiirinden:
     "geçeriz yangın yerinden / ayaklarımız çıplak / susar yağmur kuşları / o zamandışı açlıkta / al bulutlarda ayyaş başımız / ne hüzün ne sevinç / tedirgin bir ayazma / ılık sular gibi kalışımız"
     
     ngureli@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
MHP ve Derviş

Melih AŞIK
Tuhaf ilişki

Fikret BİLA
Sultanbeyli satılık İLÇE

Berrin Cankat
Eğitimin dumanı

Güneri CIVAOĞLU
Aranıyor: Güven...

CAN DÜNDAR
Tarihin ışıltısı

Abbas GÜÇLÜ
Türkiye garip bir ülke

Nail GÜRELİ
Söylem mi, eylem mi?

Sami KOHEN
"Benim için ağlama Arjantin!"

Meliha OKUR
Yanlışı yapan kim?

Hasan PULUR
Öğrenci okulunu anlatıyor...

Derya SAZAK
MHP'siz model

Meral TAMER
Ailenizden kaç kişi tutuklandı?

Güngör URAS
İş ilanına 3912 başvuru

M. Ali Birand
Yine Ermeni çalışıyor, yine Türk seyrediyor...

© 2001 Milliyet