18 Temmuz 2001 Çarşamba


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  SERİ İLAN  
 
 




Pansuman... Ameliyat...

     Paniğe girmeyen, daha önceki krizlerin deneyimlerinden süzülmüş olan sağduyulu sesleri yansıtayım:
     "Doların yükselişi yapaydır ve beceriksizlik nedeniyledir.
     Ekranlara bakın...
     
'Dolar alıyorum' diye ekrana çıkanlar, 5 tane yabancı banka...
     Satanlar da 5 yerli banka...
     İşlem hacmi en fazla 50 milyon dolar...
     Bu sığ sularda balık avlamaya kalkanların kafasına Merkez Bankası vurduğu anda doların ateşi düşer. Spekülatör korkar.
     Düşünün...
     Merkez Bankası neden dünkü 1 milyon 400 bin lira gibi yüksek bir kurla piyasaya çıkar? Daha da yükselişe nasıl tramplen olabilir?
     Türkiye'nin aylık ihracat - ithalat farkı 1 milyar dolar artıda.
     Bunun üzerine bavul ticaretini, işçi gelirlerini ve turizm gelirlerini koyun.
     Dahası... IMF'den de gelen de parayı koyun... Döviz bolluğu yaşıyoruz.
     Elinde büyük bir rezerv var.
     Merkez Bankası, piyasaya daha ucuz fiyatla girse ve 85 milyon dolarla kalmayıp satışı sürdürse... Kafasına kafasına vursa, ertesi gün doların fiyatı 150 bin 200 bin lira düşse, bu spekülasyonu yapanların elleri yansa, sorun kalmaz.
     Doların ateşi düşer.
     Beceriksizlikle sorun üretiliyor.
     Doların günde yüzde 7 - 8 değer kazanmasını ve hergün yüzde 7 - 8 yoksullaşmayı Türkiye haketmiyor.
     Yarın sabahtan başlayarak (bu sabah) spekülatörlerin kafasına kafasına vurulmalı.
     Bir sonraki gün tekrarlanmalı.
     Ve gene...
     Yoksa... Çarşı fiyatına Merkez Bankası açılışı yapmakla ve de o fiyatı bile sürdürememekle, Türk ekonomisi yanar."
     
Duyarlı günde Merkez Bankası Başkanı ile de konuşup bu iddialar için görüşlerini almak istedim. Ama... İstanbul'dan Ankara'ya otomobille dönüş yaptığı için iletişim kurulamadı.
     
Game over
     Elektronik oyunlarda yetersiz oyuncuların hataları sonucu monitörde ışık yanar.
     "Game over."
     
Yani "oyun bitti."
     
Şimdi kriz yönetimi zamanıdır...
     Kriz yönetiminin yetenekleri ortaya konmazsa, Türkiye hiç haketmediği halde "oyun bitti" noktasına gelebilir.
     Bunun için de yapılacak şeylerden biri, spekülatörleri sindirmektir... Onların ellerini yakmaktır.
     Türkiye, bunca döviz bolluğunu "Merkez Bankası'nda turşu yapılsın" diye yaşamıyor.
     15'inde maaşını alan memurun aylığı, daha şimdiden yüzde 21 değer kaybetti.
     Bunun vicdani ve idari sorumluluğu vardır.
     
Siyasi irade
     Merkez Bankası Başkanı'na da ölçüsünü aşan dozajda yüklenmek, haksızlık olur.
     Merkez Bankası ince ayar yeridir.
     Ama... Asıl düzenleyici siyasettir.
     Siyaset de "ekonomik programın arkasında yeterince durmadığının, duramayacağının hatta hükümetin devamının kuşkulu olduğunun" izlenimlerini veriyor.
     Oysa... Kader birliği yapanlar için, böyle zor anlarda ayrışmak yerine omuz omuza vermek zamanıdır.
     Dün bütün gün Ankara'nın gözü dolarda, borsada ve faizdeydi.
     Üçünden de gelen haberler, kaygı vericiydi.
     Hüsamettin Özkan'ın odasında Kemal Derviş ve bürokratları, çözüm üretme çabasındaydılar.
     Liderler arasında ise "mekik politikası" uygulanıyordu.
     Derviş ve arkadaşlarının önerecekleri ek önlemler için liderler toplanacaklardı.
     Üçünün bir arada açıklama yapmaları bekleniyordu.
     Tereddütleri gidermeyi amaçlayan liderler açıklaması yeterli mi?
     İnşallah!
     Ama... Korkarız "pansuman" gibi görülebilir.
     Oysa... Yara büyük.
     Pansuman değil ameliyat lazım.
     Bıçak vurulacak...
     Dilini tutmayan ve çuval çuval inciri kaç defadır berbat eden bakandan tutunuz... Kriz yönetimini beceremeyen ekonomi bürokratlarından bazılarına kadar sorumlular feda edilmeli ve yerlerine o işi yapabileceğinin inancını veren kişiler getirilmeli.
     Kemal Derviş'
in de Ankara'da daha çok bulunması, bütün siyasi parti liderleriyle ve bakanlarla "ekonominin politikasını da" paylaşması gerekir.
     ...
     
     NOT: Şu satırları yurtdışında yazıyorum. Enis Öksüz'ün istifası bir bakıma yakında işaret ettiğim ettiğim ameliyatın gereğiydi...

Not: Bir dış gezi nedeniyle yazılarım aksayabilir. En geç Cuma günü beraber olmak dileğiyle.G.C.

     
     gcivaoglu@milliyet.com.tr
     




 SAYFA BAŞI 





Taha AKYOL
Koalisyon!

Melih AŞIK
Refe - dans!

Fikret BİLA
Öksüz'ün istifası

Hasan CEMAL
Çare aranacaksa, işe kabine revizyonuyla başlanmalı!

Güneri CIVAOĞLU
Pansuman... Ameliyat...

Abbas GÜÇLÜ
Eylülde sınav hakkı

Hurşit GÜNEŞ
Kur panik yaratmamalı

Nail GÜRELİ
Postmodern Lale Devri

Sami KOHEN
Aman, bunaldık...

Meliha OKUR
Konuşmak ve konuşmak...

Tuncay Özkan
Kadri Baba, çooookk kan akıtacak, çoooookkk!..

Hasan PULUR
Eğitim sisteminden kim memnun?

Meral TAMER
Nazmiye Hanım, taa 1969'da söylemiş!

Güngör URAS
Piyasa laf ile yatışmıyor "eylem" bekliyor

M. Ali Birand
Hükümet istenen kelleyi verdi

© 2001 Milliyet