HERKES olmadık yerlerde bir çıkış yolu arayacak hale geldi. Ufacık bir ışık parçasına, bir umut kırıntısına hasret kaldı garibim halk.
DSP kongresinde yeşermeden budanan değişim umutları, acaba hafta sonundaki ANAP kongresinde filizlenebilir miydi? Bunalımın altında parlama noktasına gidercesine sıkışan umutsuzluğa emniyet süpabı olabilecek ve halka moral verebilecek bir değişim ışığı ANAP kongresinde görülebilir miydi?
Heyhat! Ne gezer! Umutlar daha doğmadan söndü: ANAP'ın 81 il başkanı Mesut Yılmaz'ı desteklediklerini açıkladılar bile.
Eski hamam eski tas! Hayrını görün demekten başka ne gelir elden?
Elbet hayrını görecekler.
Hesaplarınca, bütün avanta çarkları eskisi gibi dönecek. Nasıl olsa IMF'den utanıp sıkılmadan ödünler verilerek borç alınıyor. Borcun nasıl ödeneceği kimin umurunda? Yeter ki, beyler günlük iktidarlarını kurtarsınlar.
Sonunda IMF koşulları dayatıp, "Her vatandaşınızın cebine 300 dolar koydum" diyerek, - sade sizin olsa içimiz yanmaz - tüm ulusun onurunu zedeliyor.
Sonra yine sizler kalkıp yüzünüz renklenmeden "Burası IMF cumhuriyeti mi?" diyerek sözde milliyetçilik taslıyorsunuz.
Evet, koskoca ülkeyi neredeyse IMF cumhuriyeti haline sizler getirdiniz. Bir Telekom'un yönetim kurulunu bile IMF talimatı dışında belirleyemiyorsunuz, sonra da kalkıp konuşabiliyorsunuz.
Elbet kabahat yalnız sizlerde değil, sizleri konuşturanlarda da...
Tarih, sırtında yanan mumlarla kaplumbağaları lale bahçelerinde dolaştırıp sefa yapan "iktidar" sahiplerini yazar.
Elbet devir değişti, şimdilerde sırtında mumlarla kaplumbağalar dolaştırılmıyor, düğünlerde Avrupa'dan dilenilen dolarlar saçılıyor.
Ülkeyi IMF'ye teslim eden sizlerin dünyasını yansıtan şu "medya" haberlerine bir bakın: Sağlık Bakanı öğrencilere bekaret kontrolü yaptıracak.
Ayşegül Tecimer sevgilisiyle Fas'ta yakalandı.
Tarkan, Aspendos Antik Tiyatrosu'nda konser verebilecek mi?
Tarım Bakanı tohumlara ülkücü adlar verdi. Bugünlerde haber başlıkları, sırtında mumlarla dolaştırılan kaplumbağaları anımsatıyor mu size?
Ağacın baltaya dediği gibi, ne yazık ki sapı bizden.
Bir şiir
Ahmet Ada'nın "Umarsız Aşk" şiirinden dizelerle noktalayalım haftayı: "Gövdene sarılıyorum / birdenbire sevdanın sesi. / Damağımda öpüşlerin sonsuz sesi. / Bulutlar akıyor gövdemizden. / Çay demliyorsun hüzne benzer / Kaç yaz var içinde, umutsuz kaç aşk. / Biliyor musun yeryüzünde hiçbir / Aşk yok ki benzesin bizimkine."