İYİ haber, ta uzaklardan, Malezya'dan geldi!
Bu Uzakdoğu ülkesini ziyaret etmekte olan KKTC lideri Rauf Denktaş, New York'a giderek BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile, Kıbrıs görüşmelerinin yeniden başlaması konusunu görüşeceğini açıkladı.
Randevu tarihi henüz bilinmiyor ama, BM yetkilileri böyle bir görüşmenin yapılacağını doğruluyor. Aslında New York'ta esas müzakerelerin prosedürüne ilişkin konular ele alınacak. Yani "görüşmeler için görüşme" yapılacak. Ama bu dahi, önemli bir gelişme. Kıbrıs dolaylı görüşmelerinin geçen kasım ayındaki altıncı turu, Kofi Annan'ın Türk tarafınca reddedilen bir taslağı masaya getirmesi üzerine yapılamamış, Denktaş herhangi yeni bir temas için de önce Kıbrıs'ta iki egemenliğin ve eşitliğin kabul edilmesini şart koşmuştu. Aylar sonra müzakerelerin yeniden başlaması için ilk adımın atılması, şimdi yeni bir sürecin başlayabilmesi umudunu veriyor.
* * *
BU noktaya gelinebilmesi, son haftalarda BM, ABD ve AB diplomasisinin yoğun çabaları sonunda mümkün oldu. Bir yandan Denktaş'ın tekrar masaya oturmasını engelleyen bazı faktörler bir yana itildi. Diğer yandan da Türk tarafı görüşmelerin yeniden başlaması hususundaki eski tavrını yumuşattı.
New YorK'ta gerçekleşecek Annan - Denktaş buluşmasında, bu hava içinde, esas müzakere sürecinin usulü, zamanı ve esasları tartışılacak. Bu konuda bir mutabakat sağlanırsa ve Genel Sekreter'in daveti Rum tarafınca da kabul edilirse, müzakerelerin BM Genel Kurul toplantılarının yapıldığı eylül ayı içinde başlayabileceği söyleniyor.
* * * GÜVENİLİR bir kaynaktan öğrendiğimize göre, BM ilgili devletlerin katkısı ile yapılan uzun ve ayrıntılı çalışmalardan sonra, Kıbrıs için yeni bir atılıma hazır durumda. Bu bağlamda, ana hatları belirlenen bir yeni "kağıt"tan da söz ediliyor. Bu, 8 ay önce Kofi Annan'ın sunduğu "belge olmayan belge"den daha değişik fikirler içeriyor. Sızan bilgilere göre, bu taslakta (tabii buna bu aşamada "plan" demek doğru olmaz) ne federasyon, ne de konfederasyon teriminin kullanılmamasına özen gösterilmiş. Yani önerilen çözüm şeklinin üstüne önceden bir "etiket" yapıştırılmıyor. Tasarıda, "yetkilerin paylaşımı" ve "ortak kurumlar"ın statüsü ile ilgili görüşlerin, Türk tarafının kaygılarını dikkate aldığı söyleniyor. Yani ortak yönetimin merkeziyetçilikten uzak, esnek bir mekanizma niteliğini taşımasının öngörüldüğü anlaşılıyor.
* * * BİR diplomatın deyişi ile bu yeni girişim bir "win - win" - yani iki tarafın da kazançlı çıkacağı - bir ortam yaratıyor. Denktaş'ın New York'a gitmeye karar vermesi, tünelin ucunda böyle bir ışık görünmesinin sonucu mudur? Türk tarafı, iç ve dış dinamiklerin artık çözümü zorunlu hale getirdiği bir dönemde, masaya yeni bir yaklaşımla oturmaya hazır mıdır?.. Ve bu kez sıkışacak olan Rum tarafı, eski mağdur tutumunu bırakıp daha gerçekçi ve uzlaşıcı bir tavır almaya yanaşacak mı?
Bunları, bundan sonra her yeni adım atılırken göreceğiz. Şimdilik ilk adımın, yolu açmasını dilemek lazım.